Hoşgeldiniz  

Rusya’nın Tepkisi Sonucu Türk-Rus İlişkileri!!

admin | 15 Aralık 2015 | Dünyadan, Ekonomi ve İş Dünyası, Genel, Ülkeler

Başlangıcından itibaren bitmek bilmeyen çıkar çatışması ve rekabetin yarattığı savaşlarla şekillenmiş düşmanlıkla dolu Türk – Rus ilişkileri Erdoğan ve Putin liderliğinde belki de son 13 yılda tarihindeki en sıkı işbirliğine, dostluğa sahne olmuştur. Bu süre zarfında sağduyuyu hiçbir zaman elden bırakmayan taraflar, birçok krizi büyümeden atlatmayı başarmıştır.

Bunda karşılıklı ekonomik çıkarlara verilen öncelik asıl etken olarak gösterilse de, ilişkilerde tarihsel güvensizliği kıran önemli dönüm noktaları göz ardı edilmemelidir. Bunlardan birincisi 1 Mart 2003 tezkeresi ile Irak müdahalesi için ABD askerlerinin Türkiye’de konuşlandırılmasına TBMM’den onay çıkmaması hadisesidir. İlişkilerin gelişimine ivme kazandıracak ikinci hadise ise 2008 Gürcistan – Rusya savaşında Türkiye’nin Montrö Boğazlar Sözleşmesi gereği ABD savaş gemilerinin Karadeniz’e çıkışına müsaade etmemesidir. Bu iki önemli karar, Rusya’nın gözünde ABD’ye karşı bağımsız kararlar alabilen bir Türkiye imajını yaratmıştır. Böylece oluşan karşılıklı güven ortamı, gelecekte yaşanacak krizlerin kolaylıkla atlatılmasında etken olarak gösterilecek ekonomik işbirliğinin gelişimine imkân sağlamıştır.

rusya-fuze-tasiyan-ucak-gonderdi_1277718_364_242

Zamanla ekonomi, siyasi ve kültürel ilişkileri peşinden sürükleyen bir lokomotif rolü üstlenmiş ve kısa sürede her alanda ortak çıkarlar kuvvetlenmiş, karşılıklı bağımlılık artmıştır. 24 Kasım’da yaşanan hadise ise 13 yılda atılan dostluk temellerini şiddetle sarstı ve ilişkilerde karşılıklı güvensizliği yeniden canlandırmıştır. Ticari ve kültürel ilişkiler tehdit altına girerken, en önemlisi de Rusya, bölgede Türkiye için bir denge unsuru olmaktan çıkıp hem siyasi hem askeri olarak karşı taraf konumuna geçmiştir. Özellikle bu durum, Türkiye açısından bölgedeki konjonktürün değişmesine sebep olmuştur. İkili ilişkilerde yaşanan siyasi krizler karşısında Rusya’nın her daim sert ve çoğu zaman abartılı, diplomatik teamüllere uygun olmayan tepkiler geliştirmesi alışılmış ve beklenen bir durumdur.

Bu tepkiler genelde kriz yaşanan ülkenin çeşitli sağlık ve kalite gerekçeleriyle ihracat mallarına uygulanan ambargolar, Rusya’da bulunan işletmelerine, vatandaşlarına yaptırım ve baskılar şeklinde kendini göstermektedir. Bunlara ilaveten enerji, Rusya’nın sıkça kullandığı kozlardan biridir. 24 Kasım’daki uçak krizi sonrası Türkiye tüm bu tepkiler ile karşı karşıya kalmıştır. Bunların dışında yine beklendiği üzere sözde soykırım iddialarının derhal Duma’da gündeme getirilmiş ve PKK ile PYD’ye destek verilmesi gerektiği yönünde tartışmaların alevlendirilmiştir (Bunlarda Rusya’daki Ermeni diasporası ve PKK sempatizanı Kürt diasporasının rolünü unutmamak gerekir). Ayrıca ne yazık ki Rusya’daki Türk öğrenciler de iki ülke arasındaki krize karıştırılmıştır.

Rusya’nın verdiği tepkilerin son derece abartılı olmasının yanı sıra asıl tehlikeli olan, gerek üst düzey açıklamalarla, gerekse istisnasız her gün basında yer alan tartışma ve iddialarla krizin Rus ve dünya kamuoyu önünde Türkiye ve Türk aleyhtarı bir propagandaya dönüştürülmesidir. Unutulmamalıdır ki iki ülke arasındaki siyasi krizlerin telafisi mümkündür. Fakat iki halk arasında tarihi güvensizlik ve düşmanlık duygularının yeniden canlandırılması, telafisi güç sonuçlar doğuracaktır. Türk – Rus ilişkileri, son on yılda artan evliliklerle siyasi, ekonomik ve askeri alanların dışına taşmıştır. Söz konusu akrabalık bağları, üstte sıraladığımız ilişkilerin de temelini sağlamlaştıracak önemli bir unsur haline gelmiştir. Bugün Rusya’nın yürüttüğü propaganda faaliyetlerinin bu mikro ölçekte dahi olumsuz etkiler yaratabileceği unutulmamalıdır.

Diğer taraftan Rusya’nın Rus ve dünya kamuoyu önünde Türkiye’yi DAİŞ ve diğer terörist gruplarla ilişkilendirmesi, ilişkilerin normalleştirilme çabaları önünde önemli bir engel teşkil etmektedir. Rusya tarafından yürütülen Türkiye karşıtı kara propagandanın, Putin başta olmak üzere Rus üst düzey yetkililerince Sayın Cumhurbaşkanımız ve ailesi hakkında iftiralara kadar varması, durumun ciddiyetini gözler önüne sermektedir. Yaşanan kriz, bu şekilde ekonomik yaptırımların dışına çıkılarak günden güne Rusya tarafından geri dönüşü zor olacak şekilde büyütülmektedir. Türkiye’nin Rus uçağını neden vurduğu sorusu altında ortaya atılan senaryoların yanı sıra, Rusya’nın krizi hem Rus kamuoyu, hem dünya kamuoyunda neden bu derece büyütme çabası içinde olduğunun da sorgulanması gerekmektedir. Bu durum Rusya’nın iç siyaseti ile mi alakalıdır, yoksa Rusya’nın geleceğe dönük bölge stratejileriyle mi alakalıdır? Şuan için cevabı net olan tek şey, karşılıklı suçlamaların halklara yansıtılarak devam ettirilmesinin gelecekteki diplomatik ilişkilerin önünü tıkayacak olmasıdır. Şunu belirtelim ki, bu propaganda iki ülke arasında uçak düşürme hadisesinden daha derin yaralar açacaktır. Öyle ki Rusya’nın istediği gibi Türkiye’nin “özür mesajı” yayınlaması dahi, sonraki ilişkilerin gidişatında iyileşmenin olması için yetersiz kalacaktır.

akkuyu

Bu abartılı tepkilerin dışında Rusya’nın Türkiye’ye karşı uygulamaya koyduğu ekonomik yaptırımlar, siyasi krizlerde uygulanan doğal yumuşak güçtür. Bunlar ilişkilerin geleceği açısından tehlike arz etmemekle beraber, karşılıklı kayıpları beraberinde getirecektir. Capital Economics uzmanlarının yaptığı hesaplamaya göre, Rusya’nın yaptırımları nedeniyle Türkiye’nin uğrayacağı kaybın en fazla 4-4,5 milyar dolar (GSYH’nin yüzde 0,5’i) civarında olması beklenmektedir. Türkiye’nin mülteci sorununu halletmesi karşılığında AB’den alacağı 3 milyar doların ise Türkiye GSYH’sinin Rusya’nın önlemlerinden dolayı yaşayacağı kaybı büyük ölçüde telafi edebileceği öngörülmektedir. Capital Economics, Rusya’dan Türkiye’ye turist akışının 2016 yılında tamamen durması halinde ise Türkiye turizm sektörünün 3 milyar dolarlık kayba uğrayabileceği tahmininde bulunmuştur. Aynı zamanda 21 Kasım’da Rusya eski Maliye Bakanı Aleksey Kudrin’in Rus ekonomisi hakkında yaptığı yorumlar, Türkiye’ye uygulanan yaptırımların Rusya için de hafif etkiler doğurmayacağını göstermektedir. Kudrin, 21 Kasım’da yaptığı sunumda uygulanan Batı ekonomik yaptırımlarının ülkenin büyüme oranı üzerindeki olumsuz etkisinin 1,5 puan olduğunu, Rusya’da şu andaki ekonomik durumun 2008-2009 krizinde olduğundan daha kötü hale geldiğini ve halkın reel gelirlerinin 2000’lerin ilk yıllarından sonra ilk kez erimekte olduğunu belirtmiştir.

Uçak krizi ardından Türkiye’ye karşı uygulama kararı alınan ekonomik yaptırımlar hakkında ise 27 Kasım’da Kudrin, bazı sektörlerin Türkiye’den ticarete önemli derecede bağımlı olduğunu hatırlatarak bu yaptırımlar karşısında doğabilecek zarar konusunda Rus yönetimini uyarmıştır. Turizm ve ithalat – ihracat alanlarında ve vize rejimi ile alakalı ekonomik yaptırım paketinin yanı sıra ek olarak Türk Akımı ve Akkuyu Santralinin de yaptırım paketine dâhil edilebileceği dile getirilmektedir. Bunlardan ilki Rusya’nın teklifi olup ve ekonomik boyutunun yanı sıra Avrupa’nın Ukrayna krizi sonrası takındığı tutum ile alakalı Rusya tarafından alınan ve Türkiye’nin desteklediği bir karardı. Akkuyu Santrali projesi ise, Japonya alternatifi olan bir projedir. Özetle Rusya’nın Türkiye’ye karşı uygulama kararı aldığı ekonomik yaptırımlar ilişkilerin geleceği açısından tehdit oluşturmamakla birlikte karşılıklı zararlara yol açmakla sınırlı kalacaktır.

Bununla birlikte tarafları değişik alternatifler geliştirmeye mecbur ederek karşılıklı bağımlılığın azalmasına neden olacaktır. Buna karşılık Rusya’daki Türk vatandaşlarına yönelik insanlık dışı uygulamalar ile Türkiye’yi ve Sayın Cumhurbaşkanı’nı hedef alan kara propagandaların ilişkilerin geleceği için tehdit oluşturduğu ortadadır. Bu eylemlerle krizin tırmandırılması yerine hem ilişkilerin geleceği, hem de bölge ve dünyanın geleceği açısından iki ülkenin biran önce diplomatik yollarla krizin üstesinden gelmeye çalışması gerekmektedir.

Kaynak: http://www.erusam.com/images/dosya/ERUSAM_Analiz_Su24_krizi_tekin_aycan.pdf

447 Kez Görüntülendi.
Etiketler:
Yorumunuz
Konu hakkındaki görüşleriniz nelerdir?

© 2012 selosepet Tüm Hakları Saklıdır ~ İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Başlığım