Hoşgeldiniz  

Devletler Arası Savaşlar Yerine Devlet İçi Savaşlar

admin | 09 Ocak 2021 | Ekonomi ve İş Dünyası, Genel, Sağlık, Savaş Sanatı, Teknoloji

Yakın çağa kadar askeri güç kullanılarak cephe sistemi ile savaşlar gerçekleştirilmiştir. Bu durum 1914 yılında başlayan I. Dünya Savaşı’na kadar asker ve cephe savaşı olarak devam etmiştir.

I. Dünya Savaşı; kendinden önceki savaşlardan çok farklı özellikler göstermiştir. Bu, modern çağlardaki en ağır ve en acımasız insan buluşu olan ‘Topyekün Savaş’tır. 20. yüzyıldan önceki savaşlar belirli cephelerde sürerdi. Savaşa katılan ülkelerin halkları direkt olarak savaşın etkilerine maruz kalmazlardı. Daha çok gıda ve ihtiyaç maddeleri sıkıntısı halklar üzerinde etkili olurdu. Fakat I. Dünya Savaşı bu durumu değiştirdi. Cephe gerisi saldırıları, sabotajlar vb. savaş taktikleriyle, savaşan devletlerin sosyal hayatlarını düzenli bir şekilde sürdürmeleri imkânsız hale geldi.

Kara Teknoloji: I. Dünya Savaşı’nın getirdiği bir savaş tarzı siper savaşıdır. Tahkim edilmiş, ağır silahlarla donatılmış siperlerde, iki tarafın çok ağır insan kayıplarına yol açacak çatışmalar yaşanmıştır. Ayrıca, Almanya Ypres Çatışmalarında klor gazı kullanarak tarihteki ilk kimyasal saldırıyı gerçekleştirmiştir. Başlangıçta itilaf devletlerini korkutsa da, gaz maskesi kullanımı ile zehirli gaz saldırıları etkilerini yitirmiştir. Korumaya karşın kimyasal silahların kullanımı, halkların gözünü korkutmuştur.

Siper savaşlarında kullanılan silahlar büyük gelişmeler gösterdi. Mitralyözler ve yarı otomatik tüfekler kullanıldı. Piyade tüfeklerin atış hızı artırıldı. Siper aralarında süngü çarpışmaları görülüyordu. Gemilere karşı kullanılan sabit ve hareketli toplar güçlendirildi. 15 km uzağa ateş edebilen sabit toplar kullanıldı. İlk olarak İngilizler tarafından Batı cephesinde tanklar ve zırhlı araçlar kullanılmıştır. Tanklara karşı da tanksavarlar geliştirilmiştir. Ayrıca haberleşme de gelişmiştir. Güçlü sistemler geliştirilip, karşı taraftan istihbarat alma; ve karşı tarafın fark edemeyeceği şekilde haberleşme sistemleri kuruldu.

Deniz Teknolojisi: Denizde ise menzili 15 km’ye varan savaş gemileri ve denizaltılar kullanılmıştır. İlk denizaltı olarak bilinen Alman U-Botları, ABD’nin İngiltere’ye insani ve askeri yardım ulaştırmasını engelleyerek İtilaf Devletleri’ne ciddi kayıplar verdirtmişlerdir. Denizaltıların kullanımı, sonarın geliştirilmesine neden olmuştur. Kruvazör, destroyer gibi gemilerle sahil kısımları ve daha iç kısımlar denizden bombardımana tutulmuştur. Bu durum çıkarmaya karşı koymaya çalışan orduları çok zor durumda bırakmıştır.

Hava Teknolojisi: Havada ise uçaktan yararlanılmaya devam edilmiştir. I. Dünya Savaşı’nda hava gücü, daha çok istihbarat elde etme ve düşmanın istihbarat almasını engelleme görevlerinde kullanılmıştır. Almanlar ise, yine tarihte bir ilk olarak zeplinleri İngiltere’yi bombalama amaçlı kullanmışlardır. Fakat zeplinlerin ağır ve korumasız olması nedeniyle 1916 yılında faaliyetlerine son vermişlerdir. Bunların yanında, düşmanın yük trenlerini bombalama, donanmaları bombalama gibi amaçlarda da kullanıldı. Bir yandan da uçaklara karşı olarak uçaksavar silahlar geliştirilmiştir.

Sonuç olarak I. Dünya Savaşı ile tüm ülkelerden 65.038.810 askerin katıldığı savaş, arkasında resmî rakamlara göre toplam 8.556.315 ölü, 21.219.452 yaralı ve 7.750.945 kayıp veya esir bırakmıştır.

Bu da göstermektedir ki I. Dünya Savaşı savaş sistemine: düşünce, taktik, teknoloji, biyoloji, kimya vs unsurları ekleyerek yeni bir boyut kazandırmıştır. Savaştan sonra bütün kurallar yıkılmış, bütün sistemler çökmüştür. Çünkü savaşın taktiği ve düşünce sistemi değişmiştir. Bu durum özellikle gerilla savaşlarının yazılı bir savaş taktiği haline gelmesine neden olmuştur.

Bilindiği üzere Gerilla savaşı, küçük ve gizli birliklerin gayri nizami harp tekniklerini kullanarak, düzenli bir orduya karşı yürüttükleri yıpratma savaşı taktiği, zayıf kuvvetlerin güçlüye karşı uyguladığı direniş savaşının unsurudur. Kentte olanı kentsel gerilla savaşı, kırsal olanı ise halk savaşı olarak bilinir.

Gerilla terimi Yarımada Savaşı’nda İspanyolların Napolyon Bonapart’ın Fransız ordusuna karşı mücadelelerde kullandıkları taktiği “Küçük savaş”ın İspanyolcasıdır. İlk defa Arabistanlı Lawrence tarafından yazılı bir savaş konsepti haline getirildi. Sun Tzu’nun öğretilerini bilen Mao Zedung tarafından başarıyla uygulandı. Mao’dan ilham alan Vo Nguyen Giap, Ernesto Che Guevara ve Carlos Marighella gerilla harbinin geliştirilmesinde katkıda bulundu.

Gerilla savaşı, Kurtuluş Savaşı sırasında Kuvâ-yi Milliye’nin yaptığı gibi işgal ordularına karşı olabileceği gibi, Küba devriminde görüldüğü gibi ülkedeki baskıcı yönetime karşı da olabilir. II. Dünya Savaşı’nda Alman ordularının işgal ettiği Bulgaristan, Yunanistan, Fransa, Yugoslavya, SSCB gibi ülkelerde yürütülen gerilla savaşlarına, Fransızca’dan gelen partizan savaşı denir.

Gerilla harbinin başarılı olması için halkın gerillaya desteği şarttır. Gerilla coğrafi şartlardaki olumsuzlukları düşman aleyhinde kullanabilmelidir. Gerilla savaşta nihai sonuç almayı yani düşmanı yenmeyi hedeflemez, düşmana zarar vermeyi, savaşma azim ve iradesini kırmaya çalışır. Dış desteğin sağlanması da gerillanın başarılı olabilmesi için hayati önem taşır. Gerilla kısa sürede belirlenmiş bir cephede veya alanda muharebe etmez. Çok uzun bir dönemde ve geniş bir coğrafi alanda taarruz zamanı ve istikameti kestirilemeyen ani baskınlar, pusular ve sabotajlar ile amacına ulaşmayı hedefler. Bir gerilla, genelde üniformayı andıran özel giysiler giyer. Tarihte, geniş halk desteği alan gerilla savaşlarının başarılı olarak yavaşlatma ve düşmanı yıpratma taktiğidir. Bunun diğer bir faydası da ordunun lojistik kaynağını tüketmektir.

Her iki unsuru açıkladıktan sonra anlaşılacağı üzere devletlerin devletlerle savaşları yerine güçlü devletlerin zayıf devletler üzerinde devlet içi savaş politikaları uyguladıklarını ve yöntem olarak saldırılar, sabotajlar, teknolojik, biyolojik ve kimyasal silahlar ve gerilla taktiklerini uyguladıklarını görmekteyiz. Libya, Suriye, Irak bunlara en güzel örnekleri teşkil etmektedir. Güçlü devlet herhangi bir askeri unsur kullanmadan zayıf devletler üzerinde; saldırılar, sabotajlar, teknolojik, biyolojik ve kimyasal silahlar ve gerilla taktikleri kullanarak ve bunları bir bütün haline getirerek yeni bir savaş taktiği oluşturmuştur.

Bilindiği üzere son dönem Biyolojik unsurları kullanan güçlü devletler, zayıf devletlerin toplumsal unsurlarının değişimini sağlamış, sosyal bağları ortadan kaldırmış ve yeni bir toplumsal bilincin ortaya çıkmasına neden olmuştur. Biz bilincinden ben bilincine geçiş, geniş aile yerine çekirdek ailelerin ön plana çıkması, kişiler ve toplumlar arası haberleşme sistemi kesilerek yeni ve farklı azınlık toplulukların oluşturulması ve toplum bilincinin ortadan kaldırılarak yerine küçük grupların oluşturulması sağlanmıştır.

Sağlık, ekonomi, bilişim, hukuk, lojistik, finans ve iş sektörlerine darbeler indirilmiş, halk ve zayıf devletler arasında büyük uçurumlar oluşması sağlanmıştır. Geleneksel savaş tekniklerinin olmazsa olmazı; insan gücü, silah ve teçhizata ihtiyaç duyulmadan sadece belirli stratejiler ve gerilla savaşının farklı türleri uygulanarak yapılan bu savaşlar, gelecekte yapılacak olan devlet içi savaşların temellerini oluşturmaktadır.

Kaynak: Vikipedi

48 Kez Görüntülendi.
Etiketler:
Yorumunuz
Konu hakkındaki görüşleriniz nelerdir?
© 2012 selosepet Tüm Hakları Saklıdır ~ İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Başlığım