Hoşgeldiniz  

KPSS Tarih: Türk İslam Devletleri’nde Merkezi Teşkilat!!

admin | 29 Kasım 2015 | Genel, Tarih

Kut inancının hakim olduğu İslam öncesi Türk devletlerinde ileriki zamanlarda bu anlayışın devam ettiği gözlenir. Bu inanç gereği “devlet hükümdar ailesinin ortak malı” olarak kabul edilir. Bu nedenle birçok taht kavgasının oluşmasına neden olmuştur. Bu nedenle “Meliklik (Emirlik) Sistemi” uygulamaya konulmuştur.

Meliklik sistemi ile hükümdar ailesine üye erek çocuklara, ülkenin sınır boylarında geniş yetkiler verilir, özerk yönetim kurulması sağlanırdı. Ayrıca yeri geldiğinde “Melik” denen bu kişelere “Sultan” ünvanı da verilmiştir. Böylece iktidar hırsı azalacak ve siyasi bütünlük korunacaktı. Ayrıca Meliklere para bastırma, hutbe okutma hakkı verilmemişti. Öyleki para bastırmak, hutbe okutmak bağımsız bir devlet olmanın ve hükümdar olmanın sembolüydü.

Özerk yetkiler verilse de Meliklere ayrıca özel tedbirler alınmıştı. Bunlardan en dikkat çekici olanı meliklerin erkek çocuklarından bir tanesini başkente rehin olarak bırakmasının zorunlu olmasıdır. Böylece erkek çocuklar Meliklerin yanlış davranışlarına karşı elde bulunduruluyorlardı.

Melik sistemi, devletin devamını amaçlayan tedbirler bütünüydü. Kısaca;

Taht kavgları engellenmek istenmiş, ülke sınırları genişletilmek istenmiş, Türklük ve İslamiyet olgusunun yayılması istenmiştir. Ayrıca Hükümdar kardeşlerine “Sultan” ünvanını kullanma hakkı tanımıştı. Böylece merkeziyetçi yönetim anlayışının benimsenmediğini gösterir. Emirlerin para bastırmaları ve hutbe otutmaları yasaklanmıştır. Emirler, erkek çocuklarından bir tanesini başkente rehin olarak bırakılmıştır. Bu uygulamalar, merkezi otoriteyi kuvvetlendirmeye, siyasi birliği korumaya yönelik hareketlerdir.

Selçuklu Şehzadeleri’ne devlet yönetim tecrübesi kazandırmak için “Atabeylik Sistemi” uygulanmıştır. Bu sistem ile şehzadeler “Atabey” denen uzman yönetici ve öğretmenler gözetiminde eyalet ve vilayetlerde yönetci olarak görev alırlardı. Atabeyler direk sultana bağlı olarak görev yaparlardı. Şehzadeler yönetim yeterliliğine ulaşana kadar atabeyler yanında kalmıştır.

İslamiyet öncesi hükümdarlık sembolü; Otağ, tuğ, nevbet, örgin, yarlığ, ok, yay, kotuz’dur. İslamiyet’in kabulünden sonra hükümdarlık sembollerinde dini etkiler görülmeye başlanmış ve Abbasi halifesinin göndermiş olduğu hediyeler ve para ile hutbe de hükümdarlık sembolleri arasına dahil edilmiştir.

Hükümdarlık Sembolleri; Menşur almak (yani hükümdarın, halifeden saltanı onaylayan bir belge alması), Hutbe okutmak, Sikke bastırmak, Unvan ve lakaplar, Tıraz (hükümdarın ad ve lakaplarının işlenmiş olduğu elbise), Hilat (Halifenin gönderdiği kılıç, kemer, külah, bayrak vs.), Asa, Çetr (Halifenin hediye olarak gönderdiği saltanat şemsiyesi), Tuğra, Taht, Nevbet (Hükümdar değişikliğinde onuruna çalınan saray bandosu), Otağ, Tuğ (Sancak)’tan oluşurdu.

Sultan ünvanını kullanan ilk Türk hükümdar “Gazneli Mehmut”tur.

Hükümdarlık Ünvanları;

Karahanlılar; akslan, Kadir, Kara, buğra, ilig,

Gazneliler: Sultan, padişah,

Büyük Selçuklular: Yabgu, bey, Sultan-ı Azam, sultan-ı muazzam,

Anadolu Selçuklular: Keyhüsrev, keykubat, rükneddin,

Hükümdarın görevleri;

Halkı dış baskılara karşı korumak,

Orduyu başkomutan olarak idare etmek,

Adalet sağlamak,

Dirlik ve düzeni sağlamak,

Gerekli yasaları çıkarmak,

Türk-İslam Devletleri’ndeki başkentlere baktığımızda;

Büyük Selçuklu: Merv, Rey, İsfahan,

Anadolu Selçuklu: İznik, Konya,

Karamanoğulları: Konya,

Karahanlılar: Semerkant, Balasagun,

Gazneliler: Gazne,

Tolunoğulları: Kahire,

İhşitler: Kahire,

Eyyübiler: Kahire,

Memluklar: Kahire,

973 Kez Görüntülendi.
Etiketler:
Yorumunuz
Konu hakkındaki görüşleriniz nelerdir?

© 2012 selosepet Tüm Hakları Saklıdır ~ İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Başlığım