25 Şubat 2018

Böceklerin Beslenmesi!!!

Böceklerin Beslenmesi!!!

Böceklerin çoğu bitkilerle beslenirler. Bir kısmı canlı hayvanları ya da ölü bitki ve hayvan artıklarını besin olarak seçerler. Hamamböcekleri gibi bazılarının ölü ya da canlı bitki ya da hayvanları kapsayan çok geniş bir besin malzemesi olmakla beraber, böceklerin çoğunun besini birbirine çok benzeyen maddeleri kapsar. Beyaz lahanakelebeği yani Pieris Rapaer’nin kurtçukları sadece lahanalarla beslenirler. Bazı çömlekçi eşekarıları yavrularına besin olarak sadece tırtıl verirler.

Katı besinleri yiyen hamamböcekleri, çekirge ve kınkanatlıların besin kırıntılarını ısırabilmek için büyük ve kuvvetli iki çift çeneleri ve kırıntıları parçalayıp ağza yollamak için kullandıkları daha küçük maksilaları vardır. Çeneleri, insandakiler gibi olmayıp ağzın dışında yer almışlardır; önden ve arkadan üstdudak yani labrum ve altdudak yani labyumlarla sınırlandırılmışlardır. Dudaklarda tat almaya yarayan birçok duyu organı vardır. Ayrıca, yine besinlerin tadına bakmaya ve evirip çevirmeye yarayan palmus adı verilen maksil ve altdudak eklerini de saymak gerekir. Bunlar, hamamböcekleri, çekirgeler ve kınkanatlılara özgü ağız parçalarıdır.

Sıvılarla beslenen böceklerin ağız parçaları da aynı olmakla birlikte, sıvı besinin emilebilmesi için saman çöpünü andıran bir tüp biçimine dönüşmüşlerdir. Tahtaturularının iki tüp oluşturacak şekilde kaynaşmışlardır. Bu tüplerden birisi tükürüğü besinin içine akıtmaya, diğeri ise emmeye yarar. Kelebeklerle pervanelerin beslenme tüpü de maksilden oluşmuştur, fakat şekli tahtakurularınkinden tamamen farklıdır. Sivrisinekler ise uzun ve sivri mandibula ve maksilleri aracılığıyla önce dokuyu zedelerler, sonra hipoferenks adı verilen bir organları aracılığıyla ortaya tükürük akıtırlar ve daha sonra üstdudak ile hipofarenks arasında boşluk yoluyla kanı emerler.

Sıvılarla beslenen bu böcekler, çok fazla su alma ve vücut sıvalarının gereğinde fazla sulandırılmasını önleme sorunuyla karşı karşıyadırlar. Bu duruma karşı çeçesineklerinin bulduğu çare, suyu vücuttan hızla atmaktır. Omurgalıların kanını emerek beslenen bu sinek, birkaç dakika içinde çok fazla kan emer, fakat aynı zamanda anustan sıvı damlaları çıkartır. Az çok sürekli bir şekilde bitkilerin suyunu emerek beslenen tahtakurusu cinslerinde, suyu mümkün olduğu kadar çabuk atmaya yarayan özel oluşumlar bulunmaktadır. Nektar ile beslenen kelebekler aldıkları nektarı bağırsağın bir yanında bulunan su geçmez bir kesenin içinde saklar ve azar azar soğuturlar.

Bağırsak, ağızdan sonra karın bölütündeki anusa kadar kesintisiz olarak uzanan bir borudur. Başlıca üç bölümü vardır. Ön bağırsak, orta bağırsak ve arka bağırsaktır. Bunların birincisi ile sonuncusu, gövdeyi kaplayan kütikülün devamı ile içten döşenmişlerdir. Ön bağırsak oldukça karmaşık yapılıdır, besinin orta bağırsağa geçmesine, depolanmasına ve katı besin yiyenlerde, besinin sindirim yapacak bölgeye gelmeden önce parçalanmasına yardım eder. Bunları yapabilmek için de bir kas pampası, bir düz boru sistemi, ince çeperli ve genişlemeye elverişli bir kursak ve içi kütikülden yapılı sağlam dişlerle döşeli olup besini öğütmeye yarayan kaslı bir yapı bulunur.

Besin orta bağırsağa gelince, burada oluşan enzimlerin etkisiyle karşılaşır ve sindirilen besinler buradan kana geçer. Orta bağırsağın içini döşeyen bir kütikül yoktur; onun yerine genellikle peritrofik zar adı verilen ince bir zar bulunmaktadır. Bu zar duyarlı hücrelerin besinle zedelenmesini önler.

Besinin artakalan Besinin artakalan kısmı son olarak arka bağırsağa geçer. Arka bağırsak iki bölümdür; İleum ile rektum. Rektumda sadece sindirilmemiş besinler değil, idrarda bulunur. Böceklerde diğer hayvanlar gibi çeşitli besinlere gereksinirler. Enerji üretmek için karbonhidratlarla yağlar, büyümek ve üremek için proteinlere, enzimler için vitaminlere ihtiyaçları vardır. Böceklerin bazıları, almış oldukları besinlerden kendileri için gerekli diğer maddeleri sentez edebildikleri için çok az besinle yaşabilirler. Bunu beceremeyen birçok böcekler ise bu işi yapabilen bakteri benzeri canlıları vücutlarında barındırırlar.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ
Copy Protected by Chetan's WP-Copyprotect.