Hoşgeldiniz  

Yenitaş Çağında İnsanın Düşünce Sistemi!!!

admin | 29 Ocak 2017 | Eğitim, Felsefe, Genel, Siyaset

Üretim başlamadan önce. ilkel insanın doğa karşısındaki konumu edilgin idi. Doğanın verdiğiyle yetinmek zorundaydı. Yaşamında başrolünü doğa oynuyordu. Avcılıkla geçinen bir Eskimonun söylediği (Godfrey Licnhardt, (1969 tarihli) Social Anthropogy den alınan şu sözler, ilkel insanın üretim öncesi düşünüşü hakkında bir düşünce oluşturabilir: “Hiç bir ayı gelmemiş, çünkü buz yok ve buz yok, çünkü rüzgâr yok ve rüzgâr yok, çünkü güçleri (doğayı güden tinsel güçler) darıltmışız ”.

Üretimin başlamasıyla insan doğa karşısında böyle edilgin bir konumdan kurtulacaktır. Doğayla düzenli bir etkileşim içine girecektir. Tarım yılının düzenliliği ve insanın doğa karşısında etkinliği, ona olayların nedenlerini kavrama, neden sonuç ilişkilerini yakalama olanağı verecektir. Örneğin tohumu ekince üç beş ay sonra çıkacağını; sularsa gürbüz, sulamazsa cılız yetişeceğini bilecektir. Su ile ekinin verimi arasındaki nedensellik bağını kavrayacaktır. Bu durumda onun, sihirsel düşünüşü bırakıp bilimsel düşünüşe geçmesi beklenir. O kadar iyimser olmayalım. Tarımsal üretimin başlamasıyla insan, doğayla etkileşime girişmiş, yağmur yağmayınca bahçesini sulamasında olduğu gibi, doğanın kaprislerinden kurtulmaya, doğayı denetlemeye başlamış ise de, bu yolda daha yarı yoldadır. Tohumu ekip tarlasını sulayabilir ama bir su baskınının emeklerini silip süpürüp kendini aç bırakmasını önleyemez. Bu durumda ekinin geleceğinin ve onunla ilişkili olarak kendi geleceğinin (yazgısınını) yarısı kendi elinde ise, yarısı doğanın elinde demektir.

Kaynak: Siyasal Düşünceler Tarihi,

140 Kez Görüntülendi.
Etiketler:
Yorumunuz
Konu hakkındaki görüşleriniz nelerdir?





Bumerang - Yazarkafe
© 2012 selosepet Tüm Hakları Saklıdır ~ İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Başlığım