Hoşgeldiniz  

Kamçılılar, Kökayaklılar, Sporlular ve Kirpikliler!!!

admin | 27 Temmuz 2017 | Biyoloji, Genel, Hayvanlar Alemi

Hayvanlar aleminin bir altalemidir. Latince adı Protozoa’dır. Birhücreliler de denir. Tek bir gözeden meydana gelen havanlardır. Bu nitelikleriyle hem birbirine bağlı bulunmayan hücreler yığınından oluşan süngerlerden, hem de hayvanlar aleminin, hücreleri doku ya da organ gibi işlevsel topluluklar halinde birleşmiş öteki üyelerinden yani çokgözeliler yani Metazoa’dan ayrılırlar, Birgözeli hayvanın hücresi, gelişmiş havyan ve bitkileri oluşturan hücrelerin aynıdır. Böyle bir hücreye ökaryotik hücre denir. Bilinen öteki hücre türü ise bakterilerin ve yeşil yolusunun hücresi olan prokaryotik hücredir. Birgözeliler, çokgözelilerin hücrelerinin yapı özelliklerini gösterirler; ayrıca birtakım özelliklere daha sahiptirler.

Bu canlılar üzerindeki ilk gözlemleri, mikroskop çalışmalarının öncüsü Antony van Leeuwenhoek yapmıştır. Mikroskop tekniği ilerledikçe daha fazla sayıda bir gözelinin varlığı bulunmuştur. Bugün 50.000 tür birgözeli bilinmektedir. Bu canlılara dünyanın her yerinde, her çeşit koşul altında rastlanabilmektedir. Denizde, tatlı suda, toprakta ve havada bulunurlar. Ancak en çok dikkati çekenler, asalak nitelikte olup insanlarda ve evcil hayvanlarda hastalık yapanlardır. İnsanda sıtma, uyku hastalığı, şark çıbanı, kalaazar ve amipli dizanteri; sığırda uyku hastalığı, hematüri (idrara kan karışması), tavuk vebası hep birgözeliler tarafından oluşturulan hastalıklardır. bir hücreyle solunan, büyüyen, beslenen, dışkı çıkaran ve üreyen bu hayvanların genel sınırlandıralması, hareket etme biçimlerine dayadırılır. Birgözeliler dört sınıfa ayrılırlar: kamçılılar, kökayaklılar, sporlular ve kirpikliler.

Kamçılılar yalnız sıva ortamda çalışan bir yada daha çok sayıda kamçıyla hareket ederler. Kökayaklıların hareketini sitoplazmadan çıkan yalancı ayaklar ağlar. Hepsi asalak olan sporların hareket için ayrı bir yapı özellikleri yoktur. Kirpikliler ise kirpik (silya) ile hareket ederler.

Kamçılıların 10 takımı vardır. En az kamçısı olan kapçılıların bulunduğu takıma eskiden protomonadidler denirdi; şimdi ise 1-4 kamçısı olana kinotoplastidler denmektedi. Sıcak ülkelerde görülen birçok deri ve içorgan hastalıklarının etkeni olan tripozomalar bu gruptandır. Omurgasızların bağınsaklarında yaşayan zararsız cinsler de aynı grupta yer alır.

Polimastigid takımında gerek bağımsız, gerek asalak birgözelilerden 3-8 kamçılı olanlar bulunur. Bunlardan bir kısmı ikili bir görünüşe sahiptir. Bunlar bölünmeye başlamış, fakat henüz iki hücreye ayrılmamış bir hayvan gibi görünürler. İnsanlarda ve birçok omurgalıda asalak olarak yaşayan giardiumlar bunlardandır. Trikomonadidler polimastigidlere benzer, fakat bunların eksen çubuğu denen bir milleri vardır. Bu takımın üyeleri arasında bağımsız yaşayanlar olduğu gibi asalak olanlarda vardır. Üç türü insanda hastalık yapan trikomonas bunları iyi bir örnektir. Kamçılıların en ilginç takımı hipermastigidlerdir. kamçı sayısı çok olan birgözelilere yalnız tahta yiyen böceklerin besin kanalında rastlanır; birgözeli böceğin içindeki odunu sindirir, kendisi de böcek tarafından sindirilir. Gerçek ortakyaşamaya bir örnek olarak gösterilen bu durumun en bilinen örneğini trikonimfa meydana getirir. Opalinidler takımının ise iki veya daha fazal çekirdeği, birçok kısa kamçısı vardır. En yaygın birgözeli olan ve bazı kurbağaların rektumunda bulunan opalin bu gruptandır.

Kökayaklılar sınıfının bütün canlıları yalancı ayaklarla hareket eder ve beslenir; fakat bunlar şekilsiz birrer sitoplazma yığını değildir. En basitlerinin bile, elektromikroskopla incelendiğinde karmaşık bir yapıya sahip oldukları görülür. İskelet yoktur, yalancı ayaklar geniş sitoplazma çıkıntıları, ince iplikçikler ya da ağ biçimini almıştır. Amipler en iyi bilenen takımdır. Bu takımda hem bağımsız hareket eden hem de asalak olan canlılar vardır. İnsanda dizanteri yapan entamip bunlardandır. Bazen testasidler diye ayrı bir takım halinde sınıflandırılan kabuklu amipler gerçekte amiplere çok yakındır. Bunların ya üst yüzeyi kalınlaşmıştır ya da hayvanın kendisi tarafından salgılanan bir kabuk meydana gelmiştir. Kabuk kum taneciklerinden de oluşabilir. Bu basit kabuklu birgözeliler, çıplak amiplerle gelişmiş bir kabuğa sahip foraminiferler arasında bir köprü sayılabilirler. Helyozoid ve radyolarid takımlarının genellikle gelişmiş iskeletleri vardır. Bu iskeletler dünyanın bazı kesimlerinde deniz dibine radyoler çamuru denen maddeyle kaplarlar. Kamçılılarla amipler arasındaki sınır kesin değildir; çünkü bazı birgözeliler yaşama sürelerinin bir kısmını kamçılı, bir kısmını amip olarak geçirirler. Örneğin neglerya böyle bir havyandır. Yaşadığı yer nemliyse bir amip gibi yüzede dolaşır, ortamı sıvı olunca bir çift kamçı çıkarıp yüzerek uzaklaşmaya başlar. Yaşama süresinin uzun bir parçasında amip niteliği gösterdiğinden, neglerya amipler arasında yer alır.

Bütün sporlular asalaktır. Sınıflandırılmaları özellikle yaşam çemberine dayanır. Temel tip gregarinidler takımındır. Bu takımda enfeksiyonu yapan varlık sporozoit başka bir canlının vücuduna yutulma yoluyla girer. Büyüyerek bir beslenme aşamasına başlar ve trofozoit adını alır. Trofozoit ileri bir aşamada erir ve çekirdekler bölünürken bir zigot meydana getirecek bir bireşeyli üreme şeklinde tekrar birleşir. Zigotun çevresinde kesecikler meydan gelir; bu kesecikler içinde oluşan enfeksiyon kaynağı, bir başka canlı tarafından yutulduğunda hastalık o canlıya da geçmiş olur. Bu yaşam çemberinde bir sporozoit tek bir trofozoit meydana getirir; fakat daha ileri gruplarda trofozoit aşamadan önce gelen bir bölünme aşaması vardır; bu nedenle geniş enfeksiyon durumları meydana gelir. Gregarinler takımındaki canlılar yalnız omurgasızların vucudunda yaşarlar. Fakat koksidler takımı hem omurgalılarda hem de omurgasızlarda asalak olarak yaşar. Klasik yaşam çemberi eymeryada görülür. Üreme tipi bunlarda gregarinkilerden ayrıdır. Bu gametlerin ayrılığı ile kendini gösterir.

Zigotun çevresinde bir şişlik meydana gelir; onun da içinde daha küçük şişlikler vardır. Bunlara sporosist denir. Koksidler zigot çevresinde meydana gelen kesenin biçimine göre sınıflandırılır. Bazı omurgalılarda bu şişlikler bağırsağa değil derin dokulara salıverilir. Sporlular orada kan hücrelerine girip kan emmekte olan omurgasız bir dışasalak tarafından alınır ve bir başka canlıya geçerler. Koksidlerin bir başka grubunda da buna benzer bir durum görülür. Bu grup adeleinlerdir. Fakat kana giren, eşeyli aşamadaki canlıdır; daha doğrusu canlının eşeyli aşamadaki durumudur. Bu yaşam çemberleri içinde en gelişmiş olan hemosporidlerinkidir. Bu takımdaki canlıların hepsi omurgalıların alyuvarlarında asalak olarak yaşarlar. İnsanda görülen sıtma asalakları bunlara en iyi örnektir. Gerçekte sıtma asalağı yalnız insanda değil, çeşitli memelilerde, sürüngenlerde, kuşlarda da yaşar. Bu asalaklar bir canlıdan diğerine kan emen eklembacaklılarla geçer. İç organlardaki bir çoğalma aşamasından sonra kan hücrelerine geçip orada ya hemen ya da çoğalmaya bir süre devam ettikten sonra eşeyli aşamalarını yaşarlar. Gametlerin birleşmesi omurgasız canlının vücudunda olur. Bir dönem daha çoğalmadan sonra sporozoitler medayana gelir; bunlar tükürük bezlerine girerek bu yolla bir başka canlıya geçerler.

Birgözelilerin son sınıfı olan kirpikliler yaşam çemberlerinin bir bölümünde kirpiklere sahiptirler. Başka bir özellikleri de birbirinden ayrı iki hücre çekirdeğinin olmasıdır. Bunlara büyük çekirdek ve küçük çekirdek denir. Birleşme yoluyla olan eşeyli üremeleri vardır. Çoğu serbest hareket eden canlılar olmakla beraber asalak olanları da bulunur. İki sınıfa bölünürler: Özkirpikliler ve süktorlar. Özkirpikliler altsınıfı tümkirpikliler, çemberkirpikliler takımlarını içerir. Süktorlar altsınıfı ergin halde kirpik taşımayan türleri kapsar.

Tümkirpikliler dokuz, çevrekirpikliler 6 takıma ayrılırlar. Tümkirpikliler arasında en çok bilinen takım himenostomatidler takımıdır. Bu tamıdan olan terliksihayvanı ve Tetrahimena son yıllarda hücre üzerinde araştırma yapan biyologların çok incelediği bir konudur Genellikle ikiyaşayışlıların bağırsaklarında rastlanan ve bir türü de insanda ve domuzda görülen bir asalak olan Balantidyum da trikostomatidler takımındandır. Astomatidler takımının bütün canlıları asalaktır. Ordak özellikleri, ağızlarının bulunmamasıdır. Bunun asalak olarak beslenmelerinden ileri geldiği sanılmaktadır. Kirpiklilerin en karmaşık olamlarından bazıları çemberkirpikliler takımına bağlıdır. Bunlar arasında bir birgözeli hayvan için çok büyük bir boy demek olan 2 mm ye veren borazanhayvanı bulunur. Aynı tamıda çanhayvanı ise bir sapı olduğu için hareket edemez; ancak buna karşı larva dönemindeyken serbest hareket edebilir. Koyun ve karaca gibi bazı geviştirenlerin midesinde bulunan çemberkipkililerin birer asalak olmayıp, canlıyla ortakkyaşam durumunda olduğ sanılmaktaydı. Ancak bu nokta henüz tam açıklığa kavuşmamıştır.

Birgözelilerin az fosili kalmış olduğundan bunların yeryüzünün eski dönemlerindeki durumu konusunda bilgi çok değildir. Eldeki bilgilerin çoğu, kabuklu ve iskeletli çeşitler hakkındadır. Deniz dibinde bol miktarda bulundukları, kireçtaşı ve tebeşir maddelerinin birleşkelerinden oldukları için en iyi tanınan çeşitler foraminiferlerdir. En eski foraminiferin 500 milyon yıl önce yaşamış olduğu hesaplanmıştır.

Birgözelilerin her biri bağımsız bir yaşam sürdürebildiğinden bütün işlevler aynı hücrede toplanmıştır. Bu nedenle hücre çok karmaşık bir niteliğe sahiptir. Her birgözelide tam bir organcıklar takımı vardır. Hayvanın özelliğini yapan da bu organcıkardır. Normal bir hücrenin elemanlarından başka, birgözelide özel işlevler için, örneğin ışığı algılamak yahut hayvan asalaksa bir canlının vücuduna girmek için birtakım organcıklar vardır.

Birgözeliler çok iri olamazlar; çünkü fazla irileşirlerse yüzey hacim oranı maddelerin hücreye giriş çıkışlarını güçleştirecek bir derece almış olur. Bu orana varmadan bölünmek zorundadırlar. Bu bölünme işlemini de herhangi bir hücre gibi yaparlar. Bu bölünme yöntemine eşeysiz üreme denir. Bu tip bölünmenin sakıncası üstünlüğü olan genlerin çoğunluğa karışamaması ve kötü genlerin de elenememesidir. Eşeyli üremenin birçok iyi yönü vardır, ama bu yola birgözelilerde düzenli olarak rastlanmaz. Fitoflagellatalardan birçoğu, iki tane birbirine benzer bireyin yan yana gelip birleşmesiyle, yani eşeyli üremeyle çoğalırlar.

Birgözelilerin çoğu suda yaşar ve eşiysiz yolla üreyerek basit bir yaşam sürerler. Birçok durumda içinde yaşadıkları su kurursa kendilerini kuruluğa karşı koruyacak keseler meydana getirirler. Bunlardan asalak olanlar keseli dönemlerinde canlıdan canlıya geçerler. Daha karmaşık bir yaşam çemberi olan ve bir canlının bağırsaklarında yaşayan birgözeliler de keseler meydana getirirler ve bu keseleri o canlının dışkısına atarlar; ancak daha derin dokularda yaşayan asalaklarda bu olmaz. Omurgasızların derinlerdeki dokularında meydana gelen keseler bireyin ölümüne kadar olduğu yerde kalır. Omurgalılarda asalağın bağırsaktan başka bir yerde bırakılmasına pek ratlanmaz. Asalak, yaşam çemberinin çeşitli aşamalarında kan dolaşımına girer ve buradan kan emen omurgasızlar tarafından alınır. Bazı durularda omurgasız içinde herhangi bir gelişme olmaz. Bu omurgasızın bir başka canlı tarafından yutulmasıyla ya da omurgasızın o canlıyı sokmasıyla asalak yer değiştirmiş olur. Başka bir takım durumlarda ise asalak omurgasızın içinde birtakım aşamalardan geçer ve sonunda bir başka omurgalının vücuduna girer.

Kaynak: Hayvanlar Ansiklopedisi,

85 Kez Görüntülendi.
Etiketler:
Yorumunuz
Konu hakkındaki görüşleriniz nelerdir?

© 2012 selosepet Tüm Hakları Saklıdır ~ İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Başlığım