06 Mayıs 2017

Psikoloji ve Kişisel Gelişim Kitapları Sevenler İçin: Düşünmeden Düşünebilmenin Gücü!!!

Psikoloji ve Kişisel Gelişim Kitapları Sevenler İçin: Düşünmeden Düşünebilmenin Gücü!!!

Bu haftanın kitabı Malcolm Gladwell’den “Düşünmeden Düşünebilme Gücü”, kısaca son sözüne bakalım,

Elinizdeki kitap, gündelik hayatımızın en küçük bileşenleriyle ilgileniyor: Ne zaman yeni biriyle tanışsak, karmaşık bir durumla yüz yüze gelsek veya güç biradım atmak zorunda kalsak birdenbire ortaya çıkan anlık izlenimlerin ve kararların içeriğiyle.

Gladwell, zihnimizin nasıl tepki verdiğini incelediği bu kitabında çok düşünmeden alınan kararların, ince ince düşünülmüş kararlar kadar iyi olabildiği örnekleri çözümlerken, her zamanki gibi madalyonun diğer yüzüne bakmayı ihmal etmiyor ve içgüdülerimizin bize ihanet ettiği anları da sorguluyor. Psikoloji ve nörobilim teorilerinin hayatın çeşitli alanlarından zengin ve yaşanmış örneklerle sınandığı Blink’i okurken kendinize bir adım daha yaklaşacaksınız.

“Roman tadında…Blink, dünyamıza ve benliklerimize dair şaşırtıcı içgörülerle dolu.”

Malcolm Gladwell’in okuduğum ikinci kitabı; bir kitabı daha var elimde. Açıkçası eski kapak tasarımıyla satılmış olsaydı bu kitap büyük ihtimal almazdım. Bana çok itici geldi.

Kitabımızın konusu kısaca: insanlar, deneyimleri ve zamanlama üzerine kurulu. Deneyimlerimizin ön sezilerimizi nasıl etkilediği, nasıl yol gösterdiği. Kendimizi aşırı derece bir olaya kaptırdığımızda göremediğimiz durumları ve olaylar üzerindeki hakimiyetimizi nasıl kaybettiğimizi anlatıyor.

Beynin ön lobu yani bizi günlük hayatımızda mantıklı şekilde hareket etmeye sevk eden, duygularla başa çıkmamızı sağlayan ve olaylar karşısında soğuk kanlılığımızı korumamıza yardımcı olan bölüm ile yine ikinci en iyi aktrist rolünde yer alan ani durumlarda ön lobu devre dışı bırakıp insan bölümünden çıkıp hayvansal ya da aşırı bilinç kaybı durumunda olmamızı sağlayan orta lobumuz arasındaki savaşımızı anlatıyor.

Ayrıca zaman içerisinde gözlemlenen ve yaşanan olaylar sonucu ilerde olabilecek olayların ve durumların zemininin hazırlandığı, yeri geldiğinde deneyim ve altıncı hislerimizin temelini oluşturduğunu ifade ediyor.

Bana sorarsanız; evet yazarımızın haklılık payı var ama katılmadığı yönleri de bulunmakta. Evet deneyimler, altıncı hissi güçlendirmekte ancak bazı yaşanılanları deneyimlemiş olmasakta önceden tahmin etme yani altıncı hissimizin bizi yine de bir şekilde yönlendirdiğini düşünüyorum. Zaten yazarda önemli kararlar alırken kendi iç sesiniz dinleyin diyor. Önemlilerden altıncı hissinize başvurun, normal durumlarda suyu akışına bırakın. Benden bu kadar!!! Kitapla kalın, hoşçakalın.

 

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ
Copy Protected by Chetan's WP-Copyprotect.