Hoşgeldiniz  

İlk Türk Devletlerinde Dini Hayat Nasıldı?

admin | 28 Ocak 2015 | Din, Genel, Tarih

İlk Türk devletleri dini karakterde olmayıp daha çok siyasi bir karaktere sahipti. Bu nedenle din adamları ayrı bir sınıf oluşturmamıştır.

İlk Türk devletlerinde din ve inanışı üç grupta toplayabiliriz.

Tabiat Kuvvetlerine İnanma: Türkler doğadaki birtakım gizli güçlerin varlığına inanıyorlardı. Dağ, tepe, vadi, ırmak, ağaç, gök, güneş, ay, yıldız, yer ve su kutsal kabul edilir ve bunlara kurbanlar sunulurdu. Nevruz Bayramı bu inancın uzantısıdır.

Atalar Kültü: Eski Türklerde ölmüş büyükler ve atalara ait hatıralar kutsal sayılırdı. Türkler babalarının ve atalarının, öldükten sonra ruhları aracılığı ile aile bireylerini korumaya devam ettiklerine inanırlar, bu nedenle de onlara karşı duydukları minnet hissi ile atalara kurbanlar keserlerdi. En değerli kurban at idi. Atalara ait hatıralara verilen önem, mezarlara yapılan saldırıların ağır bir şekilde cezalandırılmasından da anlaşılmaktadır.

Gök Tanrı İnancı: Türklerin asıl ve en yaygın dini Gök Tanrı diniydi. Orhun Yazıtları’nda “Tengri” biçiminde yer alan tanrı; insana can veren, yaşatan ve öldürendi. Ayrıca tanrı insanlara yol gösterir varlıklara hükmeder, onlara cezalandırır ve mükafatlandırırdı.

Eski Türk topluluklarını etkileyen bir diğer inanış da “Şamanizm” idi. Şamanizm bir din olmayıp daha çok büyü ve gizli güçlere inanma biçimindeydi. Şamanizm’de dünyanın iyi ve kötü ruhların etkisi altında olduğu kabul ediliyordu. Ruhlar ile insanlar arasında bağlantıyı sağlayan kişiye “Şaman (Kam)” deniliyordu. Şamanların görevi; iyi ruhların insanlar için yararlı işlerini sürdürmek, kötü ruhların vereceği zararları önlemek, ayin ve törenleri yönetmekti.

Türklerde kutsal kabul edilen varlıkların resim ve heykelleri yapılmamıştır. Tanrı sonsuz bir varlık olarak görülmüş ve somutlaştırılmamıştır. Sadece manevi güç olarak kabul edilmiştir.

Din adamlarına Şaman,  kam; cenaze törenlerine de “yuğ” adı verilmiştir. Devletin ileri gelenleri, devlet işlerinde Şamanların düşüncelerini de dikkate alırlardı.

Kişinin hayatta iken öldürdüğü düşman sayısını simgeleyen mezar taşlarını “balbal”, mezarlarına ise “kurgan” denilmiştir.

Kurgan; eskiden Orta Asya’da ölen Türklerin eşyaları ile beraber gömülerek, kimsenin de tahrip etmemesi için üzerine tonlarca toprak yığılmak suretiyle yuvarlak bir tepecik şekli verilen mezarlara denir. Orta Asya’da Ural Dağları’ndan Yenisey Nehri bölgesine kadar olan alanda ve Kırgız steplerinde binlerce Kargan bulunmaktaydı. Oralarda yaşayan Türkler kutsal saydıkları bu mezarları hep korumuş, kollamışlardır. Fakat XVII. Yüzyıldan sonra buralar Rusların eline geçince buralara yerleştirilen Rus muhacirler bu kurganlarda gömülü olan hazineleri almak için bu mezarları kısa zamanda tahrip ederek çıkardıkları çeşitli madenleri eritip yok etmişlerdir. Kurganlarda bulunan eşya ve kalıntılar sayesinde Orta Asya tarihi ve kültürü hakkında bilgilere ulaşmaktayız.

Türkler arasında zamanla diğer dinler de yayıldı. Uygurlar arasında Mani ve Budizm dini yayılmıştır. Macarlar, Bulgarlar, Peçenekler ve Kumanlar Hristiyanlığı benimserken, Hazarlar Museviliği, Hristiyanlığı ve İslamiyeti kabul etmişlerdir. Ama bu dinlerin hiçbiri İslamiyet kadar Türkler arasında yayılmamış ve etkili olmamıştır.

Milli benliklerini koruma konusunda en hassas devlet Uygurlardır. Uygurlar, ilişki kurdukları kültürlerin terimlerine bile Türkçe karşılıklarını bularak bunları kullanmaya özen göstermişlerdir.

Ölen kişi atı ile beraber gömülür (Cennet yolculuğunu kolaylaştıracağına inanılırdı) ve öldürdüğü kişilerin cennette ona hizmet edeceğine inanılırdı.

1581 Kez Görüntülendi.
Yorumunuz
Konu hakkındaki görüşleriniz nelerdir?

© 2012 selosepet Tüm Hakları Saklıdır ~ İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Başlığım