Hoşgeldiniz  

Delilik mi, Dahilik mi? Vincent Van Gogh Kimdir?

admin | 10 Haziran 2014 | Eğitim, Genel, Sanat

Delilik mi, Dahilik mi? Vincent Van Gogh Kimdir?

Vincent Van Gogh 30 Mart 1853 yılında Hollanda’nın Breabant bölgesinde dünyaya geldi. Babası bir köy papazı, annesi çiftçi kızıydı. Ailesi genel olarak bankacı, tüccar ve tablo satıcısı gibi zengin sınıfı oluşturmaktaydı.

Okulda kavrama yeteneğinin fazla olmadığı anlaşılmasıyla eğitim ve öğretimini yarıda bıraktı. Babası 16 yaşındayken Vincent’i La Haye’de ve Brüksel’de resim galerilerine satış memuru olarak yerleştirdi. Daha sonra Goupil Galeri’sinin Londra şubesine atandı. Burada ev sahibinin kızı Ursula Lover’e evlenme teklif etti. Ancak Ursula tarafından teklifi reddedildi. Londra’dan ayrılan Van Gogh Goupil Galerisi’nin Paris şubesinde çalışmaya başladı. Ancak müşterilerle ve kurum yöneticileri ile anlaşamayarak işten ayrıldı.

Bir müddet işsiz güçsüz dolaşan Van Gogh resim galerilerini ve müzeleri dolaştı, resimler yaptı. Çeşitli ülkeleri gezdi, bu arada lisan öğretmenliği, rahip yardımcılığı, kitap satıcılığı yaptı. Babasına özenerek daha sonra ilahiyat dersleri almaya başladı. Madenlerde papazlıkta yapan Van Gogh işçiler ve köylüler tarafından çok sevildi. Öyle ki işçiler ve köylüler Van Gogh’a çağdaş bir İsa gözüyle baktılar. Çektiği o kadar zorluktan sonra durumunun kötüleşmesi sonucu kardeşi Theo, Van Gogh’u Brüksel’e götürdü.

Brüksel’de ressam Ridden Van Rapport ile tanıştı ve resim, anatomi, perspektif gibi alanlarda dersler aldı. Daha sonra ailesinin yaşadığı Etten Şehri’ne yerleşti. Kate adında dul kuzenine aşık olan Van Gogh evlenme teklif etti. Ancak evlilik teklifi yine reddedildi. 1883 yılına kadar La Haye’de kalan Van Gogh akrabaları ünlü ressam Mauve’dan resim dersleri aldı. İlk yağlı boya resimlerini 1881-1883 yılları arasında yaptı.

Çalkantılı aşk hayatı bir süre daha devam eden Van Gogh babasının vefat etmesiyle kardeşi Theo’nun etkisiyle 1886’da Paris’e yerleşti. Resim yapmasına parasal olarak destek veren kardeşi sayesinde Ressam Cormon’un atölyesine ders almaya devam etti. Zamanın önemli birçok ressamı ile tanışma fırsatı bulan Van Gogh Paris’te kaldığı bir yıl içinde 200’den fazla resim yaptı. 1888 yılında Güney Fransa’ya yerleşti. Büyüleyici deniz manzarasından çok etkilendi.

Genel söylencelere göre resmi o kadar seviyordu ki, boyayı tüpten doğruca tuval üzerine sıkıyor, parmaklarıyla eziyordu. Hatta bazen boya yiyor ve yemeklere renk versin diye boya katıyordu.

1890 yılında arkadaşı Gauguin’e kızarak gırtlağını kesmeye çalıştı. Ancak Gauguin güçlü kuvvetli biri olması sayesinde Van Gogh’un elinden kurtuldu. Hırsını alamayan Van Gogh kendi kulağını kesti, rivayet odur ki kestiği kulağını daha sonra şehrin genel evlerinden tanıdığı bir kıza verdi. Durumunun iyice kötüleşmesiyle kardeşi Theo Paris’ten gelerek Van Gogh’u Arles Hastanesi’ne yatırdı, hayaller görmeye devam eden Van Gogh daha sonra Saint-Remy Akıl Hastanesi’ne kendi isteğiyle yattı. Bu dönemi çok verimli geçen Van Gogh 200 kadar tablo yaptı.

Hakkındaki ilk yazı “Mercure de France” dergisinde 1890 yılında yazıldı. “Kırmızı Üzüm Bağı” da hayatta iken satılan ilk ve son tablosudur.

27 Temmuz 1890 yılında Auvers’te tarlalarda resim yaparken tabancasıyla kendini karnından vurdu. Hastaneye kaldırılan Van Gogh iki gün sonra kardeşi Theo’ya “sefalet asla bitmeyecek” dedikten sonra vefat etti.  Bazı çevreler Van Gogh’un kötü ruh hali sonucu kaza kurşununa kurban gittiğini söylerler.

37 yaşında ölen Van Gogh çağdaş resim anlayışının öncüsüdür, böylece önceki kuşakların resim geleneklerine en etkili darbeyi indirmiştir. Van Gogh’un şu sözleri resim anlayışını gözler önüne sermektedir. “Ben, gözlerimin önünde olanı olduğu gibi vermekten çok, boyayı kendime göre bir amaçla, anlatmak istediğimi daha iyi bir kuvvetle dile getirmek için kullanıyorum.”

1171 Kez Görüntülendi.
Yorumunuz
Konu hakkındaki görüşleriniz nelerdir?

© 2012 selosepet Tüm Hakları Saklıdır ~ İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Başlığım