Hoşgeldiniz  

Hüseyin Cahit Yalçın Kimdir?

admin | 31 Temmuz 2017 | Edebiyat ve Türkçe, Genel, Siyaset

1874-1957 tarihleri arasında yaşamıştır. YAZAR ve fikir’adamı, gazeteci. Balıkesir’de doğ­du, İstanbul’da öldü. 1896 yılında Siyasal Bilgiler Okulu’nu bitirdi. İdadi (Lise) müdürlüklerinde bu­lundu. 1908’de Tanin gazetesini kurarak memur­luğu bıraktı. Politikaya atıldı. İstanbul mebusu oldu. İttihatçıların sesi görevini yaptı. Mütareke­de Malta’ya sürüldü. Yurda döndükten sonra ya­zılarından dolayı Çorum’da sürgüne yollandı. Son­ra yeniden milletvekilliği yaptı. 1957’de vefat etti.

DAHA lise öğrencisiyken 1892’de Nadide adlı bir roman yazıp bastırdı. Servet-i Fünun dergisi yazarları arasına makaleci ve polemikçi olarak ka­tıldı. İkdam’ın Paris muhabirliğini yapan Ali Kemal’i hırpalayan «Kavgalarım» adlı tartışma kitabında, Servet-i Fünun’a çatanları da perişan etmiştir.

1908 Meşrutiyetiyle Tanin’i kurduktan sonra da siyasî kavgalarına devam etti ve en yakın ülkü ar­kadaşı Tevfik Fikret’le bozuştu. Ama Hüseyin Ca­hit, «Hak bellediği yolda yalnız yürüyen» cinsten­di. O devirde yayınladığı «Hayat-ı Hakikiye Sahne­leri» adlı kitabiyle «Hayat-ı Muhayyel» adlı hikâye­leri ve «Hayal İçinde» adlı romanından sonra o say­faları kapadı. Bütün bunların nedenlerini 1953’le yayınladığı «Edebî Hâtıralar»da açıklamıştır.

Hüseyin Cahit Yalçın, Tanin’de başmakaleler ya­zarak meslek hayatına, yani gündelik gazeteciliğe girdi. Öldüğü zaman ise Ulus gazetesinin başyaza­rıydı. Son derece duru, akıcı bir üslûpla gayet inan­dırıcı şekilde fikirlerini öne sürer ve okuyucusuna kabul ettirirdi. Tanin’in her iki devresinde olsun, Fi­kir Hareketleri dergisinde ve Ulus’ta olsun, yazıları daima bu özelliği taşır. Tanin’i ikinci defa çıkardığı zamanki en büyük hizmetlerinden biri de, İttihatçı­ların, sonradan Atatürk’e İzmir Suikasdi dâvasında asılan Maliye Nazırı Cavit Bey’in hâtıra defterini ay­nen yayınlamasıdır ki siyasî tarihimiz içinde eşi bu­lunmaz bir belgedir.

Hüseyin Cahit Yalçın, ilk eseri olan «Çürük Temel»le İstanbul Şehir Tiyatrolarının kuruluşuna hiz­met etmiş, ağabeyi Doktor Hüseyin Suat Yalçın gibi tiyatroya iltifat etmemiştir. O, hayalden çok gerçek­lere önem veren ve siyasetin tadını tatmış bir ya­zardır. Bu yüzden birkaç kere ölüm tehlikesi atlat­mış, yine bu yüzden İstiklâl Mahkemesi huzuruna çıkarılmış, bu yüzden sürgün edilerek yokluk içinde bırakılmıştır. Hayatının en kötü yılları sayılabilecek olan 1933-1940 arasında, Fikir Hareketleri dergisini tek başına çıkararak o zamanın gençliğine yalnız po­litika alanında değil, gerçek fikir hareketleri üze­rinde de yol göstermiş, bu derginin geliriyle geçinmiştir. Hüseyin Cihat Yalçın, bu dergiyi onbeş gün­de bir yayınlar ve baştan sona kadar bütün yazıla­rını kendi usta kalemiyle yazardı. Dostları, onun böyle bir dergiyi tek başına nasıl çıkarabildiğini da­ima hayretle ve ibretle konuşurlardı.

«Oğlumun Kütüphanesi» adlı seri yayınından başka Vakit Gazetesi’nce kurulan «Dün ve Yarın» serisi için de pek çok tercüme eser hazırlamıştır. Ça­lışmaktan başka bir şey bilmiyor görünen Yalçın’ın bu karakteri, onun seksen üç yıllık ömrüne yüze ya­kın eser sığdırmasına imkân vermiştir. Yaşlandığı zaman bile dinç kalışının sebebini «İşleyen demir ışıldar» atasözüyle açıklardı. Bazan, yazı masasının başında sabahladığı ve ertesi gün, gene mütebessim bir cehre ile ve sanki bir gece evvel kağıtlar arasında göz nûru döken o değilmiş gibi zinde dav­ranan Yalçın daima etrafına çalışkanlık sembolü ol­muştu. Üstelik son derece cesur bir insandı. İttihat ve Terakki yi ateşli bir dille müdafaa eden yazıları yüzünden tehdit mektupları alıyor, linç edileceği­ni biliyor, fakat yolundan dönmüyordu. Nitekim, 31 Mart olayında matbaası tahrip edilmiş, kendisi çok ciddî bir ölüm tehlikesi bile geçirmişti.

1901’de Servet-i Fünun dergisinin hükümetçe kapatılmasına onun hukuka dair bir makalesindeki «Ve nihayet ihtilâl-i kebîrle (büyük ihtilâlle) Fran­sa’da talâk (boşanma) teessüs etti» cümlesi sebep olmuştu. İttihatçılar memleketi bıraktıktan sonraki bütün hükümetlere ve gruplara muhalif, yani tam mânasıyle bağımsız kalmayı tercih eden Yalçın, 1933 te toplanan Tarih Kurultayı ve Dolmabahçe Sarayı’ndaki büyük Dil Kurultayı’nda da Mustafa Ke­mal Atatürk’ün tezine karşı tezleri savundu. İnançlarından hiç bir taviz vermeğe yanaşmadığı için de güç du­rumda bırakıldı, hattâ uydurma bir dâva ile sürgü­ne bile gönderildi. Ama Hüseyin Cahit Yalçın, bil­hassa politika hayatında pek çok dalgalanmalarla karşılaştığı için boyun eğmemesini öğrenmişti. Hele fikir yanının kuvvetli oluşu, karşısındakileri hayli terletiyordu. Nitekim, her şeye rağmen ayakta ka­labilmesi de yine bu yönünden dolayıdır.

Politikadaki tutumu ne olursa olsun, Hüseyin Cahit Yalçın, yurt içinde ve yurt dışında tanınmış, memlekete hizmet etmiş değerli bir yazar ve gaze­tecidir. Yalçın, 1957’de İstanbul’da hayata gözlerini yummuş ve cenazesi büyük törenle kaldırılmıştır.

Kaynak: 100 Ünlü Türk,

169 Kez Görüntülendi.
Etiketler:
Yorumunuz
Konu hakkındaki görüşleriniz nelerdir?

© 2012 selosepet Tüm Hakları Saklıdır ~ İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Başlığım