Hoşgeldiniz  

Arı Nedir? Özellikleri Nelerdir?

admin | 24 Aralık 2016 | Genel, Hayvanlar Alemi

Arı; Zarkanatlılar takımına giren türlerden olup, bu takımın öteki üyelerinden, yavrularını balözü ve çiçektozu ile besleme özellikleriyle ayrılırlar. Gövdeleri, içine çiçektozlarının dolabileceği çatallı, tüy gibi kıllarla kaplıdır. Tür sayısı 19.000 kadar olan arıların genellikle yalnız yaşarlar. Yabanarıları, balarıları gibi kimi arılar ise topluluklar kurarlar. Yalnız yaşayan arılar arasında iş bölümü olmadığı gibi işçiler de yoktur. kimi türler ise bazen yalnız bazen de toplu yaşarlar.

Tek başına yaşayan arılara, uygun çiçekli bitkiler ve yerleşmeye elverişli bölgelerin bulunduğu her yerde rastlanır. Bu arılar genellikle ılık, kurak, yarı çöl iklimini tercih etmekle birlikte, kutup bölgelerinde bile yaşayabilirler. Çeşitli arı türlerinin yerleşme alanları arasında büyük farklar vardır. Ancak türlerine göre killi ya da kumlu, gevşek ya da sıkı, çıplak ya da çok bitkiyle örtülü toprak tercih ederler. yuva için en elverişli toprak iyi su çekmiş topraktır. Arıların kazdığı tünelin uzunluğu ve biçimi topraktaki nem oranına ve türlere göre değişir. İçinde yavruların bulunduğu hücreler ana tünelde yan yana bulunabileceği gibi bu tünele açılan daha kısa tünellerin dibinde de bulunabilir. Hücreler ince bir tabaka halinde su geçirmez bir maddeyle sıvanmıştır. Tünellerin ağızları, toprak ya da otlarla gizlenmiştir.

Yuvaralarını toprağın üzerinde yapan yalnız yaşayan kimi arılar, böğürtlen, dikenli çalı gibi bitkilerin saplarında yuva yaparlar, bazıları da kuru dolların üzerine yerleşip içini oyarlar. Hücreleri kurmak ve sıvamak için çamur, yaprak parçaları ya da taç yaprakları kullanılar. Kurtçuk halindeki yavruların beslenmesi için yuvanın, balözü ve çiçektozu verebilecek uygun bitkilere yakın olması gerekir. Her hücre balözü ve ıslatılmış çiçektozu ile doldurulur. Çiçektozu kümesi yeteri kadar büyük olunca, dişi bunun üzerine bir yumurta bırakır ve hücreye girişi kapatır. bundan sonra bir başka hücrenin hazırlığına girişir. Yumurta açılınca, kurtçuk, kendisini bütün gelişimini sağlamaya yeterli bir çiçektozu yatağı üzerinde bulur. Yumurtayı bırakan dişinin büyümekte olan yavruyla bir ilişkisi olmaz. Kurtçuk döneminde gelişme, nem değişikliklerine bağlıdır. Çiçektozu toprağı çok kurarsa, üzerinde beslenmekte olan kurtçuk ölebilir. Kurtçuk birkaç hafta içinde pupa öncesi evresine ulaşır. Bu evrede sıcaklık farklılaşmalarına ya da çevredeki başka fiziksel değişmelere daha dayanıklı olur. Arıların Çoğu, kışı ya da elverişsiz dönemleri pupa öncesi evresinde geçirirler. Bu dönem genellikle dokuz, on ay sürer. Ancak Andrena cinsinde pupa öncesi evresi sadece birkaç haftadır. Bu cinsin erginleri kışı hücrelerinde geçirirler. Halictus cinsinin türleri ise hücrelerinden yaz sonunda çıkarlar, sonbahar ve kış mevsimlerini toprağın içinde kış uykusunda geçirirler.

Yalnız yaşayan arıların erkekleri, dişilerden daha önce ortaya çıkarlar. Tünellerde ya da ağaç köklerinde sıra sıra hücrelerde yetişen arılar çıkış kapısına yakın olan hücreleri erkeklere bırakırlar. Erkeklerin erkenden ortaya çıkışı, dişilerin harekete geçer geçmez döllenmeleri bakımından yararlıdır. Gerçekten de bazı türlerin erkek arıları çiftleşme için yuvanın ağzında beklerler; çiftleşme genellikle, dişilerin çiçek tozu topladığı çiçeklerin yakınlarında olur, bir iki saniye kadar sürer.

Çiftleşmeden hemen sonra dişi, yuva kuracak yer aramaya başlar. Genellikle kendi yuvasının yakınlarında bir yer seçer. Bu davranış arıların aynı merkez etrafında toplanmalarına yol açar. Bazı türler sadece bir tek çiçek türünden ya da birbirleriyle ilişkili bir grup çiçekten besin toplarlar. Bu arıların ortaya çıkışı bitkinin çiçek açtığı zamana, günlük uçuşları ise bitkinin o gün çiçek tozlarını çıkardığı zamana rastlar.

Yaban arıları yani Bombuslar, iğnesiz arılar yani Melipona ve Trigona, bal arıları yani Apis cinsi toplu olarak yaşayan arılardır. Ilıman iklimlerde yaşayan yaban arılarının sayıları kutup bölgelerinde yalnız yaşayan arılara oranla daha çoktor. İğnesiz arılar ise tropikal bölgelerde yaşarlar. Bal arılarının üç ayrı türü vardır. En yaygın olanı Apis Mellifera’dır. Yuvasının sıcaklığını ve nem derecesini ayarlayabilen, elverişsiz mevsimlerde depo edilmiş yiyecekle beslenen bu arı dünyanın çok geniş bir kesiminde yaşar. her bal arısı topluluğu üç sınıftan oluşur. Bunlar doğurgan bir dişi kraliçe yani bey arı, çalışmakla görevli çok sayıda kısır dişiler yani işçi arılar ve erkek arılardan oluşur. Her toplulukta genellikle bir kraliçeye karşı 60.000 işçi arı vardır. Uzunlamasına mum peteklerinden oluşan yuvaları bir ağaç kovuğunda, bir mağarada ya da bir kaya dibinde yer alır. Her mum peteğinin iki yanındaki altıgen hücrelerde yavrular yetiştirilir, bal ve çiçektozu biriktirilir.

Yalnız yaşayan arılar ve yabanarıları gibi işçi balarıları da balözü ve çiçektozu toplarlar, bunlardan başka arada sırada arı reçinesi ve su da taşırlar. Reçine çeşitli dallardan çıkan yapıkan bir maddedir; arılar bunu yuvalarını sıvamak, içindeki delikleri tıkamak ve giriş yerini daraltmak için kullanılırlar. Su, yuvayı serinletmek ve balı sulandırmak için kullanılır. Suyu mum hücrelerinin üzerine yayarlar ya da dillerinin üzerinde çevirerek buharlaştırırlar.

Yumurtlama, bir topluluğun toplayacağı çiçektozu miktarına bağlıdır. Yumurtalar kraliçe tarafından yumurtlanır. Yabanarısı kraliçesinin tersine, balarısı kraliçesi işçi arıların işlerini yapmaz. Bir kraliçe günde ortalama 1.500 yumurta bırakır. İlkbahar sonlarında ve yaz başlarında yumurta sayısı en yüksek noktasına ulaşır. yumurtlamak için geniş oranda protein alması gereken kraliçeyi, işçi arılar salgılarla beslerler. Kraliçe iki çeşit yumurta bırakır. Bunların birinden işçiler ya da kraliçeler, ötekisinden erkek arılar çıkar. İşçi ve erek arı veren yumurtalardan hücrelere birer tane bırakılır; ancak erkek arı veren yumurtalar işçilerinkinden biraz daha büyük olan hücrelere bırakılır. İşçi arılar yumurtalar, bırakıldıktan üç gün sonra çatlarlar ve kurtçuklar çıkarlar; kurtçuklar 5 gün süren pupa evresinden sonra, yumuşak tüylü ergin arılar ortaya çıkar. Böylece yumurtadan erginliğe kadar 21 gün geçmiş olur. Erkek arının kurtçuk ve pupa evresi biraz daha uzun sürer ve 24 gün de tamamlanır.

Erkek arılar iri, şişman ve geniş karınlıdır. Önceleri işçiler tarafından beslenirler. Bir haftalık olunca kendi başlarına topluluğun al stoğundan beslenmeye başlarlar. İlkbahar sonunda ortaya çıkarlar. Tek görevleri bir kraliçeyi döllemektir; kuvvetli kanatları ve iri gözleri vardır. Ilık ikindi saatlerinde, 9-15 metre yükseklikteki bir yerde toplanır nöbet tutar ve kraliçeleri buraya çeker ve çiftleşirler.

Yeni kraliçeler, petekten aşağı doğru sarkan özel hücrelerde büyütülürler. Kurtçuk evresinde özel olarak beslenen kraliçelerin gelişme süreleri 16 gündür. Ölen, görevini yerine getiremeyen ya da bir başka topluluk kurmak için yuvadan ayrılacak olan kraleçinin yerine geçmek üzere yetiştirilirler.

Bir arı topluluğunu meydana getiren binlerce arıdan her birinin yaptığı iş, gereksinmelere dayanan bir iş birliği sonunda saptanır. Balarısı insanlara en büyük hizmeti balözü ve çiçektozu topladığı sırada çiçeklerin tozlaşmasına yardım etmekle yapar. Gerçekten de birçok bitkilerin meyve ya da tohum vermesi tozlaşma yoluyla olur. Bu nedenle kimi uzmanlar arıların bu konudaki yardımını, bal üretiminden daha önemli bir katkı olarak değerlendirirler.

Kaynak: Hayvanlar Ansiklopedisi,

402 Kez Görüntülendi.
Etiketler:
Yorumunuz
Konu hakkındaki görüşleriniz nelerdir?

© 2012 selosepet Tüm Hakları Saklıdır ~ İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Başlığım