Hoşgeldiniz  

Ortataş Çağında Düşünce Sistemi!!!

admin | 29 Ocak 2017 | Bilim, Eğitim, Felsefe, Genel

Ortataş çağının avcı ve toplayıcı topluluklarında insanın, eskitaş çağı düşünüşünü kaldığı yerden sürdürdüğü anlaşılıyor. Resimlerde çizilen insanların artışı, doğa karşısında etkinliği artan insanın (doğa yanı sıra) kendisini de düşüncesinin odağına almaya başladığını gösterir. Ortataş çağı resimlerinin eskitaş çağının uzman avcılarının resimleri kadar gerçekçi olmayıp şematik oluşları, bazı yazarlarca onları yapan toplulukların yalnızca ekonomilerinin değil kültürlerinin de uzman avcı topluluklarınkine göre gerilediğinin kanılı olarak yorumlanır. Bazıları ise, uzman avcıların gerçekçi resimlerinin somut, tekil hayvanları gösterdiği, dolayısıyla somut düşünüşlerinin işareti olduğu görüşünde. Yapıtlarında Ortataş çağının şematik resimlerinin, türleri anlattığı, dolayısıyla örneğin “bizon türü kavramı” gibi kavramlara sahip soyut düşünüşün belirtisini oluşturduğu yazılmakladır. Ortataş çağında düşünüşün gcrilemeyip geliştiği görüşü benimsenirse, bu gelişmenin hangi yönlerde olduğunun da açıklanması gerekir.

a. Sorun Çözücü Düşünüş
Ok ve yayın uzman avcılar (yukarı eskitaş çağı) zamanında ortataş çağında mı bulunduğu tartışmalı. Ama ortataş çağının tekil orman avcılığında kullanıldığı kesin yay, kompozit (bileşik, birden çok parçanın biraraya getirilmesiyle oluşan) bir araç olarak “sentezci düşünüş”; hayvanlara yaklaşarak avlanmanın tehlikeleri sorununa bir çözüm getirdiği için (arkeolog Bayan Jacquette Hawkes’in (1993 tarihli gözden geçirilmiş) The Atlas of Early Man yani “Erken Çağlarda İnsan” yapıtında belirttiği gibi) ”sorun çözücü düşünüş” biçimlerinin görünümleri olarak yorumlanabilir.

b. Totemci Düşünüş
Ortataş çağında sihirsel düşünüş sürmüştür. Ayrıca sihirsel düşünüş, olasılıkla totemci düşünüş biçiminde ortaya dökülmüştür. Totemci düşünüş, gene olasılıkla uzman avcılarda başlayan “totemizm” dönemindeki insanın düşünüş biçimidir. Klanını bir totem ata de özdeştirilir ve o totemin soyundan gelindiğine inanılır. Öteki topluluklar başka totemlerin soyu sanılır ve topluluklar arası ilişkileri totemler arası ilişkiler biçiminde sınıflandırarak düşünülür. Buna göre kurallar, tabular koyan insanların kafa yapısının ürünüdür. Totemci düşünüşe sahip olan insanın bir özelliği, doğayı bir canlı gibi düşünüp ona bir canlı gibi davranmasıdır. Bir özelliği de insan-insan ilişkilerinde, kendi topluluk üyelerini kardeş sayıp buna göre davranması (örneğin her şeyin paylaşabilmesi) olsa gerektir. Bir başka özelliği, aynı kabileden olmayan toplulukların insanlarını, avladığı hayvanlardan farklı olmayan bir düşman gibi görebilip onları hayvanmışlar gibi avlamaya kalkması olabilir.

Kaynak: Siyasal Düşünce Tarihi,

354 Kez Görüntülendi.
Etiketler:
Yorumunuz
Konu hakkındaki görüşleriniz nelerdir?

© 2012 selosepet Tüm Hakları Saklıdır ~ İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Başlığım