Hoşgeldiniz  

Hezarfen Ahmet Çelebi Kimdir?

admin | 23 Temmuz 2017 | Bilim, Bilim Adamları ve Kaşifler, Eğitim, Genel

Onyedinci asırda yaşamıştır. TÜRK ve dünya tarihinde «İlk uçan adam» sıfatını kazanan kişidir. Dördüncü Murat devrinde yaşadığı bilinir. Ne çâre ki onun hakkında günü­müze yeterli bir bilgi ulaşamamıştır. Birçok bu­luş ve yenilikleri sebebiyle «Hezarfen» adiyle anıldı. Galata Kulesi’nden kanat takıp atlayarak Üsküdar’a kondu. Bu maharetinden ötürü IV. Mu­rat’ın takdir ve ihsanını kazandı, ancak tehlikeli görüldüğü cihetle Cezâyir’e sürüldü. Orada öldü.

RÜZGÂR kuzeyden hafif hafif esmekte idi, fa­kat hava yine de serin sayılmazdı. İstanbul’da her zamankinden farklı bir fevkalâdelik göze çarpmak­taydı o gün. Devrin Padişahı IV. Murat, Sarayburnu’ndaki Sinan Paşa köşkünün penceresi önünde oturmuş, merak içinde karşı sahilde yükselen Gala­ta Kulesi’ni seyrediyordu. Ne o bir şey konuşuyor, ne de arkasında sıralanmış duran vezirlerden bir ses çıkıyordu. Fakat Galata Kulesi’nin tepesine takılı kalan bütün bakışlarda bir merak ve heyecan okun­maktaydı.

Türlü icât ve yeniliklerinden ötürü halk arasında «Hezarfen» adiyle anılmakta olan Ahmet Çelebi, o gün kanat takıp Galata Kulesi’nden atlayarak uçup Üsküdar’a konacağını padişaha arzetmişti.

Bir insanın uçmasının özellikle o devirde ne ka­dar inanılmaz ve ilginç olacağı besbellidir. Bu yüz­den yalnız padişah ile saray erkânı değil, bütün İs­tanbul halkı bu haberi öğrenip deniz kenarlarına ve İstanbul’un yüksek tepelerine koşmuş ve koca şeh­rin kıyıları ve sırtları bir mahşer yerine dönmüştü.

Hezarfen Ahmet Çelebi, sırtında boyundan bü­yük kanatlar olduğu halde Galata Kulesi’nin tepe­sinde görüldüğü zaman kıyı ve sırtlardaki kalabalık­ta da, Sinanpaşa köşkündeki padişah ile vezirlerin­de de heyecan son haddini bulmuştu.

Kulenin tepesindeki cüretkâr adam, sırtına ya­pışık ve kollarına bağlı kanatları birkaç defa açıp ka­padıktan sonra kendini boşluğa kapıp koyuvermişti. Şehrin her yanından heyecan dolu bir uğultu yük­seldi o anda. Beşeriyet tarihinde ilk defa olarak bir insan kuş olup uçmaya başlamıştı gökyüzünde… Bir iki kanat çırpışından sonra karşıdaki sahile, Üskü­dar’a doğru kanat açıp süzülmeye başlamıştı Hezar­fen Ahmet Çelebi…

Olayı gözleriyle görmüş bir şahit edâsıyle Evliya Çelebi şunları anlatır ünlü Seyahatnâme’sinde:

«Hezarfen Ahmet Çelebi, iptida Okmeydanı’nın minberi üzere rüzgârın şiddetinden kartal kanatlarıyle sekiz dokuz kerre havada pervâz ederek talim etmiştir. Bâdehu, Sultan Murat Han, Sarayburnu’nda Sinan Paşa köşkünden temâşa ederken Galata Ku­lesi’nin tâ zirve-i âlâsından lodos rüzgârı ile uçarak Üsküdar’da Doğancılar meydanına inmiştir…»

Batı kaynaklarından Cook’un «Havacılık», Wilkins’in «Yeni bir dünya buluşu» adlı eserlerinde de bu tarihî uçuşa dair kısa notlar vardır. Ama Hezarfen Ahmet Çelebi diye anılan bu ilk uçan Türk, daha doğrusu insan için fazla bir kayda rastlanamamaktadır. Evliya Çelebi, bu konudaki bölümüne şu satırlarla son vermektedir:

«Sultan Murat Han, kendisine bir kese altın İhsan ederek, bu pek hevl edilecek bir adamdır, her ne murât edinse elinden gelmektedir. Böyle kimselerin bekası câiz değildir, diye Cezayir’e nefyetmiştir, anda merhum oldu.»

Hezarfen Ahmet Çelebi bu büyük teşebbüs hazırlanırken, İsmail Cevherî’nin tecrübelerinden de yararlanmıştı. İsmail Cevheri, bir insanın uçup uçamayacağını uzun etütlerden sonra bizzat denemek istemiş, ancak bu heves ve denemesi hayatına malolmuştu. Cevherî, iki düz sathı iple vücuduna kanat gibi bağladıktan sonra Nişâbur Camii’nin kubbesine çıkarak kendisini aşağıya bırakmış, ancak bilinmeyen bir sebeple, belki kanatlarının ağırlığından belki de rüzgârsızlıktan havada hiç uçamamış, kur­şun hızıyle yere düşmüştü. Böylelikle İsmail Cevheri adındaki genç bilgin paramparça olarak ölmüştü. Bu nedenledir ki Hezarfen Ahmet Çelebi her şeyi kılı kırk yararcasına inceleyip hesaplamış ve Cevherî’nin düştüğü hatalara düşmemeye çalışmıştır. Bu neden­ledir ki hesapları daha doğru çıkmış ve dünya tari­hinde «Uçan ilk insan» adını da bu sayede almıştı.

Evet, Hezarfen Ahmet Çelebi, bu büyük işi ba­şarmıştı. Galata Kulesi’nin tepesinden kanat takıp at­layarak Üsküdar’a, Doğancılar mevkiinde konmuştu.

Sultan IV. Murat, büyük icraatı ile bütün İstanbul şehrinin takdir ve sevgisini kazanmış He­zarfen Ahmet Çelebi’nin derhal huzuruna getirilme­sini emretti. Doğancılar Parkı’nda, konduğu yer kartal tüyünden yapılmış kanatlarını çözüp Sinan Paşa köşküne geldi.

Padişah kendisine ihsanlarda bulundu. Fakat Dördüncü Murat gibi vehimli bir insanın, kuşlara meydan okurcasına havada uçan bir Türk delikasının tehlikeli bir insan olabileceği düşüncesiyle Hezarfen’i sürdürdü. Dünyanın uçan ilk insanı olan Türk delikanlısı, nefyedildiği Cezayir’de öldü.

Kaynak: 100 Ünlü Türk, Milliyet, Son Dakika Haber,

122 Kez Görüntülendi.
Etiketler:
Yorumunuz
Konu hakkındaki görüşleriniz nelerdir?

© 2012 selosepet Tüm Hakları Saklıdır ~ İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Başlığım