Hoşgeldiniz  

KPSS Tarih: Türk İslam Devletlerinde Ekonomik Hayat!!!

admin | 10 Aralık 2015 | Genel, Tarih

 

Anadolu Selçuklu Devleti zamınında, Anadolu’da Jeopolitik konumu iyi değerlendirilmiş ve bu coğrafya bir ticari kavşak olarak kullanılmıştır. Bu dönemde Bursa, Kayseri, Konya, Sinop ve Antalya gibi şehirler uluslar arası ticaretin yapıldığı merkezler haline gelmiştir. Yaygın olarak dokumacılık, maden işlemeciliği ve dericilik üzerine ihracat yapılmıştır. Anadolu Selçuklu Devleti ticari hayatı geliştirmek için;

Sinop, Alanya, Antalya, Kırım gibi önemli liman kentlerini fethetmiştir, başta Venedik ve Kıbrıs Krallığı tüccarları olmak üzere yabancı tüccarlara düşük gümrük vergisi uygulamıştır. Yine bu kişilerin malları devlet tarafından sigortalanmıştır. Ahi teşkilatları yaygınlaştırılmıştır. Ülkede uluslararası ticareti geliştirmek iin yollar yapılmış ve bu yollara han ve kervansaraylar inşaa edilmiştir. Tüccarlara ait malların eşkiyalara karşı korunması için önemli bölgelere askeri yerleştirilmiştir.

Kösedağ Savaşı’ndan sonra başlayan Moğol istilasıyla, Anadolu’da istikrar ortamı bozulmuştur. Ticari faaliyetler, Anadolu’nun iç kesimlerinden batıya, uç bölgelere doğru kaymıştır. Türk devletlerinde ev, bahçe, ağıl gibi kişiye özel kullanım alanları özel mülkiyeti oluşturmaktaydı. Buna karşılık tarım arazisi, orman, yayla ve otlaklar ortak kullanım alanı olarak belirlenmiştir. Bu alanlar devletin mülkiyetinde olup vatandaşın kullanımına açık hale getirilmiştir.

image005

Türk-İslam Devletlerine ait temel gelir kaynakları şunlardır;

Şer’i yani öşür, harç, cizye ve örfi; ağman vs.vergiler,

Gümrük ve Pazar yani bac vergileri,

Maden, tuzla, orman gelirleri,

Savaşta elde edilen ganimet gelirleri,

Bağlı devletlerin ve beyliklerin gönderdiği yıllık vergiler, savaş tazminatları,

Anadolu Selçuklu Devleti’nde;

I. Mesut; İlk parayı bakır madeninden yaptı,

II. Kılıçarslan; ilk gümüş parayı yani dirhemi yaptı,

İlk altın parayı yani dinarı Alaaddin Kaykubat bastırmıştır.

İslam devletlerinde Ahilik ve Lonca şeklinde yapılanmalar görülmektedir. Bunlar fütüvvet denilen dini ve iktisadi örgütlenme biçimidir. Türkler, Anadolu’ya ilk geldiklerinde yaylalara ve dağlık bölgelere yerleşmiş zamanla köylere ve şehirlere inmişlerdir. Şehirlere giden Türk esnaf ve zanaatkarları, Hıristiyan esnaf karşısında tutunabilmek için örgütlenerek Ahilik denilen meslek örgütünü kurmuşlardır. Ahi teşkilatına ait ilk mesleki örgütlenme Debbağlar loncası tarafından gerçekleşmiştir. İktisadi hayata enerji veren kurumların başında gelen Ahi Teşkilatı’na ait temel özellikler şunlardır;

Ahilik teşkilatının kurucusu Ahi Evrandır. Ahi Evran, Kırşehir ve Kayseri dolaylarına yerleşerek burada debbağlar yani deri loncası kurmuştur.

Ani Teşkilatının başında bulunan kişiye Ahi Baba denilmiştir. Ahi Baba esnaf örgütleriyle devlet arasındaki ilişkiyi düzenlemiştir.

Şehirde bulunan esnaflar arasında kurulmuş mesleki dayanışma örgütüdür. Her esnaf ve zanaatkar grubunun ayrı bir çarşısı ve sokağı vardır. Esnaflar bir bütün olarak ahilik çatısı altında toplanırken kendi içerisinde de loncalar şeklinde örgütlenmişlerdir.

tarihimizde_pazarlar-1364922978-b

Ahilik; Müslümanlara özgü bir teşkilattır. Gayrimüslimler bu teşkilat içinde yer almaz. Ahi örgütleri gündüz mesleki, akşamları ise dini eğitim vermişlerdir.

Ahiler, Anadolu’ya göç eden Türkmenlere iş sahaları oluşturarak bu kişilerin yerleşik hayata geçmelerini sağlamıştır.

Ahi esnafları nitelikli üretim için birbirlerini denetlemişler ve katle standartlarına uygun üretim yapmışlardır. Ürün fiyatlarını kadı ile beraber Lonca denilen esnaf dernekleri belirlemiştir. Esnafları ise kadı ve ona bağlı muhtesipler denetlemiştir.

Ahiler; çırak, kalfa, usta hiyerarşisi içinde teşkilata elaman kazandırmış e bir meslek okulu hizmeti vermiştir.

Ahilik Teşkilatı; Müslümanlardan oluşur, esnafların bir bütün halinde örgütlenmesini sağlar, Osmanlı’da varlığını ilk zamanlarda korusa da sonraları etkinliğini kaybetmiş ve varlığını loncalar şeklinde devam ettirmiştir.

Lonca Teşkilatı: Osmanlı devletinde garimüslimler de üye olabilmiştir. Aynı mesleği paylaşan esnafların katılımından oluşur, Selçuklularda bulunsa da daha çok Osmanlı devleti için kullanılan bir esnaf örgütlenmesidir.

Ortak Özellikleri;

Halka yönelik mesleki eğitim veren bir okuldur, esnaf ve sanatkarlar arasındaki dayanışmayı artırır Kalite standartlarına uygun üretim yapılmasını sağlar, devlet ve esnaf arasındaki ilişkileri düzenler, esnafların haklarını savunan bu kurular günümüz sendikaları ile de benzerlik gösterir.

1390 Kez Görüntülendi.
Etiketler:
Yorumunuz
Konu hakkındaki görüşleriniz nelerdir?

© 2012 selosepet Tüm Hakları Saklıdır ~ İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Başlığım