Hoşgeldiniz  

Kuruyan Aral Gölü’nün Hikayesi!!!

admin | 13 Aralık 2016 | Bilim, Coğrafya, Dünyadan, Genel

Bu yazıyı eklememizin tek amacı; insanlar, hayvanlar, bitkiler ve tüm doğa için bir farkındalık yaratmaktan başka birşey değildir. Üstatlarımız bu konuda gayet güzel yazmışlar, bizim de çorbada tuzumuz olsun istedik. İnsanlarda bir farkındalık yapabileceksek ne mutlu bize!!!

Orta Asya’daki Aral Gölü’nün kuruması tarih boyunca insan eliyle gerçekleştirilen en büyük doğal afetlerden biri olma özelliğini taşımaktadır. Pamuk rekoltesini artırabilmek için Sovyetler Birliği döneminde yapılan plansız sulama projeleri, dünyanın en büyük dördüncü gölü olan Aral’ın yüzde 90’ını kurutup çöle çevirmişti.

Aral Gölü’nün kuruyup çöle dönmesi sadece 40 yıl aldı. Bir zamanlar teknelerin yüzdüğü yerde şimdi çorak toprağın ortasında paslanmış gemi kalıntıları var. Eskiden 60 bin kilometre karelik bir alanı kaplayan Aral, yer yer 40 metre derinliğe ulaşıyordu. Şimdiyse bu heybetli doğa harikasının sadece yüzde 10’u geriye kalmış durumda. Aral’ın kuruması son yüzyıllarda görülmüş en büyük yeryüzü dönüşümü olarak kabul ediliyor.

Orta Asya’nın iki büyük nehri Amu Derya ve Siri Derya Aral’ı besleyen kaynaklardı. Ancak Sovyetler Birliği döneminde bu iki nehir pamuk tarlalarının sulanması için kullanılmaya başladığında Aral Gölü’nün de kurumaya yüz tuttu. Sovyetler Birliği’nin planlamacıları Orta Asya’yı dünyanın en büyük pamuk üreticisi haline getirmeyi tasarlamışlardı. Bu politikanın sonucunda Özbekistan 1980’lerde dünyanın en büyük pamuk üreticisi haline geldi.

Aral’ın yüzölçümü daraldıkça daha çok böcek ve haşare çekmeye başladı. Buna karşılık balık nüfusu da giderek azaldı. Başka bir deyişle Sovyetlerin pamuk üretimi hayalleri dev bir gölün ve balıkçılığın yok olmasına neden oldu. Aral’ın kurumasıyla bölgedeki iklim de değişti. Yağmurlar azaldı, yeşil alanlar kuraklaştı. Aral’a yakın tatlı su göletleri de Aral’la birlikte kurudu.

Aral’ın beslediği bitki örtüsü içerisinde yaşayan antilop sürüleri yok olmaya yüz tuttu. Aral Gölü küçüldükçe kuşbakışı görüntüsü bir kardan adam halini almaya başladı ve şişman bir gövde üzerine oturtulmuş küçük bir kafa görüntüsü ortaya çıktı. Kardan adamın kafası ‘Küçük Aral’ adını aldı. Boyun noktasına ise bir baraj yapıldı.

Kokaral Barajı sayesinde Aral’ın derinliği 2005’teki en sığ seviyesinden 3 metre yukarı çekilebildi. Ancak Küçük Aral, kuruyan gerçek Aral Gölü’nün sadece yüzde 5’i kadar. O yüzden bölgedeki büyük balık işleme fabrikaları bir daha hiç eskisi kadar çalışamayabilir. Küçük Aral’da balıkçılık tekrar canlanıyor ama elbette eski günlerdeki gibi değil.

Ancak bölge halkı yine de umutlu. Kazakistan hükümetinin resmi politikası Küçük Aral’ı denizin eski yüzölçümüne ulaşana kadar büyütmek. Dünya Bankası’nın da desteğiyle Kokaral Barajı için 85 milyon dolarlık bir yatırım yapılmış. Ancak Küçük Aral’ı kurtarması ümit edilen bu baraj Özbekistan sınırları içerisindeki Büyük Aral için bir tehdit niteliğinde. Özbekler barajla birlikte Büyük Aral’a gelen tek su kaynağının da kesildiğini söylüyor.

Büyük Aral’ın altında petrol ve doğalgaz rezervleri bulundu ve bu yeraltı kaynaklarını kuru toprak üzerinden çıkarmak hem çok daha hesaplı, hem de daha kolay. Rus ve Güney Koreli firmalar Özbekistan’da bu konu üzerinde çalışmaya başladı. Bu ancak dünyamızın doğal güzelliğini kaybetmesinden başka birşey değil. Bu durum gelecek yıllarda insanları, hayvanları, bitkileri kısacası tüm doğayı etkileyen bir unsur.

Kaynak: http://www.bbc.com/turkce/haberler/2015/02/150225_gch_aral_denizi

534 Kez Görüntülendi.
Etiketler:
Yorumunuz
Konu hakkındaki görüşleriniz nelerdir?

© 2012 selosepet Tüm Hakları Saklıdır ~ İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Başlığım