Hoşgeldiniz  

Kazım Taşkent Kimdir?

admin | 28 Temmuz 2017 | Dünyadan, Ekonomi ve İş Dünyası, Genel, Teknoloji

1895-1991 tarihleri arasında yaşadı. TÜRK Bankacılık Tarihi’nde devrim yaratan ünlü bir müteşebbis, sevk ve idarecidir. 1894’te Prevezede doğdu. Yüksek öğrenimini Almanya’da tamam­ladı ve yüksek kimya mühendisi olarak, 1924’te yurda döndü. Mecburi hizmeti dolayısıyle. Ticaret Bakanlığı kadrosundan «Boyacılık Öğretmeni» ola­rak hayata atıldı. Türkiye Şeker Fabrikaları Ge­nel Müdiirlüğü’ne yükseldi. 1944’te Doğan Sigorta Şirketini, daha sonra Yapı Kredi Bankasını kurdu.

TÜRK Bankacılık Tarihi’nde devrim yaratan ünlü müteşebbis, sevk ve idareci Kâzım Taşkent, 1894’te Preveze’de doğdu. Anne tarafı, Kırım’dan Preveze’ye gelmişti. Baba tarafı, aslen Taşkent’lidir. Oradan, Yanya’ya göç etmişlerdi.

Kâzım Taşkent doğduğu zaman, babası, Preveze Adliyesi’nde memurdu. Birçok memur çocuğu gibi, o  da, ilk, orta ve idâdî yani lise öğrenimini, babası­nın tayin edildiği çeşitli yerlerde tamamladı. Yük­sek öğrenim için, 1912’de İstanbul’a geldi, mühen­dis mektebine girdi. Mühendislik, Kâzım Taşkent’in öteden beri hayalinde yaşattığı bir meslekti. Bugün bile, kartvizit’inde «Yüksek Kimya Mühendisi» diye yazar. O yıl, Balkan Harbi dolayısıyle Mühendis Mek­tebi kapatıldı. Kâzım Taşkent, bu yüzden «Tıbbiye» ye geçti. Bir yıl Tıp Fakültesi’nde okudu. Balkan Harbi sona erince, Mühendis Mektebi açıldı ve tıp tahsiline veda eden Taşkent, mühendislik öğrenimi­ne döndü. Derslerine büyük bir şevkle sarılmıştı. Sı­nıfının en çalışkan öğrencileri arasındaydı. İki yıl böylece geçti. Fakat bu arada patlak veren Birinci Dünya Savaşı, Osmanlı’yı zor günlere itmiş, gençler silâh altına alınmaya başlanmıştı.

Taşkent de 1915’te askere çağırıldı. Yedek su­bay olarak önce İstanbul’da, sonra Çanakkale’de, da­ha sonra da Kafkas Cephesi’ne bağlı olarak Trabzon ve Batum şehirlerinde görev aldı. Büyük savaşın so­na ermesinden kısa bir süre önce askerliğini yapar­ken Genelkurmay Başkanlığı ona çok önemli bir görev vermişti. Azerbaycan’da kalan kuvvetlerimizle irtibat konusundaki bu görevi başardı, terhis ol­du ve yüksek tahsilini Avrupa’da tamamlaması için bir burs ile mükâfatlandırıldı.

Savaş sona ermişti. İstanbul, işgal kuvvetlerinin çizmesi altındaydı. Yurt dışında tahsile gidebilmek için, işgal kuvvetlerinden vize almak gerekiyordu… Taşkent, iki yıl, bu vize için didindi ve 1920’de Al­manya’ya gidebildi.

Almanya’da, kimya mühendisliği dalını seçti. Oysa, İstanbul’daki Mühendis Mektebi’nde iki yıl in­şaat mühendisliği okumuştu. Dolayısıyle Almanya’da her şey, yeniden başladı.

1924 yılında, Almanya’nın Hannover şehrinde yüksek tahsilini tamamlayan, tahsil boyunca çeşitli fabrikalarda staj yapan, kurslar gören Taşkent, 1924 yılı sonlarında, gönlü burcu burcu vatan özlemiyle dolu, genç bir «Yüksek Kimya Mühendisi» olarak yurda döndü. Yeni kurulan genç Türkiye’nin Taş­kent gibi gençlere ihtiyacı büyüktü.

Aldığı burs nedeniyle, Kâzım Taşkent’in «Mec­burî Hizmet»i vardı. Önce Ankara’da, Ticaret Vekâleti’nde «Boyacılık Öğretmeni» kadrosunda memu­riyete girdi. Kısa bir süre sonra, Alpullu Şeker Fabrikası’nın kuruluşunda ve işletilmesinde üç yıl sü­ren görev aldı. Arkasından İktisat Vekâleti İstanbul Sanayi Müdürlüğü’ne, 1930’da da Zonguldak’ta Tür­kiye İş Bankası Kömür Madeni Şîrketi’ne tayin edildi.

Memuriyet hayatında, daima etrafına kendini sevdirmesini bilen, sevk ve idarecilikteki başansıyle, adım adım yükselen Taşkent, 1933’te Ziraat Banka­sı, İş Bankası ve Sümerbank’ın müştereken kurduk­ları Eskişehir Şeker Fabrikası’nın, 1934’te de Turhal Şeker Fabrikası’nın Genel Müdürlüklerine atandı.

Ertesi yıl, Türkiye’nin dört şeker fabrikası, Al­pullu, Uşak, Eskişehir ve Turhal fabrikaları birleşti­rildi. Türkiye Şeker Fabrikaları Anonim Şirketi ku­ruldu. Yeni kurulan bu şirketin genel müdürlüğü Kâ­zım Taşkent’e verildi. Türkiye ekonomisinde önemi bir yeri olan bu şirket, ondan çok şey kazandı.

Kâzım Taşkent, 1944 ortalarında, yani İkinci Dünya Savaşı sonlarında, Şeker Şirketi’ndeki göre­vinden ayrıldı. Önce Doğan Sigorta Şirketi’nin, son­ra da Yapı ve Kredi Bankası’nın temelini attı. Bugünkü sağlam temeller üzerinde yükselen Yapı ve Kredi Ban­kası, onun Türk Bankacılık Tarihi’nde yarattığı dev­rimle, modern bankacılık anlayışının öncüsü oldu… Kurucusunun adını, bankacılık tarihimize kazandırdı.

Daima çalışmak ve daima bîr gönül adamı ol­mak prensibiyle, bugüne kadar büyük işler başaran Taşkent, Türk mecmuacılığına da Avrupa tekniğini getiren kişilerdendir. 17 yıl önce, Tifdruk Matbaacı­lık Sanayiini Türkiye’de kurdu. Hayat yayınlarıyle değerli eserler kazandırdı.

Başarılarının sırrını her zaman çok çalışmasına borçlu olduğunu belirten Taşkent «Herkes altı saat çalışırsa ben on saat çalışırım. Eğer başkalarının yap­tıklarından fazla bir şey yapabiliyorsam, bu, fazla çalıştığım saatlerin eseridir» der.

Kaynak: 100 Ünlü Türk,

44 Kez Görüntülendi.
Etiketler:
Yorumunuz
Konu hakkındaki görüşleriniz nelerdir?

© 2012 selosepet Tüm Hakları Saklıdır ~ İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Başlığım