Hoşgeldiniz  

Havza Genelgesi ve Amasya Genelgesi!!!

admin | 06 Mayıs 2017 | Genel, Tarih

Havza Genelgesi: 28 Mayıs 1919 yılında gerçekleşti. Mustafa Kemal Atatürk, Havza’da ülkedeki askeri ve sivil makamlara genelge yayımlayarak işgallerin protesto edilmesini ve her yerde mitingler düzenlenmesi istemiştir. Böylece milletin harekete geçirilmesi planlanmış olası yeni işgallere karşı önceden uyarılmıştır. Genelge sonucu yapılan çağrı sonucu ülkenin birçok yerinde mitingler ve gösteriler yapılmaya başlanmış, bu konuda yapılan en büyük miting İstanbul’da gerçekleşmiştir. İtilaf devletleri mitingi dağıtarak birçok Türk aydınını Malta’ya sürgün etmiştir. İtilaf devletleri, İstanbul hükümetine baskı kaparak Mustafa Kemal Atatürk’ün derhal geri çağrılmasını istemiştir. Mustafa Kemal Atatürk bu çağrıyalara uymayarak Amasya’ya geçmiştir.

Amasya Genelgesi: 22 Haziran 1919 yapılmıştır. Havza’dan Amasya’ya geçen Mustafa Kemal Atatürk çalışmalara başlayarak tüm askeri ve sivil makamlara yayımlanmak üzere bir genelge hazırlamıştır. Genelgeyi Mustafa Kemal Atatürk tarafından Amasya’ya çağrılan Ali Fuat Paşa, Refet Paşa ve Rauf Orbay’da imzalamıştır. Ayrıca Konya’daki ordu müfettişi Cemal Paşa ve Erzurum’daki 15. Kolordu Komutanı Kazım Karabekir Paşa’nın da onayı alındıktan sonra Anadolu’daki sivil, askeri tüm makamlara gizli olarak dağıtılmıştır.

Amacı; İtilaf devletlerinin işgalleri karşısında Anadolu’da başlayan Müdafaa-i Hukuk hareketini tek bir çatı altında birleştirmek ve bunun sağlanması için ulusal bir Konrgrenin toplanmasını sağlamaktı. Ayrıca, Kurtuluş Savaşı’nın gerekçesi belirtilmiş, resmi bir belgeyle vatanın içinde bulunduğu kötü durum millete duyurulmuştur. Türk milletinin bölgesel değilde ulusal bağımsızlık ve egemenlik mücadelesine çağrılmıştır.

 

İstanbul hükümetine ilk defa karşı çıkılmış ve bu durum millete bildirilmiştir. Kurtuluş Savaşı’nın gerekçelerinden biri de İstanbul Hükümeti’nin millete karşı görevini yerine getirememesi olarak açıklanmıştır. Kurtuluş Savaşı’nın ihtilal safhası başlatılmıştır. Kurtuluş Savaşı’nın yöntemi belirtilmiş, yönetim şeklinin değiştirileceği ima edilmiştir. Milli egemenlikten ilk defa bahsedilmiş, kurtarıcı olarak padişah, halife, manda ve himayenin yerini millet ve milliyetçilik duygusu almıştır. Temsil kurulunun oluşturulması ilk defa gündeme gelmiş, Kurtuluş Savaşı kurumsal bir hal almıştır. Milli bir kongre toplanarak milli birlik ve bareberlik sağlamak istenmiş, ulusal cemiyetlerin birleştirilmesi düşünülmüştür. Türk milletinin geleceğinin Anadolu’nun her tarafından gelecek delegelerle belirlenmesi düşünülmüştür. İstanbul Hükümeti’ne karşı milli bir hükümetin kurulmasına ortam hazırlanmıştır. Nitekim Sivas Kongresi’nde Temsil Heyeti’nin yetkileri genişletilerek hükümet görevini üstlenmesi bunun bir sonucudur.

Kararların halkın istekleri doğrultusunda alınması sağlanmış, milli mücadele başlaa aşamasında itilaflar, azınlıklar ve İstanbul Hükümeti’nden saklanmaya çalışılmıştır. Milli cemiyeler ve yerel idareler etkin duruma getirilmiş, milletin güvenini kazanmış, milli mücadele taraftarı kişilerin seçilmesine çalışılmıştır. Alınan kararların uygulanması ile ordu görevlendirilmiş, bu durum yeni devletin kurulmasında ordunun da görev aldığını göstermiştir.

Genelge Kararlarına bakıldığında;

Vatanın bütünlüğü, milletin bağımsızlığı tehlikededir,

İstanbul hükümeti görev ve sorumluluğunu yerine getirmemektedir. bu durum milleti yok olmuş gibi göstermektedir.

Milletin bağımsızlığını yine milletin azim ve kararlılığı kurtaracaktır.

Ulusun sesini tüm dünyaya duyuracak her türlü etki ve denetimden uzak milli bir kuruluşun oluşturulması şarttır.

Anadolu’nun en güvenli yeri olan Sivas’ta ulusal bir kongrenin toplanması kararlaştırılmıştır.

Bütün illerde halkın güvenini kazanmış üç delegenin olabildiğince çabuk Sivas’a gönderilmesi, kötü bir durumla karşılaşılmaması için de bunun ulusal bir sır gibi saklanması gerekmektedir.

Sivas Kongresi’e katılacak temsilciler Müdafaa-i Hukuk, Reddi İlhak cemiyetleri ve belediyelerce seçilecektir.

Doğu İlleri adına 10 Temmuz’da Erzurum’da toplanacak kongreye katılan delegeler kongre bitiminden sonra Sivas’a hareket edecektir.

Askeri ve milli örgütler hiçbir şekilde dağıtılmayacak, komuta bıralmayacak ve başkaların verilmeyecek.

Amasya Genelgesi’nin sonucu: Mili egmenlik düşüncesi ilk defa dile getirilmiş, kurtuluş savaşının amaç, gerekçe ve yöntemi ilk kez belirlenmiştir. Ulusal egemenliğe dayalı yeni bir Türk devletinin kurulması yolunda ilk adım atılmıştır. İstanbul hükümetine karşı bir ihtilal beyannamesi niteliğindeki Amasya Genelgesi’nin yayınlanması Anadolu’da ihtilalin başladığını göstermiştir.

Mustafa Kemal Atatürk; İstanbul’a çektiği telgrafta “Artık İstanbul, Anadolu’ya egemen değil, bağlı olmak zorundadır.” demiştir. Böylece milletin üstünlüğünü vurgulamaya çalışmıştır. Verilen görevin dışına çıktığı gerekçesiyle, İtilaf Devletlerinin baskısıyla İstanbul hükümeti Mustafa Kemal Atatürk’ü geri çağırdı. Bu emre uymayan Mustafa Kemal Atatürk görevinden istifa etti. Amasya Genelgesi, Mustafa Kemal Atatürk’ün resmi görevle yaptığı son çalışmadır. Anadolu’nun her tarafından Sivas’ta toplanacak milli kongreye katılacak delegelerin seçilmeye başlanmıştır.

215 Kez Görüntülendi.
Etiketler:
Yorumunuz
Konu hakkındaki görüşleriniz nelerdir?





Bumerang - Yazarkafe
© 2012 selosepet Tüm Hakları Saklıdır ~ İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Başlığım