Hoşgeldiniz  

Bukalemun ve Özellikleri

admin | 17 Mart 2018 | Genel, Hayvanlar Alemi

Omurgalı hayvanlardan sürüngenler sınıfının pullusürüngenler takımının dilfırlatanlar alttakımının bir familyasıdır. Latince adı Chamaeleontidae’dir. Dallarda yaşayan Eskidünya kertenkelelerindendir. 2 cins ve 90 türü vardır. 70 türü olan olan Chamaeleo cinsi en yaygın örnekleri içerir. Geri kalan türler ise Brookesia cinsine aittir. Çoğu bukalemun türleri Afrika’nın tropikal kesimlerinde ve Madagaskar’da yaşarlar. Güneye doğru inildikçe türlerinin azalmasına rağmen, bukalemunlar Güney Afrika’da Kap bölgesinde bulunurlar. Bukalemun yani Chamaeleon Chamaeleon familyanın kuzeyde yaşayan temsilcisi olup, Kuzey Afrika, Güney İspanya, Portekiz, Malta, Arabistan yarımdasının kuzeyi, Hindistan ve Seylan’da bulunur. Çoğu bukalemunlar 15-30 cm uzunluğunda orta büyüklükte kertenkelelerdir; fakat örneğin Madagaskar ve Afrika’da uzunlukları 80 cm’yi bulan Chamaeleo cinsinden büyük türler de vardır.

Bukalemungillerin dilleri birçok kartenkelelerde olduğu gibi yarık değildir. En büyük özelliği dilinin ağzından büyük bir hızla dışarı çıkabilmesi ve bukalemunun vücut uzunluğunu da aşan bir mesafeye ulaşabilmesidir. Dilin ucu avı yakalayarak ağza götürür. Dilin bu özelliği avlanma alanını büyük ölçüde genişletir. Avın büyüklüğü bukalemunun büyüklüğüne bağlıdır. Küçük ve orta boy bukalemunlar genellikle böcekleri avlarlar; büyük bukalemunlar ise kertenkeleleri, küçük memelileri ve kuşları avlarlar.

Dil kemiği bütün bukalemunlarda iyi gelişmiş olup avlanma işleminde önemli bir rol oynar. Dinlenme sırasında kaslı dil, dil kemiği etrafında kıvrılmış olarak duru. Dil dışarı fırlamadan önce arka ucundaki daire şeklindeki kaslar şiddetle kasılır ve dili dil kemiğinin sivri kısmından aşağı itmeye çalışırlar. Fakat bu, ancak kasların uzunlamasına gevşeyerek böylece daire şeklindeki kasları dengelemeye son vermeleri üzerine mümkün olur. Gevşeme çok ani olduğu için meydana gelen basınç sonucunda dil ağızdan dışarı fırlar. Üzeri yapışkan bir maddeyle kaplı olan dil, avnını yakaladıktan sonra uzunlamasına kasların kasılmaları sonucu geri çekilir.

Bukalemunun rengini değiştirme yeteneği çok ilginçtir. Genel olarak gri olan derisinin rengi bulunduğu yere göre değişir, hayvan bulunduğu çevreye uygun bir renge bürünür. Renk değişmesinin nedeni, deri altında siyah, sarı ve beyaz renk gözelerinin bulunmasıdır. Bu küçük gözelerin yüzeye yakın olanlarının çoğu sarı renktedir. Aradakiler siyah, en alttakiler ise beyazımsıdır. Beyaz gözeler sarıysa sadece genişlemiş, sarı gözeler görünüyor demektir. Siyah gözeler genişlemediği zaman bukalemun yeşil görünür. Çünkü dipteki beyaz gözeler mavi bir ışık yansıtırlar. Mavi ışık sarı gözelerden geçerken yeşil olur. Siyah gözeler genişlediğinde sadece üst tabaka görülür ve bukalemunun rengi sarı olur. Siyah gözeler genişlemeye devam ederse, sarı gözelerin etrafını kuşatarak bunları görünmez kılarlar, sadece siyah gözeler görülür. Bu durumda hayvan koyu gri ya da siyahımsı bir renge bürünür. Çok yavaş hareket eden bir hayvan olan bukalemun bu özelliğiyle düşmanlarından kendisini korur. Erkek ve bazen de dişi bukalemunlar, yaşadıkları bölgeyi büyük bir hırsla korurlar. Boynular ve başlarındaki ibikler iyi silah görevi görürler.

Birbiriyle karşılaşan iki rakip parlak renklerini ve vücutlarının şişkin kısmını göstererek birbirlerini etkilemeye çalışırlar. Bazen mukoza dokusundaki karşıt renkleri göstermek için ağız açılır. Kavgada yenik düşen erkek, dişi ya da yavru bukalemun, rengini bürünür ve yavaşça geri çekilir. Galip taraf ise yenilenin gitmesine izin verir çünkü yenilerek renk değiştiren rakip artık doşman değildir. Bukalemunlar hayvanat bahçelerinin gözde hayvanlarıdır. Fakat bu koşullara zor dayanırlar. Yeteri kadar beslenmelerine rağmen çoğu zaman birkaç ay sonra ölürler. Çoğu bukalemunlar yumurtalarını dişinin daha evvel kazdığı bir delik içinde biriktirirler. Ağaçta gezenler için toprakta delik açmak ve orada yumurtlamak tehlikeli bir iştir. Güney Afrika’nın subtropikal bölgeleriyle yüksek kısımlarındaki bazı türler, yavrularını doğurmak suretiyle dünyaya getirirler. Tamamiyle gelişmiş olan yavrular yumurta zarı içinde doğarlar; doğumdan hemen sonra yumurta zarından kurtulur kurtulmaz yalnız başlarına yaşamaya başlayan yavrular, ana ve babalarının yardımına hiç ihtiyaç duymadan hemen usta bir avcı olurlar.

Kaynak: Hayvanlar Ansiklopedisi,

9 Kez Görüntülendi.
Etiketler:
Yorumunuz
Konu hakkındaki görüşleriniz nelerdir?

© 2012 selosepet Tüm Hakları Saklıdır ~ İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Başlığım