Hoşgeldiniz  

Uranüs Gezegenin Keşfi!!!

admin | 27 Aralık 2017 | Astronomi, Bilim, Bilim Adamları ve Kaşifler, Genel, Uzay

Tarih öncesi dönemlerden beri, insanlar beş parlak yıldıza benzeyen gezegenin farkında olmuşlardı; yani Merkür, Venüs, Mars, Jüpiter ve Satürn. Kopernik ilkelerinin gelişiyle Dünya, Venüs ile Mars arasına girerek altıncı gezegen oldu. Ancak her nedense başka bir tanesinin daha var olması imkansız gözüküyordu. Kuşkusuz eğer böyle bir gezegen varsa, görülmesi gerekirdi. 1770 yılında Hanover doğumlu bir İngiliz astronom gökleri incelemeye başladı. Adı William Herschel (1738-1822) idi. Esas mesleği müzik öğretmenliği olduğu halde, astronomiyle ilgilenmeye başlamıştı. Yeterince iyi olduğu düşündüğü bir teleskop satın almadığından, kendi merceklerini ve aynalarını ayarladığı ve sonunda zamanının en iyi teleskopunu yaptı.

Herschel gökyüzündeki her şeyi sistematik olarak incelemeye karar verdi ve 31 Mart 1781 yılında bir ışık noktası olmaktan çok diske (yassı dairesel cisim, ç.n) benzeyen bir cisimle karşılaştı. Bunun bir kuyrukluyıldız olduğunu tahmin etti; fakat diskin belirgin kenarları vardı ve bir kuyrukluyıldız gibi donuk değildi. Ayrıca yörüngeyi hesaplamak için yeterince gözlem yaptığında, bu yörüngenin kuyrukluyıldızın ki gibi uzunlamasına değil, gezegenin ki gibi dairesel şekilde olduğunu buldu. Ayrıca cismin yörüngesinin Satürn’ün çok uzağında olduğu açıktı. Aslında Güneş ve Satürn arasındaki uzaklığın iki katı uzağında bulunuyordu ve bu uzaklıktan bir kuyrukluyıldızı görmek mümkün değildi.

Varılan sonuç Herschel’in aradaki büyük uzaklık yüzünden diğerleri kadar parlak görünmeyen ve Güneş’in etrafında dolanan yedinci bir gezegen keşfettiğiydi. Aslında çok soluk bir yıldız olarak çıplak gözle görülebiliyordu ve asla gezegen olduğundan kuşkulanmayan insanlar tarafından birçok kez gözlemlenmişti. Bu kişilerden ilki bir yüzyıl önce gezegenin konumunu yıldız haritasında gösteren ve ona 34 Tauri adını veren Flamsteed idi. Belli bir kararsızlık devresinden sonra, astronomlar gezegeniere mitolojik karakterlerin ismini vermeye devam edilmesini uygun gördüler ve yeni gezegene Yunan mitlerindeki Satürn’ün (Cronos) babası olan Uranüs ismini verdiler. Uranüs’ün keşfi Güneş Sistemi’nin boyutlarını bir hamlede iki katına çıkardı. Ayrıca eskilerin her şeyi bilmediğine dair bir başka harika kanıttı ve astronomların gökyüzünde kuyrukluyıldızların yanında daha keşfedilecek çok şey olduğunu heyecan içinde öğrenmelerini sağladı.

Kaynak: Bilim ve Buluşlar Tarihi,

25 Kez Görüntülendi.
Etiketler:
Yorumunuz
Konu hakkındaki görüşleriniz nelerdir?

© 2012 selosepet Tüm Hakları Saklıdır ~ İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Başlığım