28 Şubat 2019

19 Yüzyıl Mucitleri!

19 Yüzyıl Mucitleri!

On dokuzuncu yüzyılın sonunda bilimde iki bilim adamı hakimdi: Charles Darwin ve Louis Pasteur. Biri dünyada hayatın nasıl evrimleştiğini açıklarken, diğeri hastalıkların kontrol edilebilmesini sağlayan keşiflerle insanlığın geleceğini değiştirdi. Diğer bilim adamları modern canlıların daha öncekilerden evrimleşmesi olasılığı üzerinde dururken, Darwin evrim kuramını doğal ayıklanmayla açıklayarak detaylarıyla sergileyen ilk kişi oldu. Çalışmasına dünyanın dikkatini çeken kitabı Türlerin Kökeni (1859), Newton’un Principia’sından sonra en önemli bilimsel çalışmaydı. O zamanlar insan türünün evrimleşmesiyle ilgili ayrıntıları verecek fosil verileri bulunmadığı halde, l871’de Darwin, kuramlarını insan ırkına uyguladığı İnsan Soyunun Aslı’nı yayımladı. 1856’da Louis Pasteur, hafif ısıtmanın şarabın ekşimesini ve sütün bozulmasını önlediğini keşfetti ve bu işlem sırasında mikroorganizmalara ilgi duydu. 1860’ta bunların etin çürümesinde oynadıkları rolü gösterdi. En büyük katkısı ise 1862’de hastalığın mikrop kuramını yayımladığında gerçekleşti. Bu, modern tıbbın başlangıcıydı; çünkü artık hastalıkların önlenmesi ve tedavisi için özel ve etkili adımlar atılabilirdi.

Bu dönemde kimyaya yapılan en büyük katkı herhalde 1869’da artan atomik ağırlık sırasına göre düzenlenen elementler tablosunu yaratan Dmitriy İvanoviç Mendeleyev’in buluşuydu. Elektrik de on dokuzuncu yüzyılın sonundaki teknolojik yeniliklerde önemli bir rol aldı. Elektriği kitlelerin hizmetine sunanların arasında en önemlisi Thomas Alva Edison’du. l879’da pikabın geliştirilmesinden iki yıl sonra ve binlerce başarısız girişimin ardından, cam bir küre içindeki telden bir elektrik akımı geçirdi ve insanlığın karanlıktan çıkmasını sağladı. On yıl sonra ve George Eastman’ın Kodak kamerayı geliştirmesinin hemen ardından, Edison yakın aralarla çekilmiş fotoğrafları bir film şeridinin üzerine yerleştirdi. Geliştirilmiş film bir ışık kaynağının önünde hareket ettirildiğinde, hareket yanılsaması yaratıldı ve sinema doğdu.

Edison’un pikabı icat etmesinden bir yıl önce, Alexander Graham Bell, sadece telgraf sinyallerini değil konuşulan sözcükleri de aktarmak için bir yol bulmaya çalışıyordu.Bunu ses dalgalarını değişken elektrik akımına çeviren bir mekanizma yaratarak başardı. Sonra bu elektrik akımı diğer uçta tekrar sese çevriliyordu. Edison ise ağızlıktaki mikrofonun taşıyabileceği ses miktarını artırarak telefonun daha da iyileştirilmesine yardım etti. Jean Lenoir ve Nikolaus August’un daha önceki pek etkili olmayan motorlarından sonra, Carl Friedrich Benz 1885’te benzinle tutuşan içten yanmalı motorlu çalışan ilk arabayı yaptı. 1853’te George Cayley bir planör imal etmeye çalışırken, havadan ağır bir cismin havada tutulmasını sağlayan başarılı bir tasarım yarattığında aerodinamik bilimini kurdu. O günlerde hiçbir motor bu türden bir aracı işletemediği halde, çizdiği şekil sonunda insanlara kanatlan armağan etti.

Kaynak: Bilim ve Buluşlar Tarihi, Wikipedia,

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ
Copy Protected by Chetan's WP-Copyprotect.