Hoşgeldiniz  

Alemdar Mustafa Paşa Kimdir?

admin | 24 Temmuz 2017 | Genel, Tarih

1750-1808 tarihleri arasında yaşamıştır. İKİNCİ Mahmut devri Sadrâzamlarındandır. 1750 yılında Rusçuk’ta doğdu. Bâzı tarihçilere göre ise 1765 yılında Hotin’de dünyaya gelmiştir, Rusçuk Yeniçeri ağalarından Hasan Ağa’nın oğludur. Bay­raktar olarak katıldığı savaşlarda gösterdiği yarar­lıktan ötürü«Alemdar» lakabını aldı. Hazergrad ve Rusçuk âyanlıklarında bulunduktan sonra Kapıcıbaşı ve Mirahor rütbelerini aldı. 1806 yılında Vezir, iki yıl sonra Sadrazam oldu. 1808’de intihar etti.

TOPKAPI SARAYı’ndaki Arz Odasının kapısı büyük bir gürültü ile kırılıp açılmış ve içeri giren­ler fecî bir manzara ile karşılaşmışlardı. Bâbüssaade hizasındaki büyük kapının önünde bir şilte üzerin­de, Üçüncü Selim’in kanlar içindeki naaşı yatmak­ta idî. Sağ şakağının derisi, kafasına indirilen bir pala darbesiyle, sakall ile beraber çenesine kadar inmişti. Ayrıca vücudu da kanlar içinde idi.

«Vah efendim benim… Seni tahtına tekrar çıkarmak için bunca yoldan geleyim de, gözlerim seni bu halde mi görsün?..» diye boğuk bir ses yük­seldi. Ve elindeki kılıcı bir yana atan iri yapılı ve tok sesli bir adam kanlar içindeki naaşın üzerine kapanıp hıçkırarak ağlamağa başladı. Bir yandan da «Bütün Enderun halkını kılıçtan geçirip intikamını atmazsam bana Alemdar Mustafa Paşa demesin­ler.» diye haykırıyordu hıçkıra hıçkıra.

 

Bir yeniçeri ağasının oğlu olmasına ve bu oca­ğın içinden yetişmesine rağmen Yeniçeri Ocağının uğradığı soysuzlaşma karşısında onların aleyhine dönmüş ve Üçüncü Selim’in orduda yapmak istedi­ği büyük Islahatta kendisine en büyük bir yardımcı olmuştu. Yeniçerilerin «Nizam-ı Cedîd»e karşı ayak­lanmaları sonucu Üçüncü Selim’in tahtından indirilmesiyle «Nizam-ı Cedîd» taraftarlarının bir kısmı is­yanın elebaşısı Kabakçı Mustafa’nın elinden canla­rını kurtarıp Rusçuk’a kaçmışlardı. Orada Üçüncü Selim’e ve «Nizam-ı Cedid»e inanmış Tuna Yalısı Serdar’ı Alemdar Mustafa Paşa’ya sığınmışlar ve «Rus­çuk yaranı» adıyla anılan bir grup teşkil etmişlerdir.

Başlarında Alemdar Mustafa Paşa’nın bulundu­ğu «Rusçuk yaranı», 15 bin kişilik bir orduyla Rus­çuk’tan İstanbul’a yürümüştü. Maksatları Üçüncü Selim’i tekrar tahta çıkarmak ve Nizam-ı Cedîd’i ye­niden kurmaktı,

Temmuz 1807 günü İstanbul’a gelen Alem­dar Mustafa Paşa önce Kabakçı Mustafa’nın evini bastırıp kellesini vurdurmuş, sonra da zorbalar ara­sında kanlı bir temizleme harekâtına girişmişti. Bu arada Bâbıâli’yi basıp Sadrâzam Çelebi Musrafa Paşa’nın elinden Mühr-ü Hümayûn’u almış, onunla birlikte yobaz Şeyhülislâm Ataullah Efendiyi de azletmişti. Alemdar’ın Topkapı Sarayına doğru yürü­mekte olduğunu haber alan Padişah IV. Mustafa büyük bir paniğe kapılmış ve tahtını koruyabilmek ve tek Osmanoğlu kalmak amacıyla amcası sâbık Padişah Üçüncü Selim ile kardeşi İkinci Mahmut’un öldürülmelerini emretmişti. Üçüncü Selim, Alemdar Mustafa Paşa saraya varana kadar öldürüldü, İkinci Mahmut ise birkaç yakınının himmetiyle canını güç­lükle kurtarabildi.

Dördüncü Mustafa’yı tahttan indirip İkinci Mah­mut’u tahta çıkartan Alemdar Mustafa Paşa. 22 ya­şındaki genç padişah tarafından Sadrazamlığa getirildi.

Üçüncü Selim’in katliyle uzaktan yakından ilgi­si görülen binlerce kişinin kellesini vurdurtan Alem­dar bu arada «Nizâm-ı Cedîd»in devamı olan «Sekbân-ı Cedîd» adlı yeni bir ordunun hazırlığına girişti.

Çok cesur ve mert olduğu kadar iyi kalpli bir insan da olan Alemdar Mustafa Paşa, Yeniçeri Oca­ğından yetiştiği cihetle doğru dürüst bir tahsil gör­memişti. Cahil bir insan sayılırdı. Bu yüzdendir ki zamanın siyasî cereyanlarını, entrikalarını kavraya­bilecek ve muhtelif menfaatleri telif edebilecek bir zekâ, bilgi ve olgunluğa sahip değildi.

Nitekim Dördüncü Mustafa da yeniçerileri giz­liden gizliye teşvik ve tahrik etmekten geri kalmı­yordu. Nihayet 1808 yılı Ramazanının Kadir Gece­sine rastlayan 14 Kasım gecesi yeniçeriler Alemdar Mustafa Paşa’nın konağını bastılar. «Sekbân-ı Cedîd», Topkapı Sarayını ve Sultan Mahmut’u korumak­ta olduğundan Alemdar Mustafa Paşa bir avuç ada­mıyla birlikte dayanmak zorunda kaldı. Saatler geçtiği halde dışarıdan yardımın gelmekte geciktiğini gören Paşa selâmeti mahzene çekilmekte buldu. Başkadını ile Hadımağası kendisini bırakmamışlardı.

Durum çok vahimdi ve Alemdar Mustafa Paşa’yı bir an önce ortadan kaldırmak isteyen Yeniçeriler, «Sekbân-ı Cedîd»in Topkapı Sarayından hareket et­tiğini öğrenince işi bitirmek için damı delmeye kalkıştılar. Tepesindeki kubbeden kazma seslerinin geldiğini farkeden Alemdar, tabancasındaki son kur­şunu mahzendeki barut fıçısına ateşledi. Korkunç bir patlama oldu. Dam, üzerindeki 500 kadar yeniçeri ile birlikte havaya uçtu. Alemdar’ın hikâyesi de böy­le fecî bir şekilde son bulmuş oldu. Şimdi, İstanbul’da Sultanahmet’in yanındaki semt, onun adını taşır.

Kaynak: 100 Ünlü Türk, Wikipedia, Uludağ sözlük,

108 Kez Görüntülendi.
Etiketler:
Yorumunuz
Konu hakkındaki görüşleriniz nelerdir?

© 2012 selosepet Tüm Hakları Saklıdır ~ İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Başlığım