Hoşgeldiniz  

Köprülü Mehmet Paşa Kimdir?

admin | 23 Temmuz 2017 | Eğitim, Genel, Savaş Sanatı, Tarih

1578-1661 yılları arasında yaşamıştır. OSMANLI İmparatorluğu’nu tarihe «Kadınlar Sal­tanatı» diye geçen en sıkıntılı günlerinde uçurumun kenarından kurtaran büyük bir devlet adamıdır. Samsun’un Vezirköprü ilçesinde doğdu. İlçenin adı o  zaman Köprü idi. Köprülü Mehmet Paşa ve oğul­larının hatnasıyle Vezirköprü oldu. Genç yaşta saray hizmetlerine giren Köprülü hak ederek yük­selmiş ve sadrazamlığa getirildiği zaman, devleti zor günlerden aydınlığa çıkarmasını başarmıştır.

OSMANLI İmparatorluğu’nu, bütün ağırlığıyle içine düşmek üzere bulunduğu uçurumun kenarın­da yakalayıp çeken Köprülü Ailesi, Osmanlı tarihin­de başlıbaşına bir bölüm teşkil eder.

Köprülüler devri Mehmet Paşa’nın sadrazamlığıyle başlar. Köprülü Mehmet Paşa’nın kişiliğini ve nasıl çetin şartlar altında bu görevi yerine getirdiği­ni anlamak için o yıllardaki Osmanlıların durumunu incelemek gerekir.

1655 yılında IV. Sultan Mehmet hükümdardı. İstanbul, askerî bir darbenin sarsıntısı içindeydi. Bu darbeden, «Meydanağaları» denilen soyguncu bir zümre peydah olmuştu. Sarayı ve Babıâli’yi kılıç ve kaba kuvvetle tehdit ederek, devleti ticarethane ha­line koyan bu sömürücü ağaları ortadan kaldırmak için çeşitli tedbirlere baş vuruluyordu. Ama, nafile… Saray, yıllarca isyan bayrağını çeken adamları vezir, vali ve sadrazam yaparak yatıştırmağa çalışıyordu. Ordu ve donanma tamamiyle çığrından çıkmış vazi­yetteydi. Sık sık kazan kaldırılıyor bazen de yeniçe­rilerle sipahiler birbirine silâh çekiyorlardı. Hazine bomboştu. Asker maaş alamaz duruma gelmişti. Sarayda israf almış yürümüştü. Kaynanası Kösem Sultan’ı Öldürten Turhan Sultan idareyi eline almış, dü­meni kırık devlet gemisini yürütmeğe çalışıyordu. Padişahın adı sanı okunmuyordu bile. İşte Osmanlı İmparatorluğu «Kadınlar Saltanatı» diye geçen o sı­kıntılı günlerdeydi.

Venediklilerle harp, uzun yıllardan beri devam ediyordu. Koca bir ordu Girit adasını zaptetmek için yarı aç, yarı tok direnip duruyordu. Bu bakımsız or­duyu Venedikliler adadan çıkaramayacaklarını anla­yınca 70 gemilik bir filo ile Çanakkale Boğazı’na gel­mişlerdi. Limni ve Bozcaada’yı da zapteden bu düş­man filosunu püskürtmek için gönderilen donanma deniz harp tarihinde eşi görülmeyen bir yenilgiyi kabul etmiş ve harbe girmeden baştan kara etmek suretiyle sahile yanaşmıştı. Venedikliler de balık av­lar gibi gemileri teker teker yakalayıp memleketle­rine götürdüler.

O   günlerde sadrazam tayin edilmiş olan Boynu Eğri Mehmet Paşa Şam valisiydi. İstanbul’a gelmek­te pek acele göstermiyordu. Çünkü, Diyarbakırlı bir tüccardan dul kalmış güzel bir kadınla yaptığı yeni evliliğinin ilk günlerini Halep’te geçirmekteydi. Ne­den sonra İstanbul’a gelince de Venedik donanması tehlikesine karşı ancak şu sapık tedbiri alabilmişti. Sutlar üzerindeki evler yıktırılmış, oralara badana sürülmüş, düşman donanmasının böylece harap İs­tanbul surlarını yeni ve muhkem sanacağı düşü­nülmüştü.

İşte bu sırada Mimar Kasım, Valide Turhan Sultan’a gelerek devlet gemisinin batmak üzere oldu­ğunu ancak bu durumdan yegâne kurtuluş yolunun Köprülü Mehmet Paşa’yı sadrazam yapmak olduğu­nu söyledi. Turhan Sultan onun devlete pek faydalı olacağını sanmıyordu.

70 yaşındaki ihtiyar vezir Köprülü Mehmet Pa­şa böylesine karışık bir devirde, ülke, iç ve dış bu­nalımla kıvır kıvır kıvranırken sadrazamlık mührü­nü Padişah Mehmet IV.’den aldı. Ama, mührü alır­ken, padişaha şartları oldu. Padişah, ülkeyi kurtarır­ken, onun işine hiç karışmayacak, hakkındaki dedi­kodulara kulak asmıyacaktı. Bütün şartları kabul edil­di ve bir fırtına gibi işe koyuldu.

İhtiyar Köprülü, çok sert başladı. Önce Çanak­kale önündeki Venedik donanmasını bertaraf edip, adaları kurtardı. Erdel’e (Romanya) sefer açtı. Sefer başarılı oldu. Saray etrafındaki muhteris devlet adam­larının dalavereleri artık eskisi kadar etkili olmak­tan çıktı. Zira, Köprülü onları teker teker zararsız hale getirdi.

Köprülü kısa zamanda çok disiplinli bir düzen kurdu. Bu düzeni kurarken şiddetli davranmış, hat­tâ fazlaca kan dökmüştü. Bu yüzden onu kınayan­lar oldu. Ama o günün şartları içinde, başka türlü davranamazdı. Anadolu isyanları, onun şiddeti sa­yesinde sönmüş, eşkıyalar temizlenmişti.

Köprülü Mehmet Paşa, okur-yazar bir insan de­ğildi. Ama, zekâsı, tecrübesi ve kurnazlığı sayesinde çökmek üzere olan Osmanlı İmparatorluğu’nu kur­tarmayı başardı. Tarihimizin müstesna kişilerinden biri oldu. 5 yıl iktidarda kaldı ve 1661’de, 83 yaşın­da öldü. Hayata gözlerini yumarken yerine, oğlu Köprülü Fazıl Mustafa Paşa’nın sadrazam olmasını vasiyet etmişti. Köprülü Fazıl Mustafa Paşa da, en az babası kadar üstün bir devlet adamı olduğunu gösterdi.

Kaynak: 100 Ünlü Türk, Wikipedia,

110 Kez Görüntülendi.
Etiketler:
Yorumunuz
Konu hakkındaki görüşleriniz nelerdir?

© 2012 selosepet Tüm Hakları Saklıdır ~ İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Başlığım