Hoşgeldiniz  

Konfüçyüs’un Eğitim Hakkındaki Sözleri!!!

admin | 11 Şubat 2017 | Bilim Adamları ve Kaşifler, Dünyadan, Eğitim, Felsefe, Genel, Siyaset

Tzu-kung, ne yapılırsa erdemli olunabilineceğini sordu.
Üstat dedi ki: “İyi iş yapmak isteyen bir işçi, önce aletlerini tanımalı. Bir ülkede, büyük memurlar arasında en değerlilerini seçmeli. Bilginler arasında en erdemlisi ile arkadaşlık etmeli.”

Yen Yüan, “bir ülkenin nasıl yönetilmesi gerektiğini” sordu.
Üstat dedi ki: “Hsia sülalesinin yolundan git. Yin sülalesinin devlet arabasına bin. Chou hanedanının tören şapkasını giy. Shao’nın (Shun’un) dans müziğini çal. Chan’ın müzik ve şarkılarını bırak. İkiyüzlü insanlardan uzaklaş. Chang’ların şarkıları yasalara yakındır. İkiyüzlü insanlar tehlikelidir.”

Üstat dedi ki: “Bir insan yeterince uzağı düşünmezse, kısa süre içinde mutlaka üzüntü ile karşılaşır.”

Üstat dedi ki: “Her şey bitti! Güzelliği sevdiği kadar erdemi de seven bir insan görmedim.”

Tzu-kung dedi ki: “Bir kişinin tüm yaşamına rehber olabilecek ne var?”
Üstat yanıtladı: “Karşılıklı davranış sözcüğü kullanılamaz mı? Kendine yapılmasını istemediğin şeyi başkalarına yapma.”

Üstat dedi ki: “Birlikte olduğum insanların hangisinin iyi, hangisinin kötü olduğunu nasıl bileyim? Eğer bir kişiyi fazlasıyla beğenmiyorsam, bu, onu fazlasıyla incelemiş olmamdan ötürüdür. Bu gibi insanlar üç hanedanın izlediği doğru yola göre davranmıştır.”

Üstat dedi ki: “Gençliğimde tarihçiler de metinlerde açık bir yer bırakırdı. Atı olan bir kimse, atını binmesi için başkasına verirdi. Ne yazık! şimdi böyle şeyler olmuyor.”

Üstat dedi ki: “İkiyüzlülük erdemi sarsar. Zekice konuşma erdemi engeller. Küçük şeylere karşı sabırsız olmak, büyük planları bozar.”

Üstat dedi ki: “Halk birinden nefret ediyorsa, bunu incelemek gerekir. Halk birini seviyorsa, bunu gene incelemek gerekir.”

Üstat dedi ki: “Bir kişi izlediği ilkeleri geliştirebilir. Bu ilkeler insanı geliştirmez.”

Üstat dedi ki: “Bir insan, yanlışları olup da bunları düzeltmezse, bu, hataları benimsemiş demektir.”

Üstat dedi ki: “Bütün gün yemek yemeden, bütün gece uyumadan düşündüm. Hiç yararı olmadı. En iyisi çalışmak.”

Üstat dedi ki: “Büyük ve üstün insanın yolu gerçekliktir. Yemek onun hedefi olamaz. Kıtlık olduğu zaman bile çift sürülebilir, böylece, bilgi ile kazanç elde edilebilir. Üstün insan yoksul kalacağı için değil, gerçeği elde edemeyeceği için endişe duyar.”

Üstat dedi ki: “Bir insanın çok ama pek çok bilgisi olup da onu tutacak erdemden yoksunsa, ne kadar kazanırsa kazansın sonunda her şeyi yitirir. Bilgisi ve de bunu sıkı tutacak kadar erdemi olup da memleketini iyi yönetmiyorsa, halk ona gene saygı göstermez. Bilgisi olup da bunu sıkı tutacak erdemi de varsa ve ülkesini iyi yönetiyorsa, ancak halkı tören kurallarına karşı kışkırtıyorsa o insan, gene kusursuzluğa erişemez.”

Üstat dedi ki: “Üstün bir insan küçük olaylarda tanınmayabilir, ancak büyük bir ilgi görebilir. Küçük insan, büyük bir ilgi görmeyebilir ama olaylarda tanınabilir.”

Üstat dedi ki: “Erdem, bir insan için su ve ateşten de önemlidir. Ben ateş ve su içinde ölen insanlar gördüm. Ama erdem içinde ölenleri görmedim.”

Üstat dedi ki: “Bir insan erdemi kendisine göre düşünürse, bunu kendi öğretmenine bile anlatamaz.”

Üstat dedi ki: “Büyük ve üstün insan metin ama tam anlamıyla metindir.”

Üstat dedi ki: “Bir bakan, prensine hizmet ederken, önce görevini yerine getirir. Ücretini sonra düşünür.”

Üstat dedi ki: “Eğitimde sınıf farkı olmamalıdır.”

Üstat dedi ki: “Yolları ayrı olan insanlar birbirine danışmaz.”

Üstat dedi ki: “Söylenen sözlerde her zaman anlam aranır.”

Müzik Üstadı Mien, Konfüçyüs’e uğramıştı. Merdivene geldikleri zaman, Üstat ona, “İşte merdiven,” dedi. Misafirlerin oturduğu hasıra gelince, “İşte hasır,” dedi. Oturdukları zaman da, “O burada, şu şurada,” dedi.
Müzik Üstadı Mien gittiği zaman Tzu-chang dedi ki: “Bu gibi şeyleri müzik üstadına anlatmakta yarar var mıdır?”
Üstat dedi ki: “Körlere yol gösteren bir kimse için, kuşkusuz bunlar kuraldır.”

Wei Dükü Ling, savaşa hazırlık konusunda sordu.
Konfüçyüs şöyle yanıtladı: “Kurban kaplarının düzenlenmesine ilişkin çok şey duydum. Fakat savaş hakkında bir şey bilmiyorum.”
Ertesi gün Konfüçyüs oradan ayrıldı. Chan’da yiyecekleri bitti. Birlikte yolculuk edenler yerlerinden kalkamayacak kadar yorgun düştü.
Tzu-lu, üzüntüyle dedi ki: “Büyük ve üstün insanın bütün bunlara katlanması mı gerekir?”
Üstat yanıtladı: ‘’Büyük ve üstün insan gerçekten yokluğa katlanır. Küçük insan ise yokluk içinde olduğu zaman daha fazlasını ister ve özdenetimini yitirir.”

Üstat dedi ki: “Tzu, beni birçok şey öğrenmiş ve bunları unutmamış bir kişi olarak düşünür müsün?”
Tzu-Kung yanıt verdi: “Evet, böyle değil mi?”
Üstat, “Hayır, ben her şeyi içine alan bilgiyi arıyorum,” dedi.

Üstat dedi ki: “Yu, erdemin ne olduğunu bilen insan çok az.”

Üstat dedi ki: “Shun kişisel bir çaba harcamadan yönetebilir miydi? O ne yaptı? Ağırbaşlılık ve ciddiyetle tahtında oturmaktan başka ne yaptı?”

Tzu-chang, “Bir insanın davranışı nasıl olmalıdır?” diye sordu.
Üstat yanıtladı: “Sözlerinde içten ve doğru, davranışlarında saygılı ve dikkatli ise, bu kişinin davranışı, kuzeyin ve güneyin vahşi kabileleri arasında bile beğenilir. Eğer sözlerinde içten ve doğru, davranışlarında saygılı ve dikkatli değilse, bu insan komşuları tarafından beğenilir mi?” Doğruluğun önünde hakikat ile ağırbaşlılığı sergilesin. Arabanın dizginlerini onlar tutsun.”
Tzu-chang bu sözleri kemerinin üstüne yazdı.

Üstat dedi ki: “Tarihçi Yü gerçekten dürüst bir insandı. Ülke iyi bir yönetim tarafından yönetilirken o bir ok gibi kararlı ve doğruydu. Kötü bir yönetim iş başına geçtiğinde o gene ok gibiydi.” Chü Po-yü gerçekten büyük ve üstün bir insandır! İyi bir yönetim varken o her zaman görevinin başında bulunurdu. Kötü bir yönetim iş başındayken kendini uzakta tutardı.”

Üstat dedi ki: “Konuşmaya değer bir insanla konuşmazsan onu yitirirsin. Konuşmaya değmez bir insanla konuşursan sözlerini boşa harcarsın. Akıllı olan ne o insanı yitirir ne de sözlerini boşa harcar.”

Üstat dedi ki: “İradeli bilginler ve erdemli insanlar, erdemlerine zarar verecek yaşama yolları aramaz. Hatta erdemlerini daha kusursuzlaştırmak için hayatlarını verirler.”

 

Üstat dedi ki: “Tsan Wen, başkasının yerini çalan bir insan gibi davranmadı mı? O, Liuhsia’li Hui’nin yeteneklerini biliyordu. Buna karşın ona sarayda bir görev vermedi.”

Üstat dedi ki: “Kendisinden çok, başkalarından az isteyen bir insan, özünü kötülüklerden uzak tutar.”

Üstat dedi ki: “Eğer bir kişi, ‘Buna ilişkin ne düşünebilirim?’ diye sorup bir düşünce öne süremezse, benim de ona ilişkin bir diyeceğim olmaz.”

Üstat dedi ki: “Bütün gün bir arada olup da doğruluğa ilişkin tek söz etmez ve en ufak bir konuda öneriler sunmazsa, onların durumu kötüdür.”

Üstat dedi ki: “Büyük ve üstün insan yeteneksizliğinden üzüntü duyar, insanların kendisini tanımamasından endişe etmez.”

Üstat dedi ki: “Büyük ve üstün insan her şeyde doğruluğu ilke edinir ve bunu tören kurallarına uygun biçimde yaşamına geçirir. Bunu alçakgönüllülükle kurar ve içtenlikle yürütür.”

Üstat dedi ki: “Büyük ve üstün insanın, ölümünden sonra adının unutulacağına ilişkin bir endişesi olmaz.”

Üstat dedi ki: “Büyük ve üstün insan kendi kendini bulmaya çalışır. Küçük insan ise, başkalarını aramaya uğraşır.”

Üstat dedi ki: “Büyük ve üstün insan, ne birini sözlerinden ötürü yüceltir ne de o insan için güzel sözlerden vazgeçer.”

 

191 Kez Görüntülendi.
Etiketler:
Yorumunuz
Konu hakkındaki görüşleriniz nelerdir?

© 2012 selosepet Tüm Hakları Saklıdır ~ İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Başlığım