Hoşgeldiniz  

Rusya: Türkiye ve Daiş Arasındaki İşbirliği Düşüncesi!!!

admin | 15 Aralık 2015 | Dünyadan, Genel, Ülkeler

Rus uçağının düşürülmesi akabinde başta Putin olmak üzere birçok üst düzey Rus yetkili tarafından Türkiye ile DAİŞ arasında petrol alışverişi olduğu ve Türkiye’nin DAİŞ’i koruyup kolladığı yönünde iddialar açıkça dile getirilmeye başlandı. Bu iddialar Vesti FM gibi pek çok radyo kanalında ve televizyon programlarında Rus uzmanlar tarafından Rusya’nın Suriye operasyonları öncesinde dahi ileri sürülmekte ve tartışılmaktaydı.

16 Kasım’da Antalya’da düzenlenen son G20 zirvesinde Putin tarafından üstü kapalı olarak da dile getirilmişti. Peki, gerçekte Türkiye’nin bölgedeki çıkarları açısından DAİŞ ne ifade etmekte? Öncelikle yıllardır terörle mücadele eden ve etmekte olan bir ülke olan Türkiye’nin PKK, PYD ve DAİŞ’i terör örgütü olarak kabul ettiğini ve her ortamda bunlara karşı uluslararası mücadele çağrısında bulunduğunu unutmamak gerekir.

images

Birçok kişi söz konusu sorunun cevabını PYD ve bölgede oluşturulmaya çalışılan Kürt koridoru üzerinden aramaktadır. Suriye’nin kuzey bölgelerinin PYD kontrolüne verilmesiyle Kuzey Irak Kürt Yönetimi’ne Akdeniz’e çıkış imkânı sağlanması yönündeki planların varlığı bu düşünceyi desteklemektedir. Buradan yola çıkarak Suriye’nin kuzeyinde oluşturulmaya çalışılan Kürdistan’ın önlenmesi için bölgede DAİŞ’in varlığının Türkiye’nin çıkarına olduğu ileri sürülmektedir. Fakat bugün Türkiye’nin karşı karşıya kaldığı durum, bu düşüncelerin temelsiz ve sağlıksız olduğunu göstermektedir. Unutulmamalıdır ki bölgede DAİŞ tehdidinin ortaya çıkışı, terör örgütü PKK’nın Suriye kolu olan PYD’ye meşruiyet kazandırmış, ABD başta olmak üzere NATO kapsamında Türkiye’nin “müttefiki” birçok ülke tarafından PYD’ye askeri mühimmat desteğine bahane yaratmıştır. Aynı şekilde Putin’in bölgede DAİŞ’e karşı mücadele eden güçler arasında Esed birliklerinin yanında PYD’yi zikretmesi ve onlara destek vermeye hazır olduklarını ifade etmesi, yine DAİŞ’in bölgedeki Türk çıkarlarını ve güvenliğini ne derece tehdit ettiğini ortaya koymaktadır. Unutulmamalıdır ki Rusya, Türkiye’nin desteklediği Esed muhalifi gruplar karşısında PYD’yi ön plana çıkararak hem Türkiye’nin Suriye’deki nüfuzunu kırmaya, hem de ABD’yi sadece PYD ile işbirliğine yönlendirmeye çalışmaktadır.

Diğer taraftan bölgedeki DAİŞ varlığı, Rusya’nın Suriye’de hava operasyonlarına başlayıp askeri varlığını arttırmasına olanak sağlamış ve Türkiye ile Batı’nın geçici de olsa Esed’in varlığını kabullenmek zorunda kalmasına neden olmuştur. Paris saldırıları akabinde Türkiye – Rusya arasında yaşanan uçak krizinde de DAİŞ tehdidinin ve DAİŞ ile mücadelenin, sınır ihlali tartışmasının önünde geçmesi ve Türkiye’ye karşı bir propaganda aracına dönüştürülmesi, yine DAİŞ’in Türkiye açısından ne ifade ettiğini ortaya koymaktadır. Özetle DAİŞ’in iddia edildiği gibi Irak ve Suriye’nin kuzeyinde birleşik bir Kürdistan oluşturma projesi karşısında Türkiye’nin elinde bir araç olmaktan ziyade, Türkiye’nin bölgedeki güvenliğini tehdit eden bir araç olduğu net bir şekilde ortadadır.

fc57ea38c1dbaf060526da7cc6c84b56_asas3jpg_610x375

En önemlisi de söz konusu terör örgütünün İslam’a verdiği zarar göz önünde bulundurulduğunda, yüzyıllarca halifelik bayrağını taşımış Osmanlı’nın devamı olan Türkiye Cumhuriyeti’nin DAİŞ ile aynı paranteze konulamayacağı açıktır. Sonuç olarak Türkiye’nin bölgedeki çıkarları ve güvenliği açısından değerlendirildiğinde Rus iddialarının mantık ile bağdaşmadığı açıktır. Tüm bunlara ek olarak ABD Hazine Bakanlığı’nın, Esed rejimine finansal destek sağladıkları ve DAİŞ’ten petrol almasına aracılık ettikleri gerekçesiyle 26 Kasım’da kara listeye aldığı 4 kişiden ikisinin Rus olması dikkat çekicidir. Bu kişilerden birisi Rusya’daki Financial Alliance Bankası’nın Yönetim Kurulu Başkanı Khuri’dir. Bu şahsın Esed rejiminin Rusya’daki finansal temsilcisi olduğu, halihazırda yaptırım listesinde olan Suriye Hükümeti ve Suriye Merkez Bankası adına çalıştığı bilinmektedir. Diğer şahıs ise Rusya Federasyonu’na bağlı Kalmukya Cumhuriyeti ve Dünya Satranç Federasyonu’nun eski başkanı Ilyumzhinov’dur.

Kaynak: http://www.erusam.com/images/dosya/ERUSAM_Analiz_Su24_krizi_tekin_aycan.pdf

414 Kez Görüntülendi.
Etiketler:
Yorumunuz
Konu hakkındaki görüşleriniz nelerdir?

© 2012 selosepet Tüm Hakları Saklıdır ~ İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Başlığım