Hoşgeldiniz  

Türkiye’nin Finansal Krizleri ve Sebepleri Nelerdir?

admin | 10 Mayıs 2014 | Ekonomi ve İş Dünyası, Genel

Türkiye’nin Finansal Krizleri ve Sebepleri

Krizler ekonomik yapının bozulmasıyla oluşan buhran dönemleridir. 1929 Dünya Ekonomik Bunalımı ile başlayan ve serbestleşme politikaları sonucu 1960, 1980, 1982, 1990, 1994, 2000-2001 ve 2008 krizleri oluşmuştur.

1980 yıllarda içe dönük ve ithal ikameci Türkiye ekonomi politikasını; dışa dönük ve serbest piyasa ekonomisine dayanan sanayileşme politikasını izlemiştir. 1981 yılına kadar sabit kur uygulanmış, 1984 yılı ile birlikte döviz tasarruflarına getirilen kolaylıklar, döviz tevdiyat hesaplarında artışa neden oldu. 1988 yılında kurlar bankalar arası döviz ve efektif piyasası koşullarına göre belirlendi. 1989 yılında finansal serbestlik ve sermaye hareketleri üzerindeki kısıtlamaların kaldırılması, ülkeye sıcak para akmasını sağlayarak sermaye hareketlerini hızlandırmıştır. Kamu borcu ve finansal serbestleşme politikası sonucu yükselen faiz, sermayenin finansal sektöre kaymasına neden olmuştur. 1990’dan sonra yaşanan krizler dışa açık ekonominin doğurduğu krizlerdir. Serbest sermaye hareketi ve kısa vadeli yabancı sermaye finansmanına dayanan yüksek faiz-düşük kur politikası uygulanmıştır. Kısa vadeli sermaye girişleriyle büyüme desteklenmiştir.

1994 ve 2001 yılındaki krizler; sermaye hareketlerinin serbestleştirilmesinden sonra gerçekleşmiştir. Krizlerin büyümesinde uygulanan yanlış politikaların da etkili olduğu gözlemlenmiştir. Beklentilerin kötü olması, finansal piyasalardaki istikrarsızlıklar, güven eksikliği Merkez Bankası’nın rezervlerinin azalmasına neden olmuştur. TL olan güven azalmış ve yabancı paraların değerleri artmıştır.

1982 (Bankerler) Krizi: Banker kuruluşları tarafından kurulan tipik bir saadet zinciri örneğidir. Bankerler krizi serbest faiz politikasının ve banker iflaslarının, bankaların yanlış uygulamalarının ve yanlış yönetim tarzlarının sonucu olarak yaşanmıştır.

1990 Körfez Krizi: 1990 yılında gerçekleşen körfez krizi ile Türkiye ekonomisi dış etkilerle ilk defa karşılaşmıştır. Irak’ın Kuveyt’i işgali ile başlayan süreç Birleşmiş Milletler’in savaşa müdahale etmesiyle devam etmiştir.

1994 Nisan Krizi: 90’lı yılların en büyük krizidir. Kamu harcamaları, kamu gelirlerinden fazla çıkması ile ortaya çıkmıştır. Kamu kesiminin kazandığından fazla harcamasıyla borçların Merkez Bankası ile finanse edilmesi sonucu Türkiye’de ilk defa hiper enflasyon yaşanmıştır.

2000-2001 Krizleri: 2000 yılı Türkiye için hem ekonomik çöküş hem de canlanma dönemidir. 1999 yılından sonra Türkiye ekonomik açıdan son derece karamsar bir tablo çizmekteydi. Enflasyonun artması, ekonomik büyümenin eksilerde olması, bütçe açıklarının artması, faiz oranlarının yükselmesi ve beklenmedik 1999 depremiyle birlikte ekonomide ciddi bir gerileme görülmüştür. 1999 yılında IMF’nin stand-by desteği ile üç yıllık program uygulanmaya başlandı. Para ve kur politikası yanında çok sayıda yapısal düzenlemeye gidildi. 2000 yılında düzenlemeler meyvesini vermeye başladı. Sermaye girişinin artması ancak enflasyonun istenilen düzeyde düşmemesi, ithalatın artması, bankaların likidite talebinin artması 2000 yılının sonlarına doğru yeni bir krizin oluşmasına neden oldu.

2001 yılı ile birlikte beklenmedik siyasal gerginlikler, ekonomik olumsuzluklar, Hazine’nin yüklü borcu ekonomiyi olumsuz etkilemiştir. Kara Çarşamba olarak da bilinen 2001 krizi Millik Güvenlik Kurulu toplantısında cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer ve başbakan Bülent Ecevit arasında gerçekleşen siyasi bir kriz sonucu gerçekleşmiştir.

2008 Krizi: 2008 yılının son aylarında ortaya çıkan ve dünyada birçok ülkenin etkilendiği krizdir. ABD’deki taşınmaz mal piyasasının birden değer kaybetmesi ve kişisel iflasların artması sonucu ortaya çıkmıştır.

2549 Kez Görüntülendi.
Yorumunuz
Konu hakkındaki görüşleriniz nelerdir?

© 2012 selosepet Tüm Hakları Saklıdır ~ İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Başlığım