Hoşgeldiniz  

Mescid-i Aksa’da Olayların Başlama Tarihi ve Önemi!!!

admin | 11 Aralık 2015 | Dünyadan, Genel, Tarih, Ülkeler

Mescid-i Aksa’ya yönelik saldırılar 1969 yılından beri devam etmektedir.  21 Ağustos 1969 Denis Michael Rohan isimli Yahudi Aksa’yı kundaklama girişiminde bulunarak ilk sivil saldırı girişimini başlatmıştı. 8 Ekim 1990 tarihinde Mescid-i Aksa’ya yönelik saldırıda 30 Filistinli hayatını kaybetti. 1980’de bombalama girişimi yaşandı. Aksa içerisine 1983’te tünel kazınması hatıralardaki diğer olaylardır. İsrail partileri milletvekillerinin her seçim dönemi öncesinde iç siyaset malzemesi yapmak için Aksa’ya provoke ziyaretleri rutin halini almıştır.23 İntifada ile sonuçlanan ziyaretlerden birisi ise Dönemin muhalefet partisi Likud’un lideri Ariel Şaron’un Mescid-i Aksaya askerlerle girmesiyle başladı.

fff

Birinci İntifada 1987’de bir askeri aracın 4 Filistinliyi ezip öldürmesinin ardından başladı. Kadın ve çocukların top yekûn katıldığı protestolar karşısında İsrail’in orantısız müdahaleleri kameralar önünde gerçekleşmişti.24 2000 yılında gerçekleşen Şaron’un Mescid-i Aksa ziyareti sonrası başlayan intifada 5 yıl sürdü. Bu süre zarfında binlerce Filistinli öldürüldü. Son günlerde yaşanmakta olan çatışmalar Filistinliler tarafından üçüncü intifada olarak isimlendirilmektedir. İlk iki intifada, Filistin toplumundan her kesimin katılımıyla gerçekleşmişti. Son intifadada ise Filistin toplumunda bir bütünlükten bahis edilemez. Bunun en temel sebebi topluma liderlik edecek bir kurumun yokluğudur. Ayrıca sosyal medya vb. iletişim araçlarının gelişmesi insanların tepkilerini sanal ortama taşımıştır. Bu durumun bilincinde olan İsrail yönetimi tepkilerden bir ayaklanma çıkmayacağının farkındadır. Müslümanların kutsallarını savunma tepkilerini “radikal İslamcılar” olarak lanse eden İsrail, uluslararası medya gücü sayesinde kendisinin terörden mağdur olduğu algısını işlemektedir. Kudüs politikalarına hız veren İsrail, Ortadoğu’nun bölünmüşlüğünden faydalanmakta veMescid-i Aksa  merkeli stratejilerini hayata geçirmektedir. İsrail’in öncelikli hedefi Mescid-i Aksa külliyesini, Batı Şeria’da bulunan El Halil’deki Halilurrahman Camii gibi ikiye bölmektir. Halilurrahman Camii radikal bir Yahudi’nin saldırısı neticesinde alınan karar doğrultusunda ikiye bölünmüştü.

mescidi-aksa-nedir

İsrail, Kudüs genelinde ise tek ve birleşmiş bir başkent için Müslümanları göç ettirmek istemektedir. Bunun için Müslümanların kimlikleri iptal edilmekte, dükkân vergileri ağırlaştırılmaktadır. Alınan son kararla da Müslümanların Yahudi okullarında eğitime devam etmemeleri sağlanmıştır. Ayrıca Müslüman mahalleleri şuan seyyar duvarlarla çevrilerek giriş çıkışları kontrol altında tutulmaktadır. Keyfi güvenlik önlemlerinin tek hedefi Yahudileştirilmiş Kudüs’tür. Son günlerde kutsallar üzerinden üretilen politikalar, yüzyıllardır beraber yaşayan toplumları bölme tehlikesiyle karşı karşıya bırakmaktadır. Bu tehdit karşısında akla gelen ilk çözüm önerisi, yüzyıllar boyunca farklılıkların çatışmaya dönüşmesini engelleyen Osmanlı’nın Kudüs yönetimidir. Bu noktada Türkiye’nin tarihi tecrübelerinden faydalanılmadır. Diğer taraftan Filistinlilerin acilen bir lider etrafında birleşmeleri gerekmektedir. Başkenti Doğu Kudüs olan Filistin devleti acilen kurulmalıdır. Unutulmamalıdır ki eğer önlemler alınmazsa Mescid-i Aksa ve Kudüs daha çok çatışmalarla gündeme gelecektir. Bu çatışmaların birinde Aksa yıkılacak ve Süleyman mabedi inşa edilecektir. Her iki toplumdan da insanlar ölmeye devam edecektir. Daha çok intifadalar yaşanacaktır. Uluslararası kutsal Kudüs korunmalıdır.

Kaynak: http://www.erusam.com/images/dosya/AKSA

1236 Kez Görüntülendi.
Etiketler:
Yorumunuz
Konu hakkındaki görüşleriniz nelerdir?

© 2012 selosepet Tüm Hakları Saklıdır ~ İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Başlığım