Hoşgeldiniz  

Türkiye’nin Rus Uçağını Vurmasının Politik ve Siyasi Nedenleri!!!

admin | 11 Aralık 2015 | Dünyadan, Genel, Ülkeler

Rusya’nın Suriye’de hava operasyonlarına başlamasıyla olumsuz yönde etkilenen ilişkilerde Rus uçaklarının 3 – 4 Ekim tarihlerinde gerçekleştirdiği hava sahası ihlalleri sebebiyle gerilim arttı. Bu iki ihlal karşısında angajman kurallarının uygulanmaması ve sonrasında beş defa gerçekleştirilen toplantılarda ve üst düzey telefon görüşmelerinde Rusya’nın net bir şekilde uyarılması, Türkiye’nin iyi niyet göstergesi oldu.

rus-uçaklari-türkiyeye-girdi-ankara-ayaklandi-rusya-savaş-uçaklari

24 Kasım’da Türk sınırına yönelen Su-24 tipi bombardıman uçağı, defalarca yapılan uyarılara cevap vermemesi ve kimliğinin belirlenememesi sebebiyle angajman kuralları gereği vuruldu. Türkiye’nin angajman kurallarını ancak üçüncü seferde çok sayıda ikazın ardından gerçekleştirmesinin, düşmanca bir tavırdan ziyade Türk devletinin egemenlik haklarının ihlaline karşı bir cevabı olarak ele alınması gerekmektedir.

Bununla birlikte söz konusu teknik değerlendirmenin yanı sıra yaşanan hadise hakkında yoruma açık değerlendirmeler de mevcuttur. Başta Türkiye olmak üzere Esed karşıtı Batılı ülkelerin, 30 Eylül 2015 tarihinde Suriye’de başlayan Rus hava operasyonlarından beklentisi operasyonların DAİŞ mevzileri ile sınırlı kalması yönünde oldu. Fakat en başından itibaren yaptığı açıklamalarla Suriye’de başlattığı operasyonların amacını DAİŞ’e karşı mücadeleyle sınırlamadığını ortaya koyan Rusya, DAİŞ mevzilerinden daha çok uluslararası camia tarafından Esed karşıtı ılımlı muhalifler olarak adlandırılan gruplara yönelik hava saldırıları gerçekleştirdi. Böylece DAİŞ’in yanı sıra Esed’e karşı desteklenen muhalif güçlerin konumu da zayıflamaya başladı. Buna karşılık Esed güçlerinin Rus hava desteği sayesinde İdlib, Hama, Humus, Halep’te kaybettiği toprakları geri almaya başlamasıyla Suriye’de Esed rejiminin konumu güçlenmeye başladı.

2 Ekim’den bu yana Rusya’nın Lazkiye’deki Bayırbucak Türkmenlerine karşı düzenlemeye başladığı hava operasyonlarını Kasım ayının ikinci yarısında yoğunlaştırarak 5 devam etmesi ise Türkiye’nin tepkisinin büyümesine neden oldu. Bu tepkinin nedenleri arasında öncelikli etken Türkmenler ile sahip olunan tarihi bağlardır. Davutoğlu’nun Bayırbucak Türkmenlerinin Haçlılara karşı tarihte üstlendikleri vazifeye yaptığı vurgu, Türkiye’nin Türkmen algısını net bir şekilde yansıtmaktadır. Diğer taraftan Türkiye’nin Türkmenler konusundaki duyarlılığı, Rusya’nın Ukrayna’nın Donetsk bölgesindeki Ruslar için gösterdiği duyarlılıkla da açıklanabilir. Bununla birlikte Suriye Türkmen Meclisi Başkanı Abdurrahman Mustafa’nın da belirttiği gibi Akdeniz’in kapısı olan Lazkiye’deki Türkmen bölgesinin Kürtlerin Akdeniz’e açılması önünde tek coğrafi engel teşkil etmesi, yine Türkiye’nin bölgedeki Türkmen varlığı konusundaki duyarlığını açıklayan bir diğer unsurdur (Unutulmamalıdır ki bölgede Suriye’nin tüm Akdeniz sahil şeridini kapsayacak şekilde bir Nusayri devleti kurulma ihtimali vardır. Nusayriler ile Kürtler arasındaki ilişkiler düşünüldüğünde, olası Kürt koridorunun denize ulaşımı mümkün gözükmektedir). Tüm bunlar göz önüne alındığında Bayırbucak’taki Türkmen varlığına karşı Rusya’nın yarattığı tehdidin, doğrudan Türkiye’nin tarihsel sorumluluğuna ve ulusal güvenliğine yöneltilmiş bir tehdit niteliğinde olduğu anlaşılmaktadır.

Bu çerçevede, daha önce yaşanan hava sahası ihlallerinde Rus uçaklarını uyarmakla yetinen Türkiye’nin, Türkmen bölgesine hava saldırılarının arttığı ve stratejik bölgelerin Esed birlikleri kontrolüne geçmeye başladığı bir anda angajman kurallarını uygulaması, meselenin sadece egemenlik haklarıyla alakalı olmadığı fikrini akla getirmektedir. Olay sonrası Türk üst düzey yetkililerinin açıklamalarında Bayırbucak Türkmenlerine yapılan saldırılara da vurgu yapılması, bu düşünceyi kuvvetlendirmektedir. Bununla birlikte Rusya’nın bombaladığı Türkmen bölgesinde DAİŞ unsurlarının bulunmaması, Türkiye’nin duyduğu rahatsızlığı haklı gösteren bir diğer unsurdur.

rus-ucagi-turkiye-hava-sahasina-girdi-77262-5

Netice itibarıyla Türkiye açısından Rusya net bir şekilde bölgede Esed rejiminin hâkimiyetini kuvvetlendirecek stratejik hamleler yapmaktadır. Rusya, bu konudaki eleştirilere bölgede Türkmenlerden ziyade çeşitli terörist grupların varlık gösterdiğine dair veriler ortaya koyarak cevap vermektedir. Rus iddialarına göre bu gruplar içerisinde Rusya vatandaşı teröristler de bulunmaktadır ve bunlar gelecekte bizzat Rusya için de tehdit oluşturmaktadır. Dolayısıyla Rusya, bölgede Türkmenlere değil, belirtilen terörist gruplara karşı operasyonların yürütüldüğünü ileri sürmektedir. Fakat Rusya açısından haklı bir gerekçe olarak sunulan bu açıklamalar Türkiye’nin endişelerini yatıştırmaya yetmemektedir. Tüm bunlar göz önünde bulundurulduğunda Türkiye’nin tepkisini, egemenlik haklarına yapılmış bir saldırıya ve sınırlarının hemen ötesinde ulusal güvenliğini tehdit eden gelişmelere verilmiş bir tepki olarak yorumlamak mümkündür.

Kaynak: http://www.erusam.com/images/dosya/ERUSAM_Analiz_Su24_krizi_tekin_aycan.pdf

441 Kez Görüntülendi.
Etiketler:
Yorumunuz
Konu hakkındaki görüşleriniz nelerdir?

© 2012 selosepet Tüm Hakları Saklıdır ~ İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Başlığım