Hoşgeldiniz  

Konfüçyüs’un: Kişilik, Ceza, Erdem vs. Üzerine Sözleri!!!

admin | 04 Şubat 2017 | Eğitim, Felsefe, Genel, Siyaset

Üstat dedi ki: “Poe-i ve Shu-ch’i kendilerine yapılan kötü davranışlara hiç aldırmaz. Bunun içindir ki düşmanları azdır.”

Üstat dedi ki: “Wei-shang Kao’nun dürüst bir insan olduğunu kim söylüyor? Biri ondan sirke istedi, o da bunu komşusundan alarak o adama verdi.”

Üstat dedi ki: “Aldatıcı sözlerden, kurnaz davranışlardan ve aşırı saygıdan Tso Ch’iuming utanç duymuştur. Ben de bunlardan utanç duyarım. Birine karşı düşmanlığını saklayıp güler yüz göstermek. İşte Tso Ch’iu-ming bu gibi davranışlardan utanır. Ben de utanırım.”

Üstadın yanında Yen Yüan ve Chi Lu vardı. Üstat dedi ki: “Gelin bana yaşamdan istediklerinizi söyleyin.”
Tzu-lu (Chi Lu) dedi ki: “Araba ve atlarım, güzel, kürklü elbiselerim olsun isterim. Bunları arkadaşlarıma da veririm. Onlar bu elbiseleri korumasalar da aldırış etmem.”
Yen Yüan dedi ki: “Kusursuz bir insan olduğum için gururlu olmak istemem, ne de iyi olan işlerimi başkalarına göstermekten zevk alırım.”
Tzu-lu dedi ki: “Sizin isteklerinizi de bilmek isteriz Üstadım.”
Üstat yanıtladı: “Yaşlı olanlara rahatlığı sağlamak, arkadaşlara içtenlikle, gençlere ise nezaketle davranmak isterim.”
“Fakat okumaya çok düşkün bir kişi asla bulunamaz.”

Üstat dedi ki: “Her şey tamam! Yanlışlarını anlamış ve kendisinin hatalı olduğunu kabul etmiş bir kişiye henüz rastlamadım.”

Tzu-kung dedi ki: “Üstadımızın ilkelerini duyduk. Fakat yaradılış ve Göğün Oğlu hakkındaki düşüncelerini henüz duymadık.”Tzu-lu bir şey öğrenip de bunu başkasına öğretmeye fırsat bulamayınca bu şeyleri yeniden
öğrenmek zorunda kalacağından korkardı.

Tzu-kung sordu: “Kung Wen, Wen unvanını almak için ne yaptı?”
Üstat yanıtladı: “O çalışkandır ve öğrenmeye meraklıdır. Sormaktan çekinmez. İşte bundan Wen (bilgili) ünvanını almıştır.”

Üstat, “Tzu-ch’an’ın dört niteliğinin onu örnek insan kıldığını söyledi. O, davranışlarda alçak gönüllüydü. Büyüklerine saygıyla hizmet ederdi. Halka karşı nazikti ve halkı çalıştırırken çokadildi.”

Üstat, Tzu-kung’a dedi ki: “Kimi daha üstün buluyorsun, kendini mi, yoksa Hui’yi mi?”
Tzu-kung yanıtladı: “Kendimi Hui ile karşılaştırmaya nasıl cesaret edebilirim? Hui, bir noktayı anlar anlamaz o konunun bütününü öğrenir. Ben ise, bir noktayı anlayınca ancak o şeyin ikinci bölümünü kavrayabiliyorum.”
Üstat dedi ki: “Evet, onun gibi değilsin. Eminim ki sen ve ben onun gibi değiliz.”

Tsai Yü gündüzleri uyurdu. Üstat dedi ki: “Çürük tahta işlenmez, gübreden yapılmış duvara mala çalışmaz. İşte bu, Yü’dür. Onu yetiştirmeye çalışmam ne kadar boş değil mi?”

Üstat dedi ki: “Eskiden ben insanların sözlerini dinler ve onların yaptıklarına inanırdım. Şimdi ise onların sözlerini dinliyor ve davranışlarını seyrediyorum. Bu değişikliğe Yü neden oldu.”

Üstat dedi ki: “Eğilmeyen bir kişi görmedim.”
Biri, “Shan Ch’ang var,” dedi.
Üstat yanıtladı: “Shan Ch’ang arzularının etkisi altındadır. Onun eğilmeyen biri olması mümkün mü?”

Üstat dedi ki: “Kung-yeh, Ch’ang iyi bir eş olabilir. O her ne kadar hapiste ise de suçlu değildir. Bunun için kızımı onunla evlendirdim.”

Üstat dedi ki: “Ülke iyi yönetildiği zaman Nan Yung devlet hizmetinde bir görev aldı. Ülke kötü yönetildiği zaman da suç ve utançlardan uzak kalmasını bildi. Böylece onu ağabeyinin kızıyla evlendirdi.”

Üstat dedi ki: “Tzu-Chien gerçekten üstün bir insandır. Eğer Lu’dan üstün insanlar olmasaydı, o bu üne erişebilir miydi?”
Tzu-kung sordu: “Bana ne ad verebilirsiniz?”
Üstat yanıtladı: “Sen bir kapsın.”
“Nasıl bir kap?”
Üstat, “Kıymetli taşlardan yapılmış bir kurban kabı,” yanıtını verdi.

Birisi dedi ki: “Yung gerçekten dürüst bir insandır ama iyi bir konuşmacı değildir.”
Üstat dedi ki: “Güzel konuşmanın ne yararı vardır? Başkalarını güzel sözlerle oyalayan bir kişiden çoğunlukla hoşlanılmaz. Onun dürüst bir insan olduğunu biliyorum. Fakat niçin mutlaka iyi bir konuşmacı olsun ki ?”

Üstat, Ch’i-tiao K’ai’yın devlet hizmetlerinde yer almasını istiyordu. O dedi ki: “Ben buna henüz layık değilim.” Bu söz Üstadı çok mutlu etti.

Üstat dedi ki: “Benim ilkelerim uygulanmıyor. Bir sal alıp denizlere açılacağım. Bana arkadaşlık edecek kişi mutlaka Yu olacaktır.”
Tzu-lu bunu duyunca sevindi. Bunun üstüne Üstat dedi ki: “Yu, benden daha cesurdur. O, bu gibi şeylerle ilgili hemen hüküm vermez.”
VII. Meng Wu, Tzu-lu’nun dürüst bir insan olup olmadığını sordu.
Üstat, “Bilmiyorum,” diye yanıtladı. Yeniden sordu. Bunun üstüne Üstat dedi ki: “Bin savaş arabası olan bir ülkenin askeri işlerini yönetmek için belki Yu kullanılabilir. Fakat dürüst bir insan olup olmadığını bilmiyorum.” “Ch’iu için ne dersiniz?”
Üstat yanıtladı: “Bin ailelik bir kentte ya da yüz arabalık bir klan içinde, Ch’iu başkan olabilir. Fakat dürüst olup olmadığını bilmiyorum.”
“Ch’ıh için ne söyleyebilirsiniz?”
Üstat yanıtladı: “Sarayda resmi elbiseler içinde Ch’ıh, konukları ve ziyaretçileri ağırlayabilir. Fakat dürüst olup olmadığına ilişkin bir yargım yok.”

 

Tzu-kung dedi ki: “Bana yapılmasını istemediğim şeyleri başkasına yapmam.”

Üstat yanıtladı: “Ts’ze, sen bu kadar olgunlaşmış değilsin.”

 

Üstat dedi ki: “Yen P’ing arkadaşlık ilişkilerinin nasıl kurulacağını biliyor. Bir insan arkadaşını uzun süredir tanımalı ve daha başlangıçta saygılı davranmalı.”

Üstat dedi ki: “Ts’ang Wen, evinde büyük bir kaplumbağa besliyor. Onun için bir sığınak yaptı. Bu sığınağın sütunlarının başlıklarına dağ, kirişlerinin üstüne de kamış resimleri çizdirtti. Bu ne kadar akılsızca bir şey?”

Tzu-chang sordu, “Tbu-wen, yeniden bakan oluşunun her seferinde sevindiğini hiç belli etmedi. Üç kez bakanlıktan atıldı, üzüldüğünü hiç göstermedi. Bu davranışıyla yeni bakana devlet işlerini nasıl yürüttüğünü anlatmak istiyordu. Bu bakan için ne dersiniz?”
Üstat yanıtladı: “O sadık bir insandır. Fakat erdem sahibi bir insan mıdır? Bunu bilmiyorum. Nasıl erdem sahibi olunabilir?” “Bir subay prensini öldürdükten sonra, kırk ata sahip olduğu ülkesini ve atlarını bırakıp başka bir ülkeye gitti. Ancak, ‘Buranın da bizimkinden farkı yok,’ deyip orayı da terk etti. Gittiği bir başka ülkeden de aynı nedenle ayrıldı. Bu kişi için ne dersiniz?”
Üstat yanıtladı: “O temiz bir insandır. Erdem sahibi midir? Bilmem ama kişi bilgi sahibi olmadan
nasıl erdem sahibi olabilir?”

Chi Wen, üç kere düşünür ve sonra işe başlardı. Üstat bunu duyduğu zaman dedi ki: “İki kere düşünmek yeter.”

Üstat dedi ki: “Bu ülke iyi yönetildiği zaman Ning Wu akıllı bir insan gibi davrandı. Ülke karışıklık içinde olduğu zaman, budalaca davrandı. Ona akıllıca iş görmeyi başkaları öğretti. Fakat budalalık kendisine aittir.”

Üstat Ch’an’dayken dedi ki: “Bırakın beni geri döneyim! Okulumdaki çocuklar dikkatsiz ve düşüncesiz. Şmdiye kadar bilgi elde etmeye çalıştılar ama kendilerini nasıl yöneteceklerini öğrenemediler.”

 

“Aracı” olarak tanınan ünlü bir kişi için Üstat dedi ki: “Aracı toplumsal ilişkilerin ustasıydı. İnsanlar zaman içinde ona saygı duymaya başladı.”

249 Kez Görüntülendi.
Etiketler:
Yorumunuz
Konu hakkındaki görüşleriniz nelerdir?

© 2012 selosepet Tüm Hakları Saklıdır ~ İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Başlığım