Hoşgeldiniz  

4. Bölüm: Balıkların Genel Özellikleri!!!

admin | 26 Mart 2017 | Biyoloji, Genel, Hayvanlar Alemi

Balıkların iç yapısına bakıldığında; beslenme, kan dolaşımı, üreme ve boşaltım organları: ağız, solungaçlar, kalp, sindirim kanalı, küçük bir boru aracılığı ile yutakla birleşen yüzme kesesi, karaciğer, öd kesesi, yumurtalık, böbrek, kalcal damarlardan oluşur. Vücudun ortasındaki kesitlere baktığımızda: sırt yüzgeci, omur, kaslar, göğüs yüzgecinden oluşur. Kuyruk bölümüne bakıldığında; kuyruk yüzgecinden oluşmaktadır.

Balıkların en garip yaşayış biçimlerinden birini, derin denizlerde yaşayan boynuzlu bir balık türü gösterir. Bu balığın erişkin erkekleri dişisinin asalağı olarak yaşar. Tükelağızlılar, biçim, fizyolojik özellikler ve davranış bakımlarından büyük bir esnekliğe sahip oldukları için, atalarının barınamadıkları yerlere kadar yayılabilmişlerdir. Bu grubun günümüzdeki kalabalıklığı ve çeşitliliği evrim geçirmedeki büyük başarısının sonucudur.

Balık fosilleri: taş ya da kayaların arasında rastlanan taşlaşmış balıklar. Hem yaşayan hem de soyu tükenmiş balıksı omurgalıların sınıflandırılmasında kulanılan en önemli anahtardır. Ayrıca fosillerin tam bir değerlendirilmesi yapıldığında bu balıkların hangi evrim aşamalarından geçtikleri anlaşılabilir.

Balıksı omurgalıların dört sınıfı ve önemli örnekleri şunladır;

Agnathalar: bu sınıfı günümüzde taşemengiller ile çenesiz balıklar temsil etmektedir. Gerçek çeneden yoksun olan ve solungaçları keseler içinde bulunan bu sınıfın en eski örnekleri ordovisiyen tabakada bulunmuş olan pteraspidler idi. Bunlardan devon devrinde yaşamış olan Pterapsis iyi incelenmiştir. Bunlar yassı, baş ve gövdeleri zırhlı balıklardır. Görünümleri, derinliklerde tembel bir yaşantı sürdürmüş dibi kazarak besin aramış olduklarını göstermektedir.

Plakodermler: yukarı silür ile aşağı karbon devirleri arasında yayılmış oldukça çeşitli balıkların kapsayan bir sınıftır. Çoğu denizlerde yaşamış olan Plakodermlerin baş ve göğüsleri genellikle kemiksi levlaharla kaplıydı. Bu levhalar arasında eklemlerin bulunuşu hareket etmeyi kolaylaştırırdı. Türlerin çoğunda gövdenin geri kalan bölümü çıplaktı. Bu duruma bakarak, grubun evrimi ilerledikçe zırhın kaybolduğu ileri sürülebilir. Plakodermlerin en iyi bilinen takımı Arthrodiradır. Bunlardan Coccosteusun gövdesi aerodinamik biçimdedir. Tatlı suda yaşayan Arctolepis türünün göğsünde ağır bir zırh bulunmaktaydı. Eklemsiz olan bu zırh yüzme hareketlerini kısıtlıyordu. Bu zırhlıların çoğu ufak balıklardı.

Kondrikitler: Günümüzde köpekbalıkları, tırpana ve folyabalıkları tarafından temsil edilmektedirler. Bir ara kemik iskeletli balıkların bunların gelişmesiyle ortaya çıktıkları ileri sürülmüştür. Fakat fosillerde yapılan gözlemler, kondrikitlerin kemiklibalıklardan sonra ortaya çıkmış olduklarını, kıkırdak iskeletin de büyük bir olasılıkla kemik iskeletin soysuzlaşmasıyla oluştuğunu göstermiştir. Kondrikitlere ait en eski kalıntılar yukarı silür ve aşağı devon devri katmanlarında bulunan diken, diş ve pullardır. Devon devri katmanlarında en ilkel köpekalıklarına rastlanmaktadır. Geç devondan triyas devrine kadar yaşamış olan Xenacanthusda klasperler yani erkek yöpekbalığı ve tırpanada pelvis yüzgeçlerinin değişikliğe uğraması sonucu oluşmuş, iç döllenmeyi gerçekleştirmeye yarayan organ vardır. Bu iç döllenmenin başladığını göstermektedir. Erken devirlerde ortaya çıkmış olan bu köpekbalıklarından kafatası, çene kemikleri, yüzgeç iskeleti ve dişler gibi birçok ilkel oluşumlar artakalmıştır. Bu grubun kladodont adı verilen organizasyon düzeyinde olduğu kabul edilir.

Osteichtyes: dört sınıfın en büyüğü olup 25000 kadar türü bulunmaktadır. Bu sınıftaki en eski balıkların silür devrinin akantodileri oldukları ileri sürülmüştür. Bazı araştırmacılara göre ise bunlar köpekbalıklarıyla ilişkilidir. Akontodi teriminin anlamı dikenli köpekbalığıdır. Gerçekten de bu balıklar, özellikle üst yüzgeç lobu ve alttakinden uzun olan kuyruklarıyla köpekbalıklarına benzemekteydiler. Akantdodiler günümüzdeki balıklara, plakodermlerden daha yakındırlar. Bunlar yüzgeçlerinin ön kenalraında iri bir diken bulunan küçük balıklardır. Çoğunda görülen ve göğüsle pelvis bölgeleri arasında yer almış bulunan bir dizi diken, zarsı kanatların iskeletini oluşturur. Bu düzen yüzgeçkıvrımı kuramını doğrulamaktadır. Bu kurama göre en eski balıklarda bir tek kesintisiz yüzgeçkıvrımı vardı ve akantodilerle birlikte bu kıvrım ayrı ayrı göğüs ve pelvis yüzgeçlerini oluşturmak üzere ikiye bölünmüştü. Fakat bu yüzgeçler henüz hareket etmemekle, suda süzülmeye yarayan bir çeşit uçak kanadı işlevi görmekteydiler.

Kaynak: Hayvanlar Ansiklopedisi,

478 Kez Görüntülendi.
Etiketler:
Yorumunuz
Konu hakkındaki görüşleriniz nelerdir?

4. Bölüm: Balıkların Genel Özellikleri!!! için 1 yorum

  1. […] Dakika tickercontents[0] = '4. Bölüm: Balıkların Genel Özellikleri!!!' tickercontents[1] = '3. Bölüm: Balıkların Genel Özellikleri!!!' tickercontents[2] = '2. […]

© 2012 selosepet Tüm Hakları Saklıdır ~ İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Başlığım