Hoşgeldiniz  

Akıl Hastalıkları ve Ortaçağ Hristiyan Aleminin Akıl Hastalıklarına Bakış Açısı!

admin | 30 Aralık 2021 | Genel, Sağlık, Tıp

Eski zamanlarda delilere bir türden ilahi bir kuvvetin dokunduğu düşünülüyor ve bu nedenle de kendilerine bazen korku ve saygıyla davranılıyordu. Oysa Hıristiyan Avrupa’sında toplumdan dışlanır, hattâ yakılırlardı ayrıca (Yeni Ahit’teki şeytanın ele geçirmesi öykülerinden etkileniliyordu) şeytanların bu kişilerin üstlerine üşüştüğüne inanılır ve çıkıp gitmeleri için arada sırada delilere fiziksel şiddet ve işkence uygulanırdı. Ortaçağ Avrupası’ndaki tıbbî uygulamalardan bahseden kitaplarda da akıl hastalıklarının tedavisinin üzücü ve utanç verici bir geçmişe sahip olduğundan bahsedilir ve bazı insanlık dışı davranışlar sıralanır. Hastalar kilisenin kurduğu merkezlerde işkence görmekte, kötü ruh taşımakla, hattâ “şeytan olmakla” suçlanmaktadırlar ve tedavi de genellikle cezadan ibaret kalmakta, ileri derecedeki hastalardan bazıları “içlerindeki şeytandan kurtarmak” maksadı ile diri diri yakılmaktadırlar!

Normal olduklarını düşünen insanlar için deliler aynı zamanda komik bulunuyor ve bu nedenle tımarhanelerin ziyaret etmek için eğlenceli yerler olduğu düşünülüyordu. Oysa bu tımarhaneler hapis tutulan ve sık sık en vahşi muamelelere maruz kalıp feryat figan eden hastaların korkunç kabuslarından başka bir şey değildi. Fransız Doktor Philippe Pinel ise (1745-1826), psikotiklerin zihinsel olarak hasta olduklarını ve bedenen hasta olanlar gibi hassas bir tedaviden geçirilmeleri gerektiğini düşünüyordu. 1791 ‘de akli dengesizlik, yani zihnin uygun şekilde fonksiyonunu yerine getirememesi durumu üzerine görüşlerini yayımladı. (Bir süre zihinsel bozukluklar üzerinde uzmanlaşmış doktorlara bu nedenle akıl hastalıkları uzmanı denildi.) Kurulu gelenekleri kırmaya her zaman hazır olan Fransız devrimcileri 1793’te Pinel’i tımarhanenin başına getirdiler. Pinel böylece akıl hastanesinde bulunanların zincirlerini kırdı, değişik tedavi yöntemleri uygulamaya başladı ve hastaların durumları üzerine sistematik çalışmalar yapmaya başladı. Zihinsel hastalıkların kaydedilen ilk vaka raporlarını tutan yine Pinel’den başkası değildi. 

Yine de zihinsel hastalıklar konusunda gerekli eğitim verilmediği için bu uygarlıktan yoksun yaklaşım bir yarım yüzyıl daha devam etmiş ve ABD dahil bir çok Avrupa ülkesi eski ve bilimden yoksun tedavi şekline devam etmiştir. Akıl hastalığının bilim olarak incelenmesi bir yarım yüzyıl daha uzamıştır.

Kaynak: Dergipark, twitter

9 Kez Görüntülendi.
Etiketler:
Yorumunuz
Konu hakkındaki görüşleriniz nelerdir?

© 2012 selosepet Tüm Hakları Saklıdır ~ İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Başlığım