Hoşgeldiniz  

İbn-i Sina Kimdir? Türk Dünyası’na Katkıları Nelerdir?

admin | 30 Nisan 2017 | Bilim Adamları ve Kaşifler, Eğitim, Genel, Sağlık

İbn-i Sina 980-1037 yılları arasında yaşamış ünlü Türk bilginidir. Ailesi Belh’ten gelerek Buhara’ya yerleşmiştir. İbn-i Sina, babası Abdullah maliyeye ait bir görevle Afşan’dayken, orada doğdu. Olağanüstü zeka sahibi olduğu için daha 10 yaşındayken Kuran-ı Kerim’i ezberledi. 18 yaşında çağının bütün ilimlerini öğrendi. 57 yaşındayken Hemedan’da öldüğü zaman 150’den fazla eser bıraktı. En ünlüleri şunlardır; Eş-Şifa, En-Necut (Kurtuluş), El-Kanun Fi-l-Tıb’tır.

İbni Sina daha çocuk yaşlarda çağının bütün ilimlerini öğrenmiştir. Gündüz ve gece okumakla vakit geçirir, mum ışığında saatlerce, çoğu zaman sabahlara kadar çalışırdı. Pek az uyurdu. Kafası öylesine doluydu ki uyanıkken çözemediği bir takım meseleleri uykusunda çözer ve uyandığı zaman cevaplandırılmış olurdu. Devrinin büyük bilginleri gibi o da her alanda okumuş ve öğrenmişti.

Aristo metafiziğini incelerken defalarca okuduğu halde bir türlü esasını kavrayamamıştı. Buhara çarşısında gezerken yaymacıda bir kitap gördü. Mezat tellalı, bunu satın almasını, bu sayede birçok meseleyi kolayca halledebileceğini söyledi. Bir mezat tellalının bildiği kitabı bilememek, İbni Sina’ya çok güç geldi. Onun okuma huyunu herkes öğrendiği için bilhassa kitap satıcıları kendisini tanıyorlardı. İbni Sina kendisine tavsiye edilen Farabi’nin Aristo’ya ait şerhini satın aldı. bir defa okumakla, çözemediği noktaların büyük bir bir bölümünü açıklığa kavuşturdu.

İbni Sina, Saman devleti hükümdarı tarafından, Buhara’daki devlet kitaplığı memurluğuna tayin edilmişti. Bu sayede pek çok eseri elinin altında bulunduğu için vaktini kitap okumak ve yazmakla geçirdi. Hükümdar öldüğü zaman Buhara’dan ayrılarak Harzem’e gitti. El-Biruni gibi büyük bir şöhret ve değerin, onun çalışkanlığına, bilgisine değer vermesi, kendisini yanına kabul etmesi, beraber çalışması, hakkında kıskançlığa yol açtı. Bu nedenle Harzem’da bıranamayarak yeniden yollara düştü. Şehirden şehre dolaşarak Hemedan’a kadar geldi ve orada karar kıldı.

İbni Sina, çoğu fizik, astronomi ve felsefeyle ilgili olarak yüzden çok eser yazdı. Farsça olan birkaçı dışında bunların hepsi Arapça’dır. Çünkü o devirde ilim eserlerini Kuran-ı Kerim diliyle yazmak adetti. Arapça’ya bu bakımdan değer verilirdi. Bilhassa tıp ilmine dair araştırmaları son derece orjinal ve doğrudur. bu yüzden doğu ve batı hekimliğine kelimenin tam anlamıyla 600 yıl hükmetmiştir. Kendisinden sonra yetişen Gazali, Farabi’yi ondan öğrenmiştir. Düşünce ve anlayış bakımından İbni Sina, Farabi ile İmam Gazali arasında bir köprü vazifesi görmüştür. Yunan felsefesini, İslam ilmi olan Kelam ile yani Allah bilgisiyle bağdaştırmaya uğraşmıştır. Eğer o gelmeseydi, Farabi’nin kurduğu temel Gazali’nin yorumuyla gelişemeyecek, arada büyük bir boşluk olacaktı.

Eserleri batı dillerine Latince yoluyla çevrilerek Avicenna diye şöhrete ulaşan İbni Sina, bir süre Avrupa’da İranlı hekim ve filozof olarak tanınmıştır. Bunun da sebebi eserlerini Türkçe yazmamış olmasındandır. Bununla beraber, batılılar da kendisini Hakim-i Tıb, yani hekimlerin piri ve hükümdarı olarak kabul etmiştir. 16 yaşındayken pratik hekimliğe başlayan İbni Sina, resmi saray doktorluğu da yapmıştır. Ama şöhreti her ne zaman tıp ilmiyle ilgiliyse de asıl kişiliği, Ortaçağ’da uzun süre tartışma konusu olan Allahın varlığının mutlak bir zorunluluk olduğu konusundaki Kelam meselelerine getirdiği kesin çözüm yoluyla ileri gelmektedir.

Matematik, astronomi, geometri alanlarında geniş araştırmaları vardır. İnsan bilgisinin Tanrı’yı ve kainatı mutlak şekilde anlamaya elverişli olmadığını söylerken, aklın varlığını kabul eder. İnsandan bağımsız bir ruhun varoluşu, İbni Sina’ya göre Tanrı’dan yansıyan bir delildir.

İbni Sina, tıp araştırmaları yaparken bazı hastalıkların buluşmasında göze görünmeyen bir takım yaratıkların etkisi olduğunu, yani mikropların varlığını sezmiş ve bu bilinmeyen mahluklardan eserlerinde sık sık bahsetmiştir. Mikroskopun henüz bilimdeği bir devirde böyle bir yargıya varmak çok ilginçtir.

Kaynak: 100 Ünlü Türk,

128 Kez Görüntülendi.
Etiketler:
Yorumunuz
Konu hakkındaki görüşleriniz nelerdir?





Bumerang - Yazarkafe
© 2012 selosepet Tüm Hakları Saklıdır ~ İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Başlığım