Hoşgeldiniz  

Osmanlı İmparatorluğu’nda Saray Kültürü!!!

admin | 28 Ocak 2017 | Dünyadan, Genel, Tarih

Osmanlı devleti, merkezi ve mutlak devlet esaslarına göre teşkila tlanmıştı. Hükümet (divan), ordu ve eyaletler, doğrudan doğruya padişahın şahsına bağlı bir bütün olarak düşünülmüştür. Bu sebeple saray, hem padişahın özel hayatının geçtiği evi, hem de devlet işlerinin yürütüldüğü esas merkez (büro) durumunda olup, devletin kalbi demekti. Devletin yürütme organı olan hükumet, padişahın kapısında toplanıyordu. Bu sebeple sonraki devirlerde Osmanlı hükumetine bab-ı ali (yüce kapı) denilmiştir.

Bursa’da yapılan ilk Osmanlı sarayının mütevazi ölçülerde olduğu, daha sonra Edirne’de daha mükellef saraylar inşa ettirildiği anlaşılmaktadır. 1453’teki fethinden sonra başkentin İstanbul’a taşınmasıyla Edirne Sarayı ikinci planda kalmışsa da terk edilmemiş, zaman zaman bazı padişahlar belirli süreler burada kalmışlardır. Hatta IV. Mehmed’le ondan sonra tahta geçen Süleyman, Ahmed ve II. Mustafa hep Edirne Sarayı’nda vakit geçirmişlerdir. Edirne sarayının İstanbul’daki Topkapı Sarayı’nın bir prototipi olduğu anlaşılmaktadır.

Saray hem bina, hem de kurum olarak klasik şeklini Fatih Sultan Mehmed’le beraber kazanmıştır. Osmanlı sarayı esas itibariyle padişahın hususi hayatının geçtiği enderun (iç saray) ve hükumet işlerinin görüldüğü ve resmi hayatının geçtiği birun (dış saray) olmak üzere iki kısımdan meydana gelir.

İstanbul’un fethinden sonra inşa edilen Topkapı sarayı (yeni saray), Osmanlı idari sisteminin özelliklerine göre şekillenmiş ve devletin idare merkezi olarak bir model teşkil etmiştir. Bu sarayın Bursa ve Edirne saraylarının daha gelişmiş bir şekli olduğu anlaşılmaktadır. Esasen Fatih, fetihten sonra 1454 yılında bugünkü İstanbul Üniversitesi merkez binalarının bulunduğu mevkide bir saray yaptırmıştı. Fakat bu saray beğenilmemiş bu yüzden daha sonra bugünkü Topkapı sarayını inşa ettirince, ilk yapılana eski saray (saray-ı atik), Topkapı sarayına da yeni saray (saray-ı cedid) denilmiştir·

700 dönümlük bir arazi üzerine kurulan Topkapı sarayı ana hatlarıyla 3 kısımdan meydana gelir. Bab-ı hümayun denilen ana kapı ile, babü’s-selanı denilen ikinci kapı arasında birun’a dahil ilk avlu bulunmaktadır. Bundan sonra Babü’s-sa’ade denilen üçüncü bir kapı daha vardır ki, bu iki kapı arası da Birun’a dahil olup alay meydanı denilmektedir. Babü’s-sa’ade kapısı padişahın resmi hayatının bitip özel hayatının başladığı kapıdır. Tersi düşünülürse babü’s-sa’ade, padişahın özel hayatının bitip resmi hayatının başladığı yerdir. Bunun hemen gerisine Fatih Sultan Mehmed tarafından arz odası yaptırılmıştır. Padişah devlet adamlarını ve yabancı elçileri burada kabul ederdi.

Yeniçeri ihtilallerinde ayak divanı, Babü’s-sa’ade önünde kurulmuştur. Hükümet toplantılarının yapıldığı divanhane ve defterhane de Babü’s-sa’ade’nin bitişiğindedir. Kısacası devletin bütün işleri padişahın kontrolü altındadır. Babü’s-sa’ade’nin gerisinde arz odasından başka, enderun, harem-i hümayun ve hırka-i sa’adet dairesi vardır.

Kaynak: Osmanlı Müesseseleri Tarihi,

220 Kez Görüntülendi.
Etiketler:
Yorumunuz
Konu hakkındaki görüşleriniz nelerdir?

© 2012 selosepet Tüm Hakları Saklıdır ~ İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Başlığım