Hoşgeldiniz  

Tarih: MÖ Kanunların Oluşumu!!!

admin | 27 Aralık 2015 | Eğitim, Genel, Hukuk, Tarih

İlk zamanlarda insanların fazla olmadığı dönemlerde herkes hangi davanışların beklendiğini bilir ve neredeyse otomatik bir biçimde bunlara uyar. Uyulmadığı taktirde karşımıza sosyal sürgün çıkar ve bu da adaletlerin tatbik edilmesi açısından istenmeyen bir durumdur.

indir

Ancak toplum gittikçe daha da karmaşıklaştığından kontrol edilmesi ve düzenlenmesi gereken farklı davranış biçimleri, daha zihin karıştıran durumlar, daha karmaşık sorular ve daha şaşırtıcı ilişkiler ortaya çıkar. Bütün kuralları hatırlaka güçleşir ve toplum içinde güçlü kimselerin kuralları kendilerine göre yaptıkları veya değiştirdikleri kuşkusu doğar. Bu durumda toplum kurallarının yazıya dökülmesi talebi ortaya çıkar. Böylece herkes ne olduklarını görebilir. Aynı zamanda haksız biçimde ya da keyfi olarak bozulamaz veya değiştirilemezler.

İlk kanunların ne zaman yazıldığı tam olarak bilinmiyor. Hala geçerli olan kanunlar Fırat-Dicle vadisinde Akad imparatorluğundan sonra kısa ömürlü Babil İmparatorluğu’nu kuran Babil Krali Hammurabi tarafından MÖ 1792-1750 yılları arasında oluşturuldu. Bundan sonra vadide yaşayan halka neredeyse 2000 yıl boyuncu Babilliler denildi.

Aşağı yukarı MÖ 1775 yılında Hammurabi, kanunlarını sert diyoritten 2,3 metre yüksekliğinde bir taş sütun üzerine yazdırdı. Açıkça kalıcı olması düşünülmüştü ve günümüze kadar dayanmıştır.

hammurabicode

Dikili taşın tepesinde, Hammurabi’yi Güneş Tanrısı Şamaş’ın önünde dururken gösteren bir kabartma vardı. Eski zamanlar kanunların bir kral tarafından bir tanrıdan alındığına inanmak normaldi. Böylece kanuni otorite güvenilir oluyordu.

Dikili taşın daha aşağıda kalan bölümünde ise, insanların eylemlerini yöneten ve krallara memurlarını adalet dağıtmada yönlendiren yaklaşık üç yüz kanunun yer aldığı, ustalıkla çivi yazısında yazılmış yirmi bir sütun bulunuyordu.

ham3

Dikili taş ilk olarak Babil’in 48 km kuzeyindeki Sippar kasabasında duruyordu; fakat işgalci bir Elamite gücü şehri yağmaladı ve dikili taşı beraberinde götürdü. Taş bundan sonra Elam’ın başkenti Susa’da kaldı ve Fransız arkeolog Jacques Jean Marie de Morgan bulupta (1857-1924) Avruya’ya getirdiği zaman hala oradaydı.

671 Kez Görüntülendi.
Etiketler:
Yorumunuz
Konu hakkındaki görüşleriniz nelerdir?

© 2012 selosepet Tüm Hakları Saklıdır ~ İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Başlığım