Hoşgeldiniz  

İlkel Topluluk Dönemlerinde İnsanlık Tarihi!!!

admin | 08 Ocak 2017 | Din, Ekonomi, Genel, Tarih, Ülkeler

İlkel topluluk dönemlerinde insanlık tarihi: Kitabı Mukaddes’te Adem’in yaratılışından İsa’ya kadar gelip geçen peygamberlerin kaç yüzer yıl yaşadıkları ve kaç yaşlarında çocuk edindikleri anlatılmıştır. Bunlara dayanarak yaptığı titiz hesaplamalarla,  James Usshe evrenin M.Ö. 4004 yılında yaratıldığını (1650’de) öne sürmüştü. Bu görüş dinsel bir gerçek sayılarak 19, yüzyıla kadar benimsenmiştir. İnsanlık tarihi bu inanca uydurmaya çalışarak yorumlamak, milyonlarca yılın olayları dört bin yıla sığdırılmaya çalışılınca, birçok gerçeklik dışarıda bırakılır. Ötekiler içiçe geçer, neden sonuç ilişkileri görülmez olur.

Organik Evrimden Tnplumsal-Kültürel Evrime: İlk insanlar hakkında özgün alan çalışmalarıyla tanınan ünlü L.S.B. Leakey’ın oğlu, Kenya Ulusal Müzeleri yöneticisi Richard Leakcy ile New Scientist dergisinin bilim editörü Roger Lewin’in (I977’de) birlikte yazdıktan Ongins (İnsanın Kökenleri) adlı yapıta göre, (krş Leakey ve Levin, Ongins Reconsidered 1992) tek hücrelilerden çok hücrelilere, oradan omurgalılara, memelilere uzanan evrim çizgisi üzerinde, zamanımızdan 70 milyon yıl kadar önce prosimian türünden bir orman faresi, yer yaşamını bırakıp ağaçlarda yaşamaya başlamıştır, Bu canlının, ağaçlarda geçirdiği 60 milyon yıl kadar süren dönem içinde, bedeni büyümüş, parmakları dalları, nesneleri iyi kavrayabilecek biçimde gelişmiştir. İskeleti arada sırada dik durabilecek biçim almış ve gözleri dünyayı ve nesneleri üç boyutlu olarak algılayabilecek biçimde yanlardan öne kaymıştır.

Zamanımızdan 12 milyon yıl kadar önce, olasılıkla yaşadığı ormanları kurutan bir sıcak dönemde, bu canlı (içine goril, şempanze, gibon ve orangutanın da girdiği) primatlar takımının (iri beyinli) yüksek primatlar dalının üyesi bir Hominoid (insanımsı canlı türleri) olarak ormandan savanaya indiğinde, sopa sallama, taş atma düzeyinde “araç kullanma” yeteneğine sahip bulunuyordu. Shtvapitheaa (Şıva maymunu) adı verilen bu canlı, Afrika’daki beşiğinden dünyaya yayılırken, farklı çevresel koşulların etkisiyle üç türde farklılaşmış, bu üç türden ikisi yok olup, üçüncüsü Homo habilis (eli işe yatkın insan) bir milyon yıl önce (bazı bilginlerce iki, hatta iki-üç milyon yıl önce) Homo erectus (tam dikilen insan), yanm milyon yıl önce Homo sapiens (akıllı insan), 50 bin yıl önce de “Çağdaş Tipte Homo sapiens ” türüne (bugünkü insan türüne) doğru evrim geçirmiştir.

Evrimiyle insana ulaşan bu canlının araç yapma noktasına kadarki kazanımlarının büyük çoğunluğu “organik evrim” ürünüdür. Ancak ağaçtan yere irmesiyle, özellikle sistemli olarak araç kullanmaya başlamasıyla, “toplumsal-kültürel evrim” olgusunun önemi artmaya başlamıştır. Araç yapmaya başlamasıyla insan sıfatım kazandıktan sonra ise, bu etkinlik, toplumsal yapıda hızlı gelişmeleri yol açmıştır. İnsanın yaşamında organik evrimin rolü ikinci sıraya inip, toplumsal-kültürel evrimin rolü birinci sıraya yükselmiştir.

Toplumsal-kültürel evrim, yetişkinlerin öğrendiklerini, çocukların, yeniden öğrenmek zorunda kalmadan taklit edip kendilerine kazandırmalarıyla başlar. Daha sonra, erginlerin, öğrendiklerini görenek, dil, yazı vb. ile gençlere ve sonraki kuşaklara aktarmalarıyla sürer. Demek ki, toplumsal-kültürel evrim; deneyim, bilgi birikimi ve bilgi iletişimi ile gerçekleşir. Toplumsal-kültürel evrimin sağladığı birikimin çocuklara aktarılmasında, kafatasının geç sertleşmesinin beynin ağır ağır büyüyüp gelişmesine olanak vermesi önemlidir. Böylece, bilgi birikiminde, bebeklik süresinin uzamasının öğrenme süresini uzatması gibi bir etmen de rol oynamış olur.

Kaynak: Siyasal Düşünce Tarihi,

121 Kez Görüntülendi.
Etiketler:
Yorumunuz
Konu hakkındaki görüşleriniz nelerdir?

© 2012 selosepet Tüm Hakları Saklıdır ~ İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Başlığım