12 Aralık 2017

1728 Yılında Işık Sapmasının Gelişimi!!!

1728 Yılında Işık Sapmasının Gelişimi!!!

Yaklaşık iki yüzyıl önce Kopernik’in kitabının çıkmasından beri paralaks (ıraklık açısı: bir gökcisminden, Yer’in yançapının [ Güneş Sistemindeki
gökcisimleri için] veya Yer yörüngesinin yarı büyük ekseninin [yıldızlar
için] normal şekilde görülebildiği açı, ç.n.) sorunu astronomları uğraştırmıştı. Eğer Dünya gerçekten Güneş’in çevresinde dönüyorsa, bunun daha uzak olan yıldızlada yakın yıldızlar arasında paralaksla ilgili bir yer değiştirme oluşturması gerekiyordu. Yani yakındaki bir yıldıza Güneş’in bir tarafından bakmak ve sonra 186.000.000 mil öteden öbür tarafından bakmak bir yer değişikliği yaratmak zorundaydı, fakat bu olmuyordu.

Kopernik’i ve Kepler’i kabul edenler, bunun nedeninin en yakın yıldızların bile çok uzakta bulunmasından ve bu nedenle paralakslarının ölçülemeyecek kadar küçük olmasından kaynaklandığını düşündüler. Yine de tekskoplar sürekli gelişiyordu ve astronomlar da denemeye devam ettiler.

Deneyenlerden biri İngiliz Astronom James Bradley (1693-1762) idi. 63 metre uzunluğunda bir teleskop kullanarak, Bradley yıl boyunca yıldızların küçük yer değiştirmelerini ölçmeye çalıştı ve gerçekten de böyle bir yer değişikliği saptadı. Fakat bulduğu paralaks olamazdı; çünkü yer değiştirme Dünya’nın yörüngesinde değişen konumundan beklenen
değişiklikle aynı değildi.

Bradley buna başka bir açıklama bulmaya çalıştı ve 1728’de aklına bir şey geldi: Yer değiştirme gerçekleşiyordu; çünkü teleskopun Dünya hareket ederken ışığı yakalaması için hafifçe yana eğilmesi gerekiyordu (buna ışığın sapmasına ayarlanma deniyordu). Tıpkı damlaların
dikey olarak düştüğü şiddetli bir yağmurda yürürken şemsiyenin yana yatırılması gibi. Burada teleskopun ne kadar yana yatırılacağı, Dünya’nın yörüngesindeki hızının ışığın hızına oranına bağlıdır.

Bradley paralaksı saptamasa bile, Dünya’nın yörüngesindeki hızı ve teleskopun ne kadar yana eğilmesi gerektiğini bildiğinden bu, ışığın hızını hesaplamak için yeni bir yol bulması anlamına geliyordu. Roemer’in  yarım yüzyıl önceki saptamasından sonra, ışığın hızının ilk belirlenişiydi bu ve daha doğru bir ölçümdü. Bradley’in bulduğu rakam saniyede 176.000 mildi; yani gerçek değerden sadece % 5 eksikti. Ayrıca ışığın sapması gerçeği, Dünya’nın hareket ettiğine dair en az yıldız paralaksı kadar güçlü bir kanıttı.

Kaynak: Bilim ve Buluşlar Tarihi,

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ
Copy Protected by Chetan's WP-Copyprotect.