Hoşgeldiniz  

Osmanlı İmparatorluğu’nda Divan-ı Hümayun!!!

admin | 28 Ocak 2017 | Eğitim, Genel, Tarih, Ülkeler

Divan-ı Hümayun, padişahın hükumeti demek olup, bu da saraya dahil bir müessesedir. Birun’da, padişahın kapısı önünde Divanhane denilen solanda toplanırdı. Kubbealtı denilen bu salon esasen 3 kubbeli 3 bölümden meydana geliyordu. Birinci kubbenin altı asıl divan toplantılarının yapıldığı ve padişahın toplantıları takip etmesine imkan veren kasr-ı adl denilen kafes pencerenin bulunduğu odadır. Bunun bitişiğindeki oda ise, divan katiplerinin bulunduğu büro idi. Onun da yanındaki oda da devletin her türlü idari mali kayıtlarının bulunduğu defterhane idi.

Anadolu Selçukluları’nın hükumet teşkilatı örnek alınarak oluşturulan divan-ı hümayun’un Fatih’ten sonra önemi ve fonksiyonu artmıştır.

XVII. ve XVIII. yüzyıllarda Osmanlı hükumet teşkilatında bir değişiklik olmadı. Fakat XVI. yüzyıla nazaran sadrazamlık makamındaki istikrar bozuldu. Sadece XVII. yüzyılda 60’ın üzerinde sadrazam iş başına geldi. Bu da ortalama 1,6 yıllık bir hükumet süresi demektir. Oysa XVI. yüzyılda bu rakam yaklaşık 4 yıldır. Devletin en yüksek makamındaki bu istikrarsızlık diğer kurumlara da yansıdı ve devlet teşkilatındaki nizam ve intizam bozuldu.

XVII. yüzyılın ortalarından itibaren hükumet için ayrı bir saray yapıldı. Buna paşa kapısı veya bab-ı asafi denirdi. Daha sonra bab-ı ali denilmeye başlandı. XVIII. yüzyılda bab-ı ali’nin ağırlığı arttı ve devlet ve hükumet meseleleri oradan yürütülür hale geldi.

XIX. yüzyılda hükumet teşkilatı önceki dönemlere göre esaslı değişikliklere uğradı. II. Mahmud zamanında Divan-ı Hümayun kaldırılarak Avrupai tarzda meclis-i hass-ı vükela (Bakanlar Kurulu) teşkil edildi. Buna paralel olarak bugünküne benzer şekilde nezaretler (bakanlıklar) kuruldu. Nazırlar’ın yetkileri belirlendi. Bab-ı ali adı verilen hükümete, çalışmalarında yardımcı olması için çeşitli meclisler oluşturuldu.

Mustafa Reşid Paşa, Ali Paşa, Fuad Paşa ve Mithat Paşa gibi sadrazamlar, padişahın yetki ve otoritesini sınırlandırıp, devleti babı ali’den yönetme fikrinde idiler ve bunun için çalıştılar. İlk üçü bu konuda oldukça başarılı oldular. II. Meşrutiyet’ten sonra ise hükumet çok güçlendi ve padişahın bütün yetkilerini eline aldı.

Kaynak: Osmanlı Müesseseleri Tarihi,

 

170 Kez Görüntülendi.
Etiketler:
Yorumunuz
Konu hakkındaki görüşleriniz nelerdir?

© 2012 selosepet Tüm Hakları Saklıdır ~ İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Başlığım