Hoşgeldiniz  

Konfüçyüs’un İlerleme ve Ölüm Hakkındaki Sözleri!!!

admin | 11 Şubat 2017 | Bilim Adamları ve Kaşifler, Dünyadan, Eğitim, Felsefe, Genel, Siyaset

Tzu-lu, Tsan Hsi, Tsan yü ve Kung-hsi Hua, Üstadın yanında oturuyordu.
Üstat onlara dedi ki: “Ben sizden daha yaşlıysam da bunu hiç düşünmeyin. “Her gün, ‘Bizi kimse tanımıyor,’ deyip duruyorsunuz. Eğer bir hükümdar sizi tanıyacak olursa, o zaman ne yapacaksınız?”
Tzu-lu telaşla yanıtladı: “10.000 savaş arabası olan bir ülke, bir başka devlet tarafından kuşatılıp halkı yiyecek sıkıntısına düştüğünde, ülkenin yönetimi bana verilse, üç yıl içinde halkın cesaretini artırmaya çalışır ve doğru ilkeleri anlamalarına yardım ederim.” Üstat gülümsedi.
Yen Yu’ya dönerek dedi ki: “Sizin istekleriniz nedir?”
O yanıtladı: “50-70 Li’lik bir ülkenin başında olsam, üç yıl içinde halk için çok şey yapardım. Tören kuralları ve müziğin öğretimi sorunundaysa, bunu yapacak üstün insanın ortaya çıkmasını beklerdim.”
“Senin isteklerin nedir Ch’ıh?” diye Kung-hsi Hua’ya sordu.
Ch’ıh şu yanıtı verdi: “Bu gibi şeyler için yeteneğim olduğunu söyleyemem. Fakat bunları öğrenmek isterim. Atalar Tapınağı’nda, hükümdarın yanında, koyu ve dört köşeli elbiseler içinde ve siyah keten şapka ile bir yardımcı olarak bulunmak isterim.”
En son olarak Üstat, Tsang Hsi’ye sordu:
“Ti-en senin isteğin nedir?”
Ti-en gitar çalıyordu. Durdu, çalgısını bir kenara bıraktı, ayağa kalkarak dedi ki: “Benim isteklerim bu üç arkadaşın isteklerinden amaç bakımından farklıdır.”
“Onların isteklerinde ne gibi bir olumsuzluk görüyorsun?” diye Üstat sordu. “Sen de isteklerini söyle.”
Tien dedi ki: “İlkbaharın son ayında mevsime uygun elbise ve şapkalarını giymiş beş altı genç adam ya da altı yedi çocukla İ nehrinde yıkanmak ve sonra Yağmur Sunağı’ndan esen rüzgârla serinlemek ve şarkı söyleyerek eve dönmek isterdim.”


Üstat içini çekerek, “Ben de Tien’le aynı düşüncedeyim,” dedi. Öbür üç öğrenci gitmişti. Tsang Hsi geride kalarak dedi ki: “Bu üç arkadaşın sözlerine ne dersiniz?”
Üstat yanıt verdi: “Her biri kendi isteklerini bildirdi.”
Sonra Hsi dedi ki: “Üstadım neden Yu’ya gülümsediniz.”
Üstat yanıt verdi: “Bir ülkenin yönetiminde törenler önemlidir. Onun sözlerinde alçak gönüllülük yoktu. Bunun için ona gülümsedim.”
Hsi yeniden sordu: “Fakat, bu Ch’iu’nun istediği bir ülke değil midir?”
Üstat, “Sen hiç 60-70 Li’lik toprağı olan bir devlet gördün mü?” dedi.
Hsi bir kere daha sordu: “Fakat bu Chıh’nın istediği bir devlet değil midir?”
Üstat yanıtladı: “Evet, yalnızca prensler Atalar Tapınağıyla, hükümdarlar ise kendi adamlarıyla meşgul olur. Eğer Ch’ıh burada yardımcı olarak bulunacak olursa, o zaman büyük adam kim olacak?”

Yen Yüan öldüğü zaman Üstat dedi ki: “Ah! Gök beni mahvediyor. Gök beni mahvediyor.”

Yen Yüan öldüğü zaman Üstat acı acı ağladı. Yanındaki öğrencileri, “Üstadım, gerçekten kederimiz çok büyük,” dedi.
O, “Çok büyük bir kişi mi?” dedi. “Eğer bu kişi için acı duymazsam, kimin için acı duyacağım?”

Yen Yüan öldüğü zaman, öğrenciler büyük bir cenaze töreni düzenlemek istedi?
Üstat dedi ki: “Bunu yapmamalısınız.” Öğrenciler onu büyük bir törenle gömdü.
Üstat dedi ki: “Hui bana, onun babasıymışım gibi saygı gösterdi. Fakat ben ona oğlummuş gibi davranmadım. Kusur benim değildi. Bu sizindir, öğrencilerim.”

Chi Lu, ölülerin ruhlarına nasıl hizmet edileceğini sordu.
Üstat dedi ki: “İnsanlara hizmet edemezken ölülerin ruhlarına nasıl hizmette bulunabiliriz?”
Chi Lu, “Ölüm hakkında sorma cesaretinde bulunabilir miyim,” diye ekledi.
Üstat yanıtladı: “Yaşama ilişkin bir bilginiz yokken ölümü nasıl bilebilirsiniz?”

Üstat dedi ki: “Eski çağlardaki insanlar, törenler ve müzik konusunda çok bilgisizdi. Oysa daha sonraki çağlarda yaşayan insanlar törenler ve müzik konusunda bilgiye sahipti. “Eğer o şeyleri kullanma fırsatım olsaydı, eski çağlardaki insanları izlerdim.”

Üstat dedi ki: “Ch’an ile Ts’ai’da, benimle birlikte olanlardan hiçbiri artık benim kapımdan içeri girmiyor. “Fakat erdemli olarak Yen Yüan, Min Tzu-ch’ien, Tsan Po-niu ve Chung-kung, konuşma yeteneği olan Tsai Wo ve Tzu-kung iyi bir devlet adamı olarak Tsan Tu, Chi Lu ve Tzu-hsia vardır.”

Üstat dedi ki: “Hui’nin bana hiç yardımı olmuyor. Hoşlanmadığı bir şey üstüne tek söz edemem.”

Üstat dedi ki: “Min Tzu-ch’ien gerçekten ana ve babasına bağlı bir insan! Başkaları onun hakkında, ana babasının ve kardeşlerinin söylediklerinden başka şey söyleyemez.”

Nan Yung günde üç kere beyaz krallık asasından söz ederdi. Konfüçyüs onu ağabeyinin kızıyla evlendirdi.

Yen Yüan öldüğü zaman, Yen Lu, Üstadın arabasını satıp parasıyla tabutunu almasını rica etti.
Üstat dedi ki: “Yetenekli olsun olmasın, herkes oğlu hakkında söz söyler. Li öldüğü zaman tabutu vardı ama örtüsü yoktu. Ona bir örtü alamadım. Çünkü büyük memurların arkasında giderken yaya gezemezdim.”

 

Öğrencisi Min, Üstadın yanında duruyordu. Sakin görünüyordu. Tzu-lu ciddi ve haşin, Tsan Yu ile Tzu-kung ise ilgisiz ve dimdik duruyordu. Üstat da çok memnundu.
Dedi ki: “Yu! Sen bu kadar erken ölmeyecektin.”

Lu’daki memurlar köşkü yıkıp yeniden yapacaktı.
Min Tzu-ch’ien dedi ki: “Eski biçimde yapılacaksa, niçin yıkılıp yeniden inşa ediliyor?”
Üstat dedi ki: “Bu adam çok az konuşur. Ve konuşmasında da gerçekten bir yerindelik vardır.”

Üstat dedi ki: “Benim kapımda Yua’nın sazının ne işi var?”
Öbür öğrenciler artık Tzu-lu’ya saygı göstermiyordu.
Üstat dedi ki: “Yu, henüz iç salona girmediyse de büyük salona girebilmiştir.”

Tzu-kung, Shıh’ın mı (Tzu-hsia), Shang’ın mı (Tzu-chang) daha üstün olduğunu sordu.
Üstat dedi ki: “Shıh her şeyde çok ileride, Shang ise hiçbir şeye erişememiştir.”
Tzu-kung, “O halde Shıh daha üstün demektir,” dedi.
Üstat, “İleri gitmek ile her şeye erişmemek aynıdır,” cevabını verdi.

Chi aile reisi, Chou Dükünden daha zengindir. Bununla birlikte Ch’iu onun vergilerini toplayarak gelirini daha da çoğalttı.

Üstat dedi ki: “O benim öğrencim değil. Benim küçük çocuklarım davul çalıp onu uyardı.

Ch’ai basit bir insandır.
Shan sıkıcıdır.
Shıh ikiyüzlüdür.
Yu kabadır.

Üstat dedi ki: “İşte Huı! En yetkin erdemi hemen hemen kazanmış durumda. Ama çoğunlukla yoksulluk içindedir.”

Tzu-chang, iyi bir insanın özelliklerinin ne olduğunu sordu.
Üstat dedi ki: “Başkalarının ayak izlerine basmaz ve kutsal insanların bulunduğu yere girmez.”

Üstat dedi ki: “Bir insan konuşmalarında içten ve ciddi ise o, üstün insan olabilir mi? Ya da onun ciddiyeti yalnız görünüşünde midir?”

Tzu-lu, duyduğu şeyleri hemen yerine getirip getiremeyeceğini sordu.
Üstat dedi ki: “Danışacağın baban ve ağabeylerin var. İşittiklerine dayanarak neden o şeyleri hemen yapacaksın?”
Tsan Yu da duyduğu şeyleri hemen yerine getirip getiremeyeceğini sordu. Üstat, “Duyduğun şeyleri hemen yap,” diye yanıt verdi.
Kung-hisihua dedi ki: “Yu size, duyduğu şeyleri hemen yerine getirip getiremeyeceği konusunu sorduğu zaman, siz, ‘Danışacağın baban ve ağabeylerin var,’ dediniz. Ch’iu (Tsan Yu) aynı şeyi sorduğunda, ‘Duyduklarını hemen yerine getir,’ dediniz. Bendeniz Ch’ıh, bunun açıklanmasını istemek cesaretinde bulunabilir miyim?”
Üstat dedi ki: “Ch’iu çok yavaş davranır, bu sebeple onu teşvik ettim. Yu çok enerjiktir. Böylece onu frenlemiş oldum.”

Üstat K’unag’dayken büyük bir korku geçirmişti. Yen Yüan onun arkasından gitti. Üstat dedi ki: “Senin öldüğünü sanıyordum.”
Hui (Yen Yüan) yanıt verdi: “Siz sağ oldukça ben ölmeye cüret edebilir miyim?”

Chi Tzu-tsan, Chung Yu ve Tsan Ch’iu’nın büyük devlet adamı olup olmadıklarını sordu.
Üstat dedi ki: “Ben de sizin üstün insanlardan söz edeceğinizi sandım. Halbuki siz yalnızca Yu ve Ch’iu hakkında sordunuz. “Büyük bir devlet adamı, prensine doğru yolda hizmet edendir. Bunu yapamayacağını anladığı anda devlet hizmetinden çekilen kişidir. “Yu ve Ch’iu’ya gelince, onlara sıradan devlet adamları denir.”
Tzu-tsan dedi ki: “Onlar her zaman başkanlarını izleyeceklerdir değil mi?”
Üstat dedi ki: “Anasını ve babasını öldürme ya da hükümdarına suikast gibi davranışlarda onu izlemezler.”

Tzu-lu, Tzu-kao’u Pi’ye vali tayin etti.
Üstat dedi ki: “Sen bir kişinin oğlunun kalbini kırıyorsun.”
Tzu-lu dedi ki: “Halk var, memurlar var. Ruhların sunağı ve buğdayları var. Bilgili kabul edilen bir kişi niçin kitap okusun?”
Üstat dedi ki: “Bunun içindir ki, senin gibi hazır yanıt insanlarından nefret ediyorum.”

249 Kez Görüntülendi.
Etiketler:
Yorumunuz
Konu hakkındaki görüşleriniz nelerdir?

© 2012 selosepet Tüm Hakları Saklıdır ~ İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Başlığım