Hoşgeldiniz  

Oğuz Kağan Diğer Adıyla Mete Han Kimdir?

admin | 28 Şubat 2017 | Genel, Savaş Sanatı, Tarih

Oğuz Kağan; Türk-Hun İmparatorluğu’nun kurucusudur. Babası, Bulcar Han’ın oğlu olan Teoman Han, anası Ay Han’dır. Kahramanlık ve zaferleri Oğuz Kağan Destanı ile Türk milletine mal lmuş bir hükümdürdır. Üvey annesi, tahtı öz evladına kazandırmak istedi ve bunun üzerine uzun mücadeleden sonra kurduğu ordusuyla üvey annesini ve kardeşini mağlup etti. Büyük Türk-Hun İmparatorluğu’nu meydana getirdi.

Onun hayat hikayesi de, zaferlerini de Oğuz Kağan Destanı’ndan öğreniriz. Ay Han’dan dünyaya geletirdi ve Toman Han’ın Mete adını verdiği çocuk, kara saçlı, kara kaşlı, gök gözlü, kızıl dudaklı idi. Anasından yalnızca 1 kere süt emdi. Konuşmaya başladı, çiğ et ile kımız istedi. İlk aşı yediğinin kırkıncı günü yürüdü; güreşmeye, ata binmeye, geyik avlamaya başladı.

İlerki dönemlerde yiğitliği ile anılmaya devam etti. İleri gelen aşiret beyleri bir araya gelerek onun toprağı ve bayrağı altında toplanmaya başladılar. Oğuz Kağan adıyla anılan Mete Han birgün Buzdağı üzerinde otağını kurdu. Sabah tan yeri ağarırken otağın içine güneş gibi ışık girdi. O ışıktan boz tüylü, boz yeleli büyük bir erkek kurt çıktı. Bu boz kurt kendisine “Ey Oğuz, artık ben önde yürüyeceğim” dedi. Oğuz Han ordusunu toplayıp bozkurtu takip etti.

Oğuz Kağan, Bozkurt’un peşinde bir çok diyar gezdi, pek çok savaşta yer aldı. Birçok ülkeyi fethetti. Kurduğu büyük Türk devletinin sınırlarını Japon Denizi’nden Volga ırmağına kadar genişletti. Çinlileri büyük bir yenilgiye uğrattı. Oğuz Kağan, bütün Tür boylarını da bir araya topladı. Türkler kendisine, gök kudreti anlamına gelen “Tanrı Kut” dediler. Beylerinden olan Kıpçak, Karluk, Kalaç ve Kankılı’yı aldığı ülkelere vali yaptıktan sonra memleketine döndü.

Oğuz Kağan iki kez evlendi. İlkin Tanrı’ya yalvarırken birden etraf zifiri karanlık kesilmiş ve gökten sanki bir nur inmişti yeryüzüne bu karanlığı parçalayarak Ay’dan ve Güneş’ten daha parlak bir nurun içinde bir kız çıkıvermişti. Bir ay parçası kadar güzel olan bu kızın yüzündeki ben bir elmas gibi ışıklar saçıyordu. Bu kıza Işık Han adını verdi ve kendisine eş yaptı. Işık Han’dan üç erkek evladı dünyaya geldi.

Yıllar sonra birgün ormanda avlanırken bir gölün kenarındaki ağacın kovuğunda güzel bir kızla karşılaştı. Ona gönül verdi ve evlendi. Ondan da üç erkek evladı dünyaya geldi.

Oğuz Kağan’ın yanından eksik etmediği Uluğ Türk adında, ak sakallı bir bilge vardı. Her işinde pek saydığı Uluğ Türk’e fikir danışırdı. Ak sakallı bilge, bir gece rüyasında, bir altın yay ile üç gümüş ok gördü. Altın yay, gündoğusundan günbatısına doğru uzanıyordu. Üç gümüş ok da kuzeye doğru gitmekte idi. Uluğ Türk ertesi sabah bu düşünü Oğuz Kağan’a anlattı. Oğuz Kağan oğullarını topladı; üç büyük oğlu olan Gün, Ay ve Yıldız’ı doğuya, üç küçük oğlu olan Gök, Dağ ve Deniz’i batıya doğru yola çıkardı.

Gün Han, Ay Han ve Yıldız Han yolda bir altın yay; Gök Han, Dağ Han ve Deniz Han üç gümüş ok buldu. Oğuz Kağan bunun üzerine Kurultay’ı topladı. Halkı çağırdı. Artık ihtiyarlayan ulu hükümdür, bir bayrak altında topladığı 24 Türk boyu ile istila ettiği bunca yerden meydana gelen uçsuz bucaksız ülkesini altı oğlu arasında paylaştırdı. Oğuz Kağan “Ey oğullar, çok yaşadım, çok savaştım, çok ok attım, çok kılıç salladım, düşmanlarımı ağlattım. Dostlarımı güldürdüm, artık ben Gök Tanrı’ya karşı olan borcumu ödedim. Sizlere yurdumu veriyorum. Bu topraklar üzerinde bilgelik ve esenlikle yaşayın. Gök Tanrı’nın buyruğundan da dışarı çıkmayın” dedi ve vefat etti.

Kaynak: 100 Ünlü Türk,

426 Kez Görüntülendi.
Etiketler:
Yorumunuz
Konu hakkındaki görüşleriniz nelerdir?

© 2012 selosepet Tüm Hakları Saklıdır ~ İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Başlığım