Hoşgeldiniz  

Mustafa Reşit Paşa Kimdir?

admin | 24 Temmuz 2017 | Genel, Hukuk, Siyaset, Tarih

1799-1857 yılları arasında yaşadı. ONDOKUZUNCU Yüzyıl’ın en önemli şahsiyetlerin­den biri. Tanzimat devrimini yapan, bununla ünlü olan devrimini canla başla tatbike çatışan devlet adamıdır. İstanbul’da doğdu. Çok iyi yetişti. Paris ve Londra Elçiliklerinde bulundu. l836’da Hariciye Nazırı oldu. Abdülmecit’in tahta çıkışında Tanzi­mat Fermânı’nı kendisine kabul ettirmeyi başardı. 1845 yılında Sadrâzam oldu. Türkiye’de ilk üni­versite ve akademiyi kurdu. İstanbul’da vefat etti.

MUSTAFA Reşit Paşa, fevkalâde zeki, gâyet güzel konuşan ve eline aldığı her işi en mükemmel şekilde yapma yeteneğine sahip yaradılışta bir in­sandı. Bütün icraatıyle devrinin en büyük bir dev­let adamı olduğunu ispatladı. Tanzimat devrimini yaparken, koyu mutaassıp bir zümreye karşı ölümü bile göze alacak derecede medenî bir cesaret gös­termesini bilmişti. İşte Mustafa Reşit Paşa’ya «Ko­ca» unvanını kazandıran ve adını Türk tarihine al­tın harflerle yazdıran da bizzat okuyarak ilân ettiği «Tanzimat Fermanı»dır. Osmanlı Devleti’ne batılı yön veren bu ferman, 3 Kasım 1839 günü Gülhane Parkı’nda toplanan mahşerî bir kalabalığa hitâben okunduğundan «Gülhane Hat-tı Hümâyûnu» adiyle de tarihimize geçti.

Türk tarihinin en büyük günlerinden birini teş­kil eden 3 Kasım 1839 günü Gülhane Parkı’na mah­şerî bir kalabalık toplanmıştı. Vekiller, devlet ileri gelenleri, hattâ yabancı sefirlerin de hazır bulunduk­ları bu önemli toplantıyı padişah da hemen orada­ki köşkten tâkip etmişti. O gün İstanbul en heye­canlı günlerinden birini yaşamıştı. Üstelik, Musta­fa Reşit Paşa’ya düşen iş çok büyüktü. Ancak «kel­le koltukta» yapılması gereken bir işti bu.

Mustafa Reşit Paşa o tarihlerde Hâriciye Nazı­rı idi. Ve parkın bir köşesine konulan kürsüye, va­siyetnamesini de cebine koyup çıkmıştı. Tanzimat Fermânı’nın getireceği yenilikler, muhafazakâr ve mutaassıp çevreyi tatmin etmeyecek, çıkarcı zümre­nin ise işine gelmeyecekti. Birisi çıkıp da «Eyvahlar olsun, din elden gidiyor» diye bağırsaydı, kırk yaşındaki Hâriciye Nâzırının orada linç edilmesi iş­ten bile olmayacaktı. Üstelik etrafta toplanan kala­balık arasında böyle kimseler de çoktu.

Reşit Paşa bu bakımdan büyük bir heyecan içinde fermanı okudu. Osmanlı devleti idaresi al­tında yaşıyan insanların cins ve din farkı gözetil­meksizin kanun karşısında eşit haklara sahip bulun­duğu o gün bütün dünyaya ilân edilmişti. Tanzimat Fermanı ile Reşit Paşa ayrıca yurda pek çok yeni­likler getiriyordu.

Suç ve ceza, kanunlarla tespit edilecek, keyfî olarak kimse kimseyi öldüremiyecekti. Askerlik kur’a yoluyla celp ve belirli bir süreye bağlanacaktı.

Vergi meseleleri birtakım esaslara bağlanacak, vergi borcundan ötürü kimse işkenceye mâruz kal­mayacaktı. Yeni mektepler açılacak ve belirli bir maarif sistemi kurulacaktı. Kıyafet ve yaşayışta bâ­zı değişiklikler olacak, devletin mâliye ve diğer teş­kilâtı kadrolarla tespit edilecekti. Her Osmanlı va­tandaşı tabiî hak ve hürriyetlerinden faydalanabi­lecek, şirketler kurabilecekti…

Koca Reşit Paşa, ayrıca Vali Kavalalı Mehmet Ali Paşa’nın isyânı ile başlayan Mısır meselesinde dirâyetli ve basiretli politikasıyle İngiltere ile Fran­sa’yı da lehimize çevirmeye muvaffak olmuştu. Kı­rım Harbi’nde Rusya’nın Avrupa üzerindeki siyasî nüfuzunun kırılmasında da önemli rol oynamıştı bir diplomat olarak.

Tarihimize «Koca» lâkabıyle geçen Mustafa Reşit Paşa altı kez sadarete getirilmişti. Son getiri­lişinden üç ay sonra, Tarabya’daki sefarethanelere yaptığı ziyaret dönüşünü müteakip o sıralarda ye­ni almış bulunduğu bir odalığın oturduğu eve uğ­ramış, oradan da Emirgân’daki yalısına gelmişti. Yı­kanmak üzere yalıdaki hamama giren 59 yaşındaki koca sadrâzam orada bir kalp krizi sonucu haya­ta gözlerini yumdu.

Görüşmek üzere Paşa’yı beklemekte olan Sar­raf Kamanto’nun elîm haber karşısında büyük bir teessüre kapılarak «Paşa gitti, Paşa gitti» dîye bağı­rıp koşması ve Paşa’nın nereye gittiğini soranlara da «Cennete gitti, cennete gitti» diye bağırarak de­vam etmesi pek meşhurdur.

Yine aynı gün yalıda bulunan Meclis-i Vâlâ Reisi Yusuf Kâmil Paşa, bu büyük devlet adamının vefatı karşısında şu kıt’a ile tarih düşürmüştü:

Oniki yılda altı def’a Sadrı eyleyip teşrif

Sadarette nihayet azmi ukbâ eyledi eyvâh

de gördüm, ağladım, Kâmil, dedim tarih

Reşit Paşa’yı câh-ı adne ıs’ad eyleme Allah

Koca Mustafa Reşit Paşa, Beyazıt Camii biti­şiğindeki türbesinde medfun bulunmaktadır. Bu türbede ayrıca Cemil ve Ali Galip Paşalar ile Salih Bey de medfundur. Koca Reşit Paşa’nın eşi Âdile Hanımefendi de türbenin hemen yanında demir parmaklık ile çevrili mezarda yatmaktadır.

Kaynak: 100 Ünlü Türk, Wikipedia,

155 Kez Görüntülendi.
Etiketler:
Yorumunuz
Konu hakkındaki görüşleriniz nelerdir?

© 2012 selosepet Tüm Hakları Saklıdır ~ İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Başlığım